İdil Bulgarlarına ait destan nedir?



Şаn Kızı Destаnı
, İtіl Bulgаrlаrı аrаsındа sözlü olаrаk аktаrılmıș ve İslâmіyet’іn bu toplum tаrаfındаn kаbul edіlmesіnden sonrа Mіkаіl Bаștu tаrаfındаn yаzıyа geçіrіlmіștіr.

Şan Kızı Destanı’nın ilk bölümü de insanların yaratılıșıyla ilgilidir. Özellikle insanlardan önce destanda ‘alp’ denilen olağanüstü nitelikli devlerin yaratılmasının anlatılıșı ve bu bölümdeki mitolojik üslûp, destanın insan öncesi yașamla hatta dünyanın yaratılıșıyla ilișkiliymiș gibi algılanmasına sebep olmaktadır.

Ayrıca destan metinlerinde diyaloga sıkça rastlanmasına rağmen, Şan Kızı Destanı’nın ilk bölümlerinde diyalog azdır, tahkiye ve olay anlatımı fazladır. Destanın son bölümlerinde özellikle tematik güç diyebileceğimiz Audan-Dulo (At)’nun kahramanlıklarının anlatıldığı bölümlerde (2. bölümün sonu ve 3. bölüm) ve 4. bölümde diyaloglar artar.

Destan olarak adlandırılmasına rağmen ilk bölümünde mitolojik öğelerin yoğunluğu, bu eserde sözlü gelenekteki mitolojik öğelerin Baștu tarafından destan formatında yeniden düzenlendiğini düșündürmektedir.

Şan Kızı Destanı’nda anlatılan olaylar destan dairelerinden olușmaktadır. Buradaki ‘destan dairesi’nen kastımız Alp Boyan ile bașlayan ve Audan-Dulo ile sona eren bir silsiledir. Bu silsilenin etrafında metin
halkaları olușmuștur. Bu halkalar ‘destan dairesi’ (cycle) olarak adlandırılmaktadır. Elimizdeki metinde bu daireler art arda gelmektedir. Bu dizilișin bir benzeri de Manas Destanı’nda vardır. Manas Destanı’nda Manas’tan sonra Semetey ve Seytek’in etrafında olușan olayları konu alan dairelerden olușan anlatı; Şan Kızı Destânı’nda Alp Boyan, İcik, Gazan, Bulümar, Alvar ve Audan-Dulo’nun etrafında olușan olayları konu alan dairelerden olușmaktadır.

Burada Bulgar tarihinin de aktarılmaya çalıșıldığı görülebilir: Alp Boyan ile bașlayan mitolojik tabaka Gazan ile biter. Bulümar ile tarihî tabaka bașlar. Bulümar, aynı zamanda, Bulgar Kağanlarından birinin adıdır. Audan-Dulo ile İslâmî tabaka destandaki yerini alır.

Batı’ya göçen Türk boylarından olan Bulgarlar, Büyük Bulgar Devletini kurmușlar ve Karadeniz’in kuzeyine yerleșmișlerdir. Bulgarlar Büyük Bulgar Devletinin yıkılmasından sonra gruplara ayrılmıș ve farklı dinleri kabul etmișlerdir. Tuna Bulgarları Hıristiyanlığı kabul etmiș ve  Slavlașmıștır. İdil (Volga) Bulgarları ise İslâmiyet’i kabul etmiștir. Bu grup günümüzde Bağımsız Devletler Topluluğu’nun sınırları içinde yașamaktadır. İslâmiyet’in kabulden sonra Mikail Baștu Bulgar destanlarından olan Şan Kızı Destanı’nı derlemiș ve bir araya getirerek yazıya aktarmıștır. Metin alplar ve insanların yaratılıșını anlatarak bașlamaktadır.

Destanın ilk bölümünde mitolojik unsurlar yoğunlukta olduğu için mekân ve zaman ‘dünya dıșı’ymıș gibi algılanmaktadır. Bu da destana bir mit havası vermektedir. Destanın daha sonraki bölümlerinde mekân ve zaman dünyevîdir. Bașka bir deyișle olay akıșı mitolojik metinlerden destanî metinlere doğru değișmiștir.

Metindeki en önemli ve dikkat çekici unsurlardan biri de destandaki bazı parçaların Kașgarlı Mahmut tarafından Divanü Lûgat-it-Türk’te örnek olarak verilmiș olmasıdır. Bu șiir parçalarında anlamsal olarak değișme olmamıștır. Şiirlerdeki șekil değișiklikleri ise metnin değiștiğini yani yazılı ortamdan değil, sözlü ortamdan derlendiğini göstermektedir.

Burada önemli olan ise, bu șiir parçalarının millet hafızasında yaklașık olarak iki yüzyıl boyunca yașatılmıș olmasıdır.

Yazar: kacgun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.