Kulak çöpleri duştan çıktıktan sonra kulak temizliğimizi yapmak için hepimizin vazgeçilmezleri arasında yer alırken uzmanlar bu konuda bizleri uyarıyor…
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Profesör Doktor Tayfun Kirazlı, yaz aylarında kulak yolu iltihaplanmalarında, mantarlarında artış yaşandığına dikkati çekiyor ve kulak zarına zarar vermemek için kulak çöpünün kullanılmaması gerektiğini söylüyor. Fakat kulak çöpü kullanılmamalı denilmesi hiçbir şey kullanılmaması anlamına da gelmiyor.
Özellikle sudan çıktıktan sonra kulak temizliğinin ve bakımının sağlık açısından oldukça büyük önem taşıdığını vurgulayan Doktor Kirazlı, “Dış kulak yolu kendi kendini zaten temizliyor.Siz içeri doğru oynarsanız kendini düzenleyen mekanizmayı bozabilirsiniz. ’Kulağı temizleyeyim’ derken bu organın kendi kendini temizleme özelliğini bozarsınız ve çeşitli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalırsınız. Bunun için sudan çıktıktan sonra mutlaka havlunun üstüne içindeki suyu hafif masajla boşaltmak lazım” dedi.
kacgun
Musafaha nedir musafaha nеden yapılır? Musafahalaşmak nе dеmеk? İştе musafaha vе ya Musafahalaşmak ilе ilgili tüm ayrıntılar vе Pеygambеrimizin bu konuda nе dеdiği….
MUSAFAHA NE DEMEK?
“Musafaha” gеrеk еrkеklеrin birbiriylе, gеrеksе dе kadınların birbirlеriylе, karşılaştıkları zaman sеlâmlaşmaları, hal-hatır sormaları, musafaha yapmaları, tokalaşmaları, kucaklaşmaları, birbirlеrinе gülеryüz göstеrmеlеridir. Musafahalaşmak İslâmî kardеşliğin bir icabıdır. Bu davranışların tamamı sadakadır vе ibadеttir.
Karsılaşınca musafaha yapmak, kucaklaşmak Pеygambеrimizin hеm sözlü, hеm dе fiilî bir sünnеtidir. Pеygambеrimizin sünnеt olan bu harеkеtini mutlaka еrkеklеr tatbik еdеcеk diyе bir kaidе yoktur. Bu sünnеti mü’min еrkеklеr yapabildiklеri gibi, mü’min kadınlar da yaparlar Yalnız burada dikkat еdilmеsi gеrеkеn husus, kadınların kеndilеrinе nikâhı düşеbilеcеk еrkеklеrlе musafaha yapmamalarıdır, bu caiz dеğildir.
PEYGAMBERİMİZ MUSAFAHA İÇİN NE DEMİŞTİR?
Bir hadistе Pеygambеrimiz (asm) musafahanın fazilеtini şöylе anlatırlar:
“İki Müslüman karşılaşıp musafaha yaparlarsa, Cеnâb-ı Hak, onlar ayrılmadan hеr ikisinin dе günahını bağışlır.”
Evişi Lahmacun
Malzemeler:
2 Su Bardağı Un
2 Çay Kaşığı Tuz
3 gr Kuru Maya
1/2 Tatlı Kaşığı Toz Şeker
1/4 Su Bardağı Ilık Su
150 gr Yoğurt
450 gr Domates
1 Orta Boy Soğan
250 gr Kıyma
1 Demet Maydanoz
5 Diş sarmısak
5 Adet Sivribiber
Karabiber, Tuz
Hazırlanışı:
Ön hazırlık olarak, soğan, maydanoz, ve sivribiberi ince kıyın. Sarmısağı dövün. Maya ve toz şekeri ılık suyla ezin. Limonu 8’e bölün. Kabuklarını soyduğunuz domatesleri de minik küpler halinde doğrayın. Unu eleyin. 2 yemek kaşığını ayırıp kalanını 2 çay kaşığı tuzu katıp karıştırın. Unun ortasını havuz biçiminde açın. Mayalı şekerli suyu ve yoğurdu koyup iyice karıştırın.
Elde ettiğiniz yumuşak hamuru ele yapışmaz kıvama gelene kadar yoğurun. Üzerine nemli bir bez örterek 30 dakika kadar ılık bir ortamda mayalanmaya bırakın. Hamuru iri yumurta büyüklüğünde pazılara (hamur parçaları) ayırın. Her pazıyı unlayarak elinizle yarım santim kalınlıkta yuvarlak olarak açın.
Bu arada harcı hazırlayın. Bunun için, bir kapta domatesi, soğanı, kıymayı, maydanozu, sivribiberi, sarmısağı, tuz ve karabiberi iyice karıştırın. Hazırladığınız harcı, açtığınız hamurların üzerine yayın. Ancak hamurların kenarında 1 cm kadar boşluk kalmalı. Unladığınız fırın tepsisine lahmacunları dizin. Önceden 220 derecede ısıttığınız fırına koyduğunuz lahmacunları 15 dakika sonra çıkarabilirsiniz.
AFİYET OLSUN…
İbn Rüşd Kimdir, Hayatı Biyografisi ve Eserleri Hakkında Bilgi
İbn-i Rüşd ( Arapça: ابن رشد; Künyesi Ebū ‘l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd ابوالوليد محمد بن احمد بن محمد بن رشد; Latince: Averroes, d. 1126 – ö. 10 Aralık 1198), Endülüslü-Arap felsefeci, hekim, fıkıhcı, matematikçi ve tıpçı. Kurtuba’da doğdu ve Marakeş, Fas’ta öldü. İbn-i Rüşd’e göre biricik filozof Aristo’ydu.
Önemi
İbn-i Rüşd en çok Aristo’nun eserlerinden yaptığı, bugün Batı’da pek çoğu unutulmuş, tercüme ve şerhleriyle ünlüdür. 1150’den önce Avrupa’da Aristo’nun eserlerinin birkaç tercümesinden başkası yoktu ve bunlar da din adamlarınca rağbet görüp, incelenmiyorlardı. Batı’da Aristo’nun mirasının yeniden keşfedilmesi, İbn-i Rüşd’ün eserlerinin 12. yüzyıl başlarında Latince’ye tercümesiyle başlamıştır.
İbn Rüşd’ün Aristo üzerine çalışmaları otuz yıllık bir dönemi kapsar ve bu dönem içinde, erişemediği “Politika” dışında bütün eserlerine şerhler yazmıştır. Eserlerinin İbranice tercümeleri de, İbrani Felsefesi üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. İbn Rüşd’ün düşünceleri, Hıristiyan skolastik gelenekten, Aristo’nun mantık çalışmalarına değer veren [Brabant’lı Siger], Thomas **uinas ve (bilhassa Paris Üniversitesi’ndeki) diğerleri tarafından özümsenmiştir. Thomas **uinas gibi meşhur skolastik filozoflar, ona ismi yerine “Şârih” (Yorumcu) ve Aristo’ya da “Filozof” diyecek yüksek derecede önem veriyorlardı. İslam dünyasında bir okul bırakmamış ve ölümü Endülüs’teki serbest düşünce hayatının gurubunu işaret etmiştir.
Edebiyatta İbn-i Rüşd
Orta Çağ’ın Avrupalı skolastiklerinin kendisine gösterdikleri saygıdan ötürü, Dante İbn Rüşd’ü İlahi Komedya’da diğer büyük pagan filozoflarla beraber, “iltifatın üne borçlu olunduğu” Limbo’da öne sürmüştür
Bazı eserleri
Felsefe üzerine iki eseri vardır;
- Tehafütü’t Tehafüt
- Makela fı’l Mizac