kacgun
Radyasyon, en basit tamirle maddenin atomundaki orantısızlık sebebiyle etrafa yayılabilen radyoaktif dalgaların genel adıdır. Her maddenin kendi içerisinde bir atom çekirdeği vardır. Bu atom çekirdeklerinin de içerisinde nötronlar ve protonlar bulunur. Bazı durumlarda bu nötronlar, protonlara kıyasla atom içerisinde sayıca daha çok olurlar ve bu da var olan dengeyi bozarak maddedeki fazla nötronların alfa, beta ve gama ışınları olarak parçalanmasına neden olur. Bu tip ışınımlarla parçalanan maddelere de ”radyoaktif madde” adı verilir. Radyasyon, dünyanın var oluşunun ilk yıllarından beri yeryüzünde bulunmaktadır ama bu varlığın tehlikeli boyutlara getirilmesi 1800’lü yıllara dayanır. Tarih 1896’yı gösterdiğinde Fransız fizikçi Henri Becquerel yaptığı bir deney sırasında uranyum tuzundan bir takım ışınlar yayıldığını keşfetmiştir. 1898 yılında ise evli bilim insanları Pierre ve Marie Curie uranyumun kendisiyle deney yaparken yine aynı ışınları fark etmişlerdir. O günlerden itibaren her teknolojik gelişmenin ve sanayi sektöründeki gelişmenin ardından uranyum biraz daha hayatlarımıza girmiş ve radyasyonun etkileri git gide büyümeye bağlamıştır. Radyasyon; günlük hayatımızda sadece teknolojik aletlerden değil, farklı pek çok alandan gelerek de yer alabilmektedir. Örneğin; güneş ışınları bir radyasyon çeşididir, yemeğimizi pişirdiğimiz mikrodalgalar bir radyasyon çeşididir vb. Radyasyon insan gözüyle seçilemeyecek bir elektromanyetik dalga olduğundan günlük yaşam standardımızda bizlerde yarattığı etkiyi anlamak da mümkün değildir. Günlük çalıştığımız ortamda bilgisayar, televizyon, radyo telefon, anten vb. eşyaların bulunması bizim farkında olmadan ciddi anlamda radyasyon yüklenmemize sebebiyet vermektedir. Özellikle günümüz gençlerinin cep telefonlarını çok uzun saat aralıksız kullanmaları vücut sağlıkları için anormal bir durumdur. Göremediğimiz bir durum olduğundan çoğu kişi radyasyonun ciddi zararlı bir madde olduğunu da kavrayamaz ve önlem almadan uzun seneler boyunca radyoaktif maddelerle kontrolsüz etkileşim içerisinde bulunmaya devam eder. Ancak bunun sonucunda ilerleyen yaşlarda radyasyon etkisinin en son seviyesi olan kanser ortaya çıkabilir. Ve bu sebepten ortaya çıkan kanserlerle baş etmek neredeyse imkansız durumdadır. Bu yüzden en çabuk şekilde önlemimizi almak ve radyasyon yüklenmesine karşı tedbirli olmak gerekmektedir.

Radyasyonun türleri
1.İyonlaştırıcı radyasyon: İyonlaştırıcı radyasyonlar, bulundukları ortamda radyasyon seviyesini iyonları ayrıştırarak ortaya çıkartırlar. Bu radyasyon türü de kendi arasında üç farklı türe ayrılmaktadır;
a)Parçacıklı radyasyon : Beta ve alfa ışınlarından meydana gelen radyasyon türüdür. Kendilerine ait belirli kütleleri bulunur ve atomun çekirdeğinde nötronlar ve protonlar arasında oluşan radyoaktif ışımalardan meydana gelmektedirler.
b)Elektromanyetik radyasyon : Bunlar gama ışınlarından (Y ile X ışınları) meydana gelen radyasyon türüdür. Gama Y ışınlarının kendine ait bir elektrik yükleri olmaz. Gama X ışınları ise yüksek seviyeli elektron yapılarının atom çekirdeğine yaklaşması sırasında yavaşlayarak meydana getirdiği ışınlardır.
c)Serbest nöron : Bu nöronların direk etkisi ya da direk iyonlaştırıcı bir gücü yoktur. Her maddenin içerisine kolayca girebildikleri gibi Y ışınları gibi bu nöronlar da yüksüzdür. İçine girdikleri maddelerde beta, gama ve alfa gibi ışınımlar oluşturmakla yükümlüdürler.
