1-) İnternet ağı sayesinde Dünya’nın bir ucundaki bir bilgiye kolayca ulaşabiliyoruz. Teknolojinin gelişimi yaşam standartlarını artırmakta ve insana daha rahat bir yaşam olanağı sunmaktadır.Milattan öce 5000 yılında saatte 2-3 km hız yapabilen kızaklarla taşımacılık yapılırken 20.yy’da jet motorlarının yapılmasıyla saatte 1000 km’lik hızın üzerine çıkılmıştır.
2-) Teknoloji sayesinde insanlar daha rahat yaşam koşullarına sahip olurlar ve işlerini daha çabuk ve daha rahat yaparlar böylece ömürleri uzar.Evlerimizde kullandığımız çamaşır bulaşık makinelerinden tüm teknolojik aletler işlerimizi daha rahat yapmamıza olanak sağlar.
Evlerimizde kullandığımız teknoloji ürünü araçlar sayesinde işlerimizi daha kısa sürede,daha rahat ve daha az enerji harcayarak yapabilmekteyiz.
3-) Teknoloji tıp alanında da çığır açan ürünlerle insanların hayatına olumlu etki etmektedir.
Sinirbilim alanında kullanılan son teknolojiler (fonksiyonel beyin görüntülemesi, ruhsal durum ve beyin fonksiyonları üzerinde etkili ilaçlar, beyin yapısı, fonksiyonu ve düzeni ile ilgili araçlar) bir çok etik sorunun tartısılmasına neden olmaktadır. Bu sorunlardan en önemlisi; bu teknolojilerin herhangi bir tıbbi endikasyon olmadan, bireylerin zihinsel ve beyinsel yetenek ve kapasitelerinin gelistirilmesi veya güçlendirilmesi amacıyla kullanılmasıdır.
Vücut üzerinde standard noktalara yerleştirilmiş elektrodlar arasındaki kalbe ait voltaj-zaman fonksiyonunu kaydeden elektronik cihazlara elektrokardiograf denir. Bu cihazlar kayıt yapılacak elektrod çiftlerinin seçildiği bir devre, kalbe ait olmayan elektriksel potansiyel değişikliklerinin süzüldüğü bir filtre devresi, amplifikatör (yükseltici) ve kayıt ünitelerinden oluşur. Voltaj-zaman fonksiyonu kağıt üzerine yazdırılabildiği gibi, bir monitörden de izlenmesi mümkündür.
Ekg ve Defibrilatör
Mamografi ; yoğunlukları ve atom numaraları birbirine yakın olan kas , yağ ve memenin glandüler yapılarını incelemek amacıyla kullanılan bir yumuşak doku radyografisi yöntemidir.
İlk olarak Albert Solomon 1913’te mastektomi spesimenlerinde tümörün aksiller lenf nodlarına yayılımının gösterilmesinde radyografilerin yararlı olabileceğini bildirmiştir.Daha sonraki dönemde, 1930 yılında L. Warren Stanford in vivo mamografi uygulamasını gerçekleştirmiştir.
Mamografi
Voltametri, bir indikatör veya çalışma elektrodunun polarize olduğu şartlarda uygulanan potansiyelin fonksiyonu olarak akımın ölçümüne dayanır. Voltametride kullanılan mikroelektrot iç çapı 0,03 – 0,05 mm olan cam bir kapiler borudan akarak büyüyen ve belli bir büyüklüğe geldiği zaman koparak düşen bir civa damlasıysa, yöntemin adı Polarografi ve elde edilen akım-gerilim eğrisinin adı ise polarogram olur. Civa damlaları kapiler borudan sabit bir hızla ve dakikada 10-60 kez olmak üzere düşer. Civanın damlama hızı kapiler borunun bağlı olduğu civa haznesinin yüksekliği ile ayarlanır.
Voltametri cihazı
Görüldüğü gibi teknolojinin gelişiminin tıbba yararı büyüktür.
4-) Eğitimde de teknolojinin yararı vardır.Episkop,projeksiyon makinesi,televizyon,dvd-vcd,video oynatıcı gibi cihazlar okullarda kolaylık sağlamaktadır.
opak baskıları yansıtmak için projektör
Episkop
Tepegöz projeksiyon cihazı
5-) Günümüzde teknolojinin olumlu bir sonucu da bilgilerin,düşüncelerin,duyguların geniş insan kitlelerine daha kolay aktarılabilmesidir.Matbaayla birlikte Avrupada birçok kitab basılmış ve aydınlanma çağı başlamıştır.Günümüzde internet,gazete,televizyon,radyo ve çeşitli iletişim araçları sayesinde daha çok insana duygularımızı,düşüncelerimizi,yapmak istediklerimizi aktarabilmekte dünyadaki insanların fikirlerinden de haberdar olmaktayız.Ayrıca teknoloji ulaşımda da çok işimize yaramaktadır.Uzun yollara kısa sürelerde gidebilmekteyiz.
Matbaa makinesi kitapların,gazetelerin,dergilerin vb… hızlı basılmasını sağlayarak toplumu aydınlatmakta yardımcı olmaktadır.
Teknolojinin ürünü olan ulaşım araçları sayesinde uzun mesafelere kısa zamanda ulaşabiliyoruz.
enerji
İŞTE ‘NE YAPSAM DA ZAYIFLASAM?’ SORUSUNA CEVAP :
Havaların yavaş yavaş ısınmaya başladığı şu günlerde özellikle bayanların aklına takılan en çetrefilli soru, ‘Acaba ne yapsam da zayıflasam? