Safra kesesi ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Yara bakımı ?

  1. Yarayı temiz ve kuru tutun. Yapılan bandajı, ıslanmadığı sürece 48 saat çıkartmayın.

  2. Ameliyat sonrası 2. gününde bandajı açılmalı ve pansumanı yapılmalıdır

  3. 10 gün boyunca günlük yara bakımı (pansuman) yapılmalıdır. Bandaj kuru ve temiz olmalıdır, ıslanması ve kirlenmesi halinde derhal değiştirilmelidir.

  4. 10. gün sonunda yara durumu uygunsa (enfeksiyon olmaması, yara durumunun kötü olması vb.) dikişler aldırılmalıdır. Belirtilen zamanda dikişlerin alınması iyileşme açısından önemlidir.

  5. Banyo ; Dikişler alındıktan sonra banyo yapılabilir. Yara etrafında kurumuş kan varsa yarayı su ve sabun ile yıkayarak temizleyebilirsiniz. Küvette yıkanmak yerine duş almayı tercih ediniz. Banyo sonrası yarayı yavaşça kurulayınız.

Yiyecek seçimi nasıl olmalı ?

  1. Bağırsaklardaki sindirim açısından, yağların parçalayıcı enzimler tarafından işlenerek emilebilmesi için mutlaka safra gereklidir. Safranın bağırsağa akışının azalması ya da durması yağların sindirimini de engeller. Bütün bu nedenler göz önünde tutulursa, safra kesesi hastalarının yemeklerinden yağların çıkarılması gerektiği sonucuna varılabilir. Ne var ki, uygulamalar yağsız besinlerdeki tat kaybının yapıları nedeniyle zaten iştahsız olan bu hastalarda yetersiz ve dengesiz beslenme gibi önemli bir tehlikeye yol açtığını, bu nedenle yağ yasağının çok katı uygulanmaması gerektiğini göstermiştir. Ayrıca, yağların besinlerden tümüyle çıkarılmasını sakıncalı kılan iki neden daha vardır. Yağlar safra akımını hızlandırdığından, safrakesesinde göllenme ve birikmenin, bunun sonucunda iltihabın artmasını önler; ayrıca, birçok safrakesesi hastası normal düzeyde yağ içeren besinleri kolayca sindirebilir. Bu değerlendirmelerden yola çıkarak, uygun bir beslenme programı ile belirtilerin önlenebileceği kabul edilebilir.

  2. Tereyağı gibi taze yağlar yeğlenerek yağ kullanımı kısıtlanır. Zeytinyağı safrakesesinin kasılmasını şiddetle uyarır. Bu nedenle, hasta belirtilerin ilk ortaya çıktığı zaman kendisini rahatsız eden zeytinyağı miktarını belirleyerek, bu miktarın üzerine çıkmamalıdır. Koyun, ördek, kaz, domuz ve sığır etlerindeki yağlardan da kaçınmalıdır. Bu nedenle, etleri pişirmeden önce yağlı bölümlerinden iyice ayırmak gerekir.

  3. Sindirimi zor olan yağda kızarmış yiyeceklerin azaltılması ya da kısıtlanması yararlıdır. Yemek pişirirken sıvı yağlar besinlere hayvansal yağlardan daha az geçtiğinden, yeğlenebilir. Ayrıca, yağlar ne kadar hafif ateşte pişerse besinlerle o kadar çok birleşir. Oysa, harlı ateşte hızla pişirildiğinde besinlerin yüzeyinde koruyucu bir kabuk oluşur, bu da yağın besinin içine girmesini önler, zararlıdır.

  4. Safrakesesinde aşırı derecede kasılmaya yol açarak safrakesesi koliğine neden olduğu bilinen yumurta da sınırlanmalı , çok az alındığında bile yakınmalar ortaya çıkıyorsa tümüyle yasaklanmalıdır. Buna karşılık hasta iyi uyum gösteriyorsa yumurta (yağda kızartılarak pişirilmemek koşuluyla) son derece iyi bir besin kaynağıdır.

  5. Bazı yağlı balıklar (örneğin somon, ringa, sardalya) yenmemelidir; yağsız balıklar ise az zeytinyağı ya da erimiş tereyağında pişirilerek yenebilir.

  6. Kuru yemişler dışında her tür meyve yenebilir.

  7. Sebzelerden ıspanak, kuru fasulye, bezelye ve mercimeğin sindirimi güçtür.

  8. Safra kesesi hastalarına sık-sık ve azar azar beslenme önerilir

  9. Öğün aralan uzarsa safra koyulaşarak keseye zarar verir.

  10. Bu hastaların beslenmesinde dikkat edilmesi gereken başka bir nokta ise hastanın kilosudur. Zayıf ve şişman hastalar uygun diyetlerle normal kiloya getirilmelidir.

  11. Son olarak safra yapımını azaltan karbonhidratlar kısıtlanmamalı, buna karşılık, doku yıkımını önleyen vitamin ve minerallere ağırlık verilmelidir.

  12. Kabızlık varsa bol posalı yiyecekler ve iltihabın azaltılması için bol sıvı önerilir

  13. Sonuç; günümüzde beslenme uzmanları, yendikten sonra bazı belirtilerin ortaya çıkmasına ya da ağırlaşmasına neden olan besinler dışında herhangi bir sınırlandırma yapmama eğilimindedir.

Ne olursa doktorunuza başvurmalısınız ?

  1. Ateş
  2. Şiddetli karın ağrısı
  3. Yara yerinden iltihap akıyorsa
  4. Yara bölgesinde ağrı, şişkinlik ve sıcaklık

Safra Kesesi Ameliyatı ve Taşların Alınması Tedavisi Sonrası

Safra Kesesi Hastalıkları & LAPAROSKOPİK SAFRA KESESİ AMELİYATI :

Şematik olarak, safra kesesi taşları görülmektedir

Anatomi:

Safra kesesi karaciğerin altındaki özel yerinde yerleşmiştir.Karaciğer tarafından üretilen sarı-yeşil renkli safrayı depolar.Yemekten sonra,safra kesesi ,safrayı ince barsağa salgılayarak yağların sindirimine yardımcı olur.Safra taşları;safra kesesi içinde oluşan kolesterol kristalleri, pigment materyallerinin yapışarak kümeler oluşturmuş halleridir.

SK Taşlarında Ağrı Noktalar

Safra Kesesi Taşları niçin oluşur?:

Bazı safra bileşikleri (kolesterol gibi )safrada kolaylıkla çözünmez.Bileşikler çok fazla olduğu zaman ,çökerek sert kristaller oluştururlar.Bu yapılar birleşip yapışarak ileride safra taşlarını oluştururlar.

Tüm safra kesesi taşları aynı mıdır?

Hayır. Farklı safra taşları tipleri vardır.Safra bileşimindeki çökelmeye yatkın maddelere bağlıdır.Keza,taşların büyüklükleri ve şekli çeşitlidir.

Safra taşlarının % 90′ı Kolesterol safra taşlarıdır.Diğerleri bilirubin safra taşlarıdır.

Kimlerde safra taşı sık olarak görülür?

Genellikle Sarışın (kumral) tenli,40 yaşını geçmiş,kilolu,çok doğum yapmış kadınlarda görülür.

SK taşı Ağrısı

Safra Taşlarının belirtileri nelerdir?

Hiç bir belirti vermeyebilir.( Yaklaşık safra taşlarının % 80′nini oluşturur.Sessiz safra taşı adı verilir.)Belirtileri arasında ; şiddetli karın ağrısı, bulantı-kusma (özellikle yağlı bir yemekten sonra oluşur )

Safra taşı kese dışına çıkıp safra yollarına düşmüşse ;bu belirtilere üşüme titreme,ateş,sarılık eklenebilir.

Gaz ve hazımsızlık safra kesesi taşı ve safra kesesi hastalığı belirtisi değildir ama birlikte görülebilir.

Tanı Nasıl Konur?

Ultrasonografi ile kolayca tanı konulur. Genellikle başka bir problem araştırılırken tespit edilir.

Tedavi

Sessiz taşlara tedavi gerekmeyebilir. Hekim takibi ve gerekirse cerrahi uygulanır.

Belirtiler görülen ,enfeksiyon gelişen,hele hele sarılığa yol açmış safra kesesi taşları mutlaka alınmalıdır.

2 YÖNTEMİ VARDIR!

1. Açık safra kesesi ameliyatı

Karında nispeten geniş bir kesi yapmak gerekir.Hastanede 5-7 gün kalmayı gerektirebilir.

2. Laparoskopik Kolesistektomi

Laparoskopik cerrahi safra kesesi ameliyatlarında gold standart ( Altın Standart) olarak anılan ilk seçilmesi gereken tedavi yöntemidir.

Genel anestezi altında karın duvarına açılan 2 adet 1 cm, 2 adet 0.5 cm delikten özel aletler girilerek yapılan ameliyat 15 dk ile 180 dk arasında ortalama 45 dakika sürmektedir. Ameliyat sırasında safra kanalı ve safra kesesinin atar damarı kliplerle bağlanıp kesilmekte ve safra kesesi içindeki taşlarla birlikte tamamen çıkarılmaktadır.

Hasta ameliyat sonrası anestezi etkisi geçtikten sonra (6-8 saat) yürüyebilmekte ve ağızdan gıda alımına başlanabilmektedir.

Genellikle 1 gün yatırılan hastalar ertesi gün taburcu edilmekte yaklaşık 3 gün içinde günlük hayatlarına devam edebilmektedirler.

SAFRA KESESİ HASTALIKLARINDA DİYET

Kronik ve akut safrakesesi iltihabında (kolesistit), uygulanan beslenme programı tek başına hastalığın iyileşmesini sağlamasa da, hastaların sürekli yakındığı sindirim güçlüğünü ve ağrıları önleyebilir.

Sakıncalı gıdaların alınması safrakesesinin aşırı derecede kasılmasına ve buna bağlı olarak ağrılara yol açabilir. Bütün besinler safrakesesinin aynı ölçüde kasılmasına yol açmaz. Şekerli besinlerin böyle bir etkisi yokken, proteinler ve orta derecede yağlı besinler bu açıdan son derece etkilidir. Sindirim güçlüğü de bu duruma bağlanabilir. İltihaplanan ve uyarılan safrakesesinden ve safra kanallarından kaynaklanan sinirsel uyanlar, bulantı ve kusmalara neden olarak midenin normal çalışmasını engeller.

Bağırsaklardaki sindirim açısından, yağların parçalayıcı enzimler tarafından işlenerek emilebilmesi için mutlaka safra gereklidir. Safranın bağırsağa akışının azalması ya da durması yağların sindirimini de engeller. Bütün bu nedenler göz önünde tutulursa, safrakesesi hastalarının yemeklerinden yağların çıkarılması gerektiği sonucuna varılabilir. Ne var ki, uygulamalar yağsız besinlerdeki tat kaybının yapıları nedeniyle zaten iştahsız olan bu hastalarda yetersiz ve dengesiz beslenme gibi önemli bir tehlikeye yol açtığını, bu nedenle yağ yasağının çok katı uygulanmaması gerektiğini göstermiştir. Ayrıca, yağların besinlerden tümüyle çıkarılmasını sakıncalı kılan iki neden daha vardır. Yağlar safra akımım hızlandırdığından, safrakesesinde göllenme ve birikmenin, bunun sonucunda iltihabın artmasını önler; ayrıca, birçok safrakesesi hastası normal düzeyde yağ içeren besinleri kolayca sindirebilir. Bu değerlendirmelerden yola çıkarak, uygun bir beslenme programı ile belirtilerin önlenebileceği kabul edilebilir. Günümüzde beslenme uzmanları, yendikten sonra bazı belirtilerin ortaya çıkmasına ya da ağırlaşmasına neden olan besinler dışında herhangi bir sınırlandırma yapmama eğilimindedir.

Bu nedenle, tereyağı gibi taze yağlar yeğlenerek yağ kullanımı kısıtlanır. Zeytinyağı safrakesesinin kasılmasını şiddetle uyarır. Bu nedenle, hasta belirtilerin ilk ortaya çıktığı zaman kendisini rahatsız eden zeytinyağı miktarını belirleyerek, bu miktarın üzerine çıkmamalıdır. Koyun, ördek, kaz, domuz ve sığır etlerindeki yağlardan da kaçınmalıdır. Bu nedenle, etleri pişirmeden önce yağlı bölümlerinden iyice ayırmak gerekir.

Safrakesesinde aşırı derecede kasılmaya yol açarak safrakesesi koliğine neden olduğu bilinen yumurta da sınırlanmalı , çok az alındığında bile yakınmalar ortaya çıkıyorsa tümüyle yasaklanmalıdır. Buna karşılık hasta iyi uyum gösteriyorsa yumurta (yağda kızartılarak pişirilmemek koşuluyla) son derece iyi bir besin kaynağıdır.

Genel olarak, sindirimi zor olan yağda kızarmış yiyeceklerin azaltılması ya da kısıtlanması yararlıdır. Sıvı yağlar besinlere hayvansal yağlardan daha az geçtiğinden, yeğlenebilir. Ayrıca, yağlar ne kadar hafif ateşte pişerse besinlerle o kadar çok birleşir. Oysa, harlı ateşte hızla pişirildiğinde besinlerin yüzeyinde koruyucu bir kabuk oluşur, bu da yağın besinin içine girmesini önler.

Bazı yağlı balıklar (örneğin somon, ringa, sardalya) yenmemelidir; yağsız balıklar ise az zeytinyağı ya da erimiş tereyağında pişirilerek yenebilir. Kuru yemişler dışında her tür meyve yenebilir. Sebzelerden ıspanak, kuru fasulye, bezelye ve mercimeğin sindirimi güçtür. Ayrıca safrakesesi hastalarına sık-sık ve azar azar beslenme önerilir.

Öğün aralan uzarsa safra koyulaşarak keseye zarar verir. Bu hastaların beslenmesinde dikkat edilmesi gereken başka bir nokta ise hastanın kilosudur. Zayıf ve şişman hastalar uygun diyetlerle normal kiloya getirilmelidir. Son olarak safra yapımını azaltan karbonhidratlar kısıtlanmamalı, buna karşılık, doku yıkımını önleyen vitamin ve minerallere ağırlık verilmelidir. Kabızlık varsa bol posalı yiyecekler ve iltihabın azaltılması icin bol sıvı önerilir.

Safra kesesi taşları ile ilgili sıkça sorulan sorular ve cevapları

Safra kesesi taşları ile ilgili sıkça sorulan sorular ve cevapları

SAFRA KESESİ TAŞLARI

Safra kesemde taş tespit edildi. Bu taşlar nasıl oluşmuş olabilir?

Safra kesesinde taş oluşumunun birkaç sebebi vardır: safra içeriğinin yoğunlaşması ve bu yoğunluğun çökelmesi, safra kesesi ve etrafının iltihapları, bazı kan hastalıkları(sferositoz gibi) ve safra akımının yavaşlamasına sebep olan tıkanıklıklar gibi.
Ayrıca safra taşı oluşumu için bazı risk faktörleri vardır: Kadın olmak, 40 yaşın üzerinde olmak, kilolu olmak, ailede bu hastalıkların bulunması, yüksek kolesterol seviyeleri gibi.
Yiyeceklerin taş oluşumuna doğrudan bir katkısı yoktur.

Hazımsızlık şikâyetlerimin sebebi safra kesesi taşları mıdır?

Safra kesesi taşları, özellikle yemek sonrası hazımsızlık, bulantı, karın ağrısı, şişkinlik, geğirme gibi şikâyetlere yol açar. Bu şikâyetleri olan bir kişide safra kesesinde de taş tespit edilmiş ise şikâyetin kaynağı safra kesesi taşlarıdır.

Hazımsızlığın başka sebepleri de olabilir mi? . 

Olabilir; bazen hastanın şikâyetleri daha çok mide rahatsızlığını da düşündürür. Bu durumda ameliyat öncesi mideyi de kontrol etmek için gastroskopi yapılır. Eğer hastanın şikayetleri ameliyattan sonra geçmemiş ise yine gastroskopi yapmak gerekir. Bazı barsak hastalıkları, karaciğer ve pankreas hastalıkları da hazımsızlık sebebi olabilir. 

Şikâyetlerimden ve bu taşlardan kurtulmak için nasıl tedavi olmalıyım?

Bir kişide safra taşı tespit edilmişse tedavisi ameliyattır. 

Ameliyat şart mıdır? Taşı düşürme veya kırma yöntemi yok mudur? 

Safra taşlarının hâlen geçerli tek tedavisi ameliyattır. Böbrek taşlarında olduğu gibi kırma ve düşürme gibi tedavi yöntemleri yoktur.

Ameliyat olmazsam ne olur?

Öncelikle, hazımsızlık şikâyeti devam eder. Daha kötüsü eğer taşlar safra kesesinden çıkıp safra yollarına düşecek kadar küçük ise (birkaç milimetre) safra kanalında tıkanmaya, dolayısıyla şiddetli ağrıya ve sarılığa yol açarlar. Biraz daha büyük olanlar, safra kesesinin çıkışını tıkayarak safra kesesinin şişmesine ve iltihabına sebep olurlar; bu durumlar acil ameliyatı gerektirirler.

Ameliyat için hangi yöntemi tercih etmeliyim? 

Günümüzde safra kesesi taşının en uygun ameliyat şekli kapalı (laparoskopik) yöntemdir. Ancak bazı hastalarda geçirilmiş ameliyatlar sebebiyle ya da kapalı ameliyatın teknik olarak yapılamadığı durumlarda açık ameliyat uygulanabilir.

Açık ve kapalı ameliyatlar arasındaki farklar nelerdir?

Karın içindeki işlemler her iki yöntemde de aynıdır; safra kesesi, bağlantılarından ayrılarak çıkarılır. Aradaki fark karın duvarındaki işlemdedir. Açık ameliyatta karında bir kesi vardır, ameliyat sonrası hastanede daha fazla kalmak gerekir, iyileşme süresi daha uzundur, günlük hayata dönüş daha uzun zamanda olur, ameliyat izi vardır. Kapalı yöntemde kesi ve iz yoktur, karın duvarında 3-4 adet delikten ameliyat yapılır, hastanede daha az kalınır, günlük hayata erkenden dönülür (genellikle 3-7 gün), ağrı daha azdır.

Safra kesem tamamen mi yoksa sadece kesedeki taşlar mı alınacak?

Safra taşları, safra kesesinin bir hastalığıdır. Sadece taşlar alınacak olsa bir süre sonra aynı taşlar tekrar oluşur. Ayrıca safra kesesi olmadan da normal hayatımızı devam ettirebiliriz. Bu sebeple sadece taş almak şeklinde bir tedavi yoktur; safra kesesi, taşlarla birlikte alınır.

Safra kesesinin görevi nedir?

Safra kesesi, karaciğerde üretilen safrayı depolayan ve yemeklerden sonra yağ sindirimi için safrayı barsaklara boşaltan bir organdır.