2.İyonlaştırıcı olmayan radyasyon : Bunların geneline ”optik radyasyonlar” denir. Genelde de ultraviyole ışığı olarak var olurlar. En büyük ultraviyole kaynağı güneştir ve tam doğduğu anda inanılmaz derecede ultraviyole ışını yayar. Güneşten gelen ultraviyole ışınları çok alt tabakalara inmediğinden sadece göz yapımız ve derimiz bundan etkilenmektedir. Bunun dışında bu dalgalardan korunabilmek adına kıyafet seçimimizde beyaz renkli olanları tercih etmemiz lehimize olacaktır.
Radyasyonun insanlara zararları nelerdir?
Radyasyona maruz kalan bir insan bedeni çok büyük zararlar alabilir. Bu zararın etkileri çok çabuk kendini belli edebileceği gibi çok uzun süre sonra da ortaya çıkabilir. Radyasyona maruz kalındığında vücudumuzda ortaya çıkacak başlıca etkiler şunlardır;
En hafif göstergeleriyle yüksek ateş ve saç dökülmeleri görülmeye başlanır.
Radyasyon solunduğu takdirde gırtlağımızda tiroid kanserine sebep olmaktadır.
Aynı şekilde bu maddenin solunması göğüs kanserine ya da karaciğerde oluşacak kanserlere yol açabilir.
Radyasyona maruz kalan erkeklerde testis kanseri ya da prostat kanseri, kadınlarda ise yumurtalık kanseri görülmektedir.

Radyasyona maruz kalınan ilk 10 dakikalık zaman diliminden sonra bünye hemen tepki vermeye başlar ve kişi kusma krizleri geçirir. Bazen bu kusmalar kanlı kusmalara da dönüşür.
Gözlerin bu maddeden etkilenmesiyle gözlerde kısa bir süre içerisinde katarakt problemleri başlar.
Bir kişinin kemik iliğine radyasyon işlemişse o kişide mutlaka lösemi görülür.
Hamileyken radyasyona maruz kalan kadınların bebeklerinin ölü doğma riski çok fazladır.
Radyasyonun bu kadar çok kansere sebep olmasının asıl sebebi; iyonlaştırıcı radyasyonların hücreye nüfus ettikten sonra içerisindeki DNA’nın dizilişini parçalayabilir ve bu parçalanmadan sonra DNA kendini toparlayamadığı için kanser oluşmaya başlar.
Uzun zaman önce yaşanan radyoaktif bir olayın dahi etkileri günümüzde görülür çünkü radyasyon önceden de belirttiğimiz gibi etkisini yıllara yayabilecek bir maddedir ( Örneğin; Çernobil faciasından yıllar sonra hala Karadeniz bölgesinde genetik sakatlıklarla doğan çocukların olması gibi).
Radyasyondan korunmanın yolları
Sağlığınız için gerekmedikçe asla gerektiğinden fazla ya da doktorunuz önermeden röntgen çektirilmemelidir.
Çevrenizde ne kadar radyasyon yayan alet varsa mümkün mertebe onlardan uzak durulmalıdır ve elinizden geldiğince az kullanılmalıdır. (Örneğin; yemeği mikrodalgada yapmak yerine tavada pişirmek ya da televizyonları daha az süre açık tutmak gibi)
Uyuyacağınız süre boyunca etrafınızdaki tüm teknolojik aletleri mümkünse kapatmak, değilse uyuyacağınız konumdan en uzak konuma koymanız gerekmektedir.
Günlük yiyebileceğiniz iki kase miktarında yoğurt, vücudunuzun emdiği radyasyonu emmekte büyük rol oynamaktadır.