Safra kesem alınırsa hayatımda bir değişiklik olur mu?

Ameliyattan sonra safra kesesinin görevini karaciğer üstlenir. Yağ sindirimi için gereken safra hızlıca karaciğerde üretilip depolanmadan barsaklara salınır. Bu uyum sürecinde de geçici olarak hazımsızlık hissedilebilir. Bu sürede ilaç tedavisi uygulanır. Vücut yeni duruma alışınca başka ilaca gerek kalmaz.

Ameliyat olursam hastanede ne kadar süre kalmam gerekir? 

Safra kesesi taşından başka bir hastalığınız yoksa kapalı ameliyat için 1 gün, açık ameliyat için 2 gün hastanede kalmak yeterlidir.

Ameliyat için genel anestezi mi gerekiyor?

Evet, hem açık hem kapalı ameliyat genel anestezi altında yapılmaktadır.

Ameliyat sonrası işime ne kadar sürede dönebilirim?

Hastalar arasında farklılık olmakla beraber kapalı ameliyatta bazen 3. gün, bazen bir hafta sonra, açık ameliyatta 15 – 20 gün sonra işe dönülebilir.

Safra taşları kese alındıktan sonra tekrar oluşur mu?

Safra kesesi alındığı için safra kesesi taşı bir daha oluşmaz. Ama safra yollarında nadir de olsa taş oluşabilir. O taşların da başka tedavi yöntemleri vardır. 

Bu taşlardan dolayı bir şikâyetim olmasa bile tedavi olmam gerekir mi?

Bu durum tartışmalı olmakla beraber yaş ilerledikçe kalp ve akciğer hastalıkları geliştiğinde, safra kesesi ameliyatının riskinin artacağı düşünülürse ameliyatı erkenden yapmak daha avantajlıdır. Ancak şeker hastalarında şikâyet olmasa da ameliyatı erken dönemde yapmak gerekir.

Safra kesesi taşları kanser yapar mı? 

Bütün safra kesesi kanserlerinde taş da tespit edildiğinden bu riskten bahsediliyor. Ancak kanıtlanmış bir ilişki yoktur.

Safra kesemde polip tespit edildi. Bunların tedavisi nasıldır?

Polipler safra kesesinin iç yüzeyini örten tabakanın et beni şeklinde çoğalmalarıyla veya kolesterol kristali birikimiyle oluşurlar. Polipler birden fazla sayıda olup şikayete sebep oluyorsa taş gibi değerlendirip ameliyat yapılır. Polibin ebadı 1 cm’den fazla ise kanserleşme riski sebebiyle ameliyat edilir. Küçük ve şikâyete sebep olmayanlar aralıklarla ultrason ile takip edilirler.

Taş olmadan da safra kesesi ameliyatı olur mu?

Bazen safra kesesi içinde taş olmadan da safra kesesinin iltihaplanması sebebiyle veya safra kesesinin uyumsuz çalışması sebebiyle ameliyat yapılabilir. Bu durumlarda da sanki taş varmış gibi hastaların hazımsızlık şikâyetleri olur.

Yazar: 2019 YILI

1 thought on “Safra kesesi ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler

    GERÇEK YORUMCU

    (12 Ocak 2019 - 22:52)

    Sanırım bu sasfra kesesi bi boka yaramayan bir organ.olsada olur olmasada olur dememek sadece olmaması gereken bir organ deyip vakit geçirmeden alınması gereken bir organdır demek olduğunu.bilakis herkesinde bu şekilde düşünmesi gerekir.kesin olarak.evet belki doktor değilim ama başımızdan geçen tecrübelere karşın böyle yazıp insanları aydınlatmaktır gayem.doktorlar olasılıklara dayanarak muayanalerini yapa dursun iş işten geçtikten sonra keşke aldırsaydınız sözüyle bir başka doktordan duymadan önce,aldırın kardeşim.ancak gebelik durumu varsa sakın bu ameliyata girişmeyin.çünkü biz bunu yaşadık ve bebeğimizde öldü ve azkalsın eşimde masada kalacaktı.ayrıyetev bir dava açtım.doktor tahlillerinde neye dayanarak tahlilde gebelik durumunu sorgulamamışsa artıko kadar testin içinde bu yok.çıldırıyorum.buysa doktorluk bırakın kardeşim bu işi.30 yaşından önce aldırmanın kanser riski taşıdığı söylendi,34 yaşında aldırma kararı aldıkama eşimin doğurganlığını unutmuş olacakki doktor efendi,azdaha eşimi masada bırakacaktı.bizde yaşayarak öğrendik.ameliyat sonrasındaki bütün kontrellerde bizi resmen uyuttu ve salak yerine koydu.şimdi sıra bende,bakalım insan hayatı bukadar ucuzmu,hekesin bir mesleği var ve ölçüdede hakettiğinin karşılğını devlet fazlasıyla zaten veriyor.sanırım meslek kişilikle tamamen doğru orantılı işliyormuş bunu öğrendik,hani derler ya elinin hamuruyla bilmem neye karışmıyacan,buradan doktorlara göndermem olsunkardeşim masadaki can tekrar hatırlatırım.parasınıda geçtik,birazdaha onurlu davranmanız temennilerimle.ölümüne sebep olduğun bebeğin öbür tarafta nasıl karşısına çıkıcaksınız.allah o canı yarattıysa vardır bildiği,din imanda kalmamış,daha neyi sorgulayacağız.rabbim bizleri korusun.buradan duyurumdur.doktorlara güvenmeyin hep olasılıklara dayanarak iş yapıyorlar,neden okadar tahlil yaptırıyrsunuz.evet boyumuzu aşan bir soru,aman bir doktor duymasın.elinde çıkan tahlillerin sonucu gözler önündeyken nedir bu olasılıklarsöylüyeyim cevabını,hastaya birşey olduğunda kıvırarak ortadan sıyrılmanın adıdır,maalesef tıp ın acı gerçeği,ama işini gerçekten yapan,kesin ve kati bir sonuçla şu yapılmalı bu yapılacak diyerek operasyonundan başarılı bir sonuç alan doktor abilerimize hiçbir sözüm olamaz,olmazda.sadece doktor değil hangi meslekte olursanız olun,işin hakkını verin kardeşim.ben eşimin hamile olduğunu kazara kendi çabamla öğrenmesem.ikinci bir riskte,bebek eşime verilen narkozdan zarar görmüş ve bebeğim iz eşimin karnında lse eşim yine ölme riskiyle karşı karşıya kalacaktı,çok zor bir durum.rabbim tekrarını yaşatmasın,bukadar uzun yazdım umarım yayınlarsınız.biz 21 yaşında safra kesesinin alınmasını hastaya önern ve karar alıp uygulayan ve sonrasında hastanın ölümüne sebebiyet veren doktoruda,o sabiyide unutmadık medyalara yansıyan bi olay o,bu olay diyarbakır ın idil ilçesinde meydana gelmiş ve doktor rahat bi şekilde vicdanının rahat olduğunu ve tıpta bazen bu durumlarla maalesef karşılaşabiliniyor,diye açıklama yaparak kendini savunuyor.tecrübesizliğin kurbanı olan bu bacıma allahtan rahmet diliyorum.rabbim bu tıp şehidini cennet makamıyla ödüllendirsin inşallah.oysaki bizede doktr 30 unu beklemek zorundasınız diye ameliyatımızı yapmamaıştışimdi bu doktorunda alnından öpülmezde ne yapılır.herşey apaçık ortaya döktüm.yaşanılan tecrübemi kitap yazıp parayla satmıyorum,alıp almamakta özgürsünüz.son sözüm,ne olursa olsun hayatınızı olasılıklara bırakmayın,sadece tıpta değil her alanda dır bu sözüm.saygıyla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.