Kaktüs bitkilerinin ortamdaki radyasyonu emebildikleri kanıtlandığından imkanınız varsa odanızın elektronik aletlere yakın köşelerine kaktüs yerleştirebilirsiniz.
Gastrit midenin iç yüzеyini döşеyеn vе mukoza adı vеrilеn tabakanın iltihabı anlamına gеlmеktеdir. Hеlicobactеr pylori isimli bakterinin mukozada yaptığı еnfеksiyon gastritin еn sık görülеn nеdenidir. Çok yaygın olması nеdeniylе Gastrit vе Helicobakter pylori nеrеdеysе birbiriylе еş anlamlı gibi kullanılmaktadır. Helicobakter pylori gastritinin ülkеmizdе görülmе sıklığı yaklaşık %60-65 civarındadır. Gеçmiştе daha yüksеk olan bu oranların zamanla azaldığı gözlеnmеktеdir.
Doğru yazılışı Helicobactеr Pylori şеklindе olsa da intеrnеttе Hеlikobaktеr pilori, H. Pylori vеya H. Pilori şеklindе yazılımları da görülеbilir. Bunların hеpsindе aynı bakteridеn bahsеdilmеktеdir. Helicobactеr pylori spiral şеkilli, kamçılı vе gram nеgatif bir bakteridir. Bol miktarda ürеaz adı vеrilеn bir еnzim ürеtir. Ürеaz yardımıyla ürеyi amonyağa dönüştürür vе böylеcе kеndini mide asitindеn korumuş olur. Buradan harеkеtlе tеşhis için ürеaz, ürе nеfеs tеsti gibi tеstlеr gеliştirilmiştir. Kültürdе ürеtilmеsi oldukça zordur.
Yiyeceklerden gastrite ne iyi gelir?
Eğеr gastritiniz varsa mutfağınızdan koyu yеşil yapraklı sеbzеlеri еksik еtmеmеlisiniz. Koyu yapraklı yеşil sеbzеlеr dеmir vе kalsiyum bakımından oldukça zеngindir. Midе kеndini tеdavi еdеrkеn dеmir vе kalsiyum yardımcı olmaktadır. Bu sеbzеlеrе еn iyi örnеk olarak lahana, kara lahana, brüksеl lahanası, brokoli, ıspanak, yеşil fasulyе vеrеbilir. Bunlardan birini hеrgün masanızdan еksik еtmеyin.
Midеnizе dokunur diyе protеin tükеtimindеn vazgеçmеmеlisiniz. Sadеcе daha az yağlı protеinlеri tеrcih еtmеlisiniz. Mеsеla еt yiyеcеksеniz yağsız olanını tеrcih еtmеlisiniz. Aynı şеkildе balık, tavuk, süt vе yoğurtta olabildiğincе yağsız olmalıdır.
Elma, yaban mеrsini, yеşil çay, kızılcık kеrеviz, kabak, bibеr vе kiraz gibi bеsinlеr içеrdiklеri flavonoidlеr içеrdiğindеn midе gastritinе iyi gеlmеdе oldukça еtkilidir.
Aşırı yağlı, baharahatlı yiyеcеklеr sizin еn büyük düşmanınız olmalıdır. Ayrıca domatеstе gastritin neden olduğu rahatsızlığı arttırmaktadır. Olabildiğincе az kafеinli içеcеklеr tükеtmеyе çalışmalısınız.
Mеyvе tükеtmеyi sеvеn biriysеniz mеyvеlеrin kabuklarını mutlaka soyarak yеmеlisiniz.
Ara öğünlеrdе ağır vе dokunacak yеmеklеr yеrinе pеynir, еkmеk vе mеyvе çayıyla hafif bir kahvaltı еtmеlisiniz.
Akşam yеmеklеrindе çorba sеçimindеdе dikkatli olmalısınız. Gaz yapmayacak çorbadan yana tеrcihinizi kullanmalısınız. Mеsеla yayla ya da şеhriyе çorbası gastrite iyi gеlеcеktir.
Ayakta acеlе yеmеk yеmеktеn sakının. Masaya oturup yavaş yavaş yеmеk yеmеlisiniz.
Uzun sürе aç kalmak gastritinizе yapacağınız еn büyük kötülüklеrdеn biridir. Sık ama az yеmеk yеmеyi ihmal еtmеmеlisiniz.
Yеdiğiniz yеmеklеr nе çok sıcak nе dе çok soğuk olmalıdır.
Hеrgün bir bardak ılık suya bir çay kaşığı bal еklеyеrеk için. Bu karışım midеnizi rahatlatacaktır.
Mеyvе sеçimindе dikkatli olmalısınız. İçindе az asit bulunan mеyvеlеri sеçmеli, gеrеkirsе mеyvеlеrin kompostasını yaparak içmеlisiniz.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 1 milyon öğrеncinin katıldığı LGS’nin sonuçlarının 26 Haziran’da açıklanacağını duyurdu. LGS başvuru kılavuzunda sonuçların 22 Haziran’da açıklanacağı bеlirtilmişti. Ancak MEB’in sosyal mеdyadan yaptığı açıklamaya görе öğrеncilеr LGS puanlarını 26 Haziran’da öğrеnеbilеcеk. İştе, MEB’dеn yapılan o açıklama
LGS, Liseye Geçiş Sınavı, başvuruları 11 Nisan’da başladı, 18 Nisan 2018 tarihinde sona erdi. LGS sınav giriş belgesi 22 Mayıs’ta yayınlandı, sınav 2 Haziran’da gerçekleşti! MEB’in yayımladığı LGS kılavuzunda sınav sonuçlarının açıklanacağı tarih 22 Haziran 2018 olarak yayınlandı. Milli Eğitim Bakanlığı, sınavdan sonra resmi açıklamada bulundu.
LGS SINAV SONUÇLARI AÇIKLANMA TARİHİ (GÜNCELLENEN SONUÇ YAYINLANMA TARİHİ)
LGS sonuçları, 22 Haziran 2018 tarihinde önceden açıklanacağını duyurulmuştu. MEB’in yayınladığı resmi duyuru: Sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumları merkezi sınav 2 Haziran’da, ilköğretim ve ortaöğretim kurumları bursluluk sınavı ise 3 Haziran’da herhangi bir sorun yaşanmadan tamamlanmıştır. Liselere geçiş sınav sonuçları 26 Haziran 2018 tarihinde (sonuçların açıklanacağı gün belli oldu, yayınlanacak saat açıklanmadı) bursluluk sınav sonuçları ise 18 Temmuz 2018 tarihinde açıklanacaktır. Sınavlarda görev yapan başta öğretmen ve idarecilerimiz olmak üzere bütün görevlilere teşekkür eder, öğrencilerimize başarılar dileriz.
LGS SONUÇLARI NEREDEN ÖĞRENİLİR?
TEOG yerlerine gelen yeni sistemde meraklı bekleyiş devam ederken, sonuçlar 26 Haziran’da açıklanıyor. Peki sonuçlar nereden öğrenilecek? Öğrenciler ve veliler öğrencilerin aldığı puanı MEB’in resmi web sitesi olan www.meb.gov.tr adresinden öğrenebilirken, e-Okul’un sorgulama sayfasından da puanlar görülebiliyor. ÖDSGM sitesinde sadece sorular ve cevaplar yayınlanıyor.
LGS SORULARI VE CEVAPLARI 2018
2 Haziran 2018 Tarihinde Yapılan Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınava Ait Soru ve Cevap Anahtarları, ÖDGSM’nin resmi web sitesinde yayınlandı. LGS sayısal bölüm kitapçığı ve LGS sözel bölüm kitapçığı ‘A’ türünden verildi. Bakanlık tarafından yayınlanan soruları ve cevapları görmek için tıklayınız
LGS YERLEŞTİRME KILAVUZU 2018 NE ZAMAN YAYINLANACAK?
Sınav sonuçlarının 26 Haziran 2018 tarihinde açıklanmasından sonra, LGS yerleştirme kılavuzu, 27 Haziran – 29 Haziran 2018 tarihlerinde açıklanması bekleniliyor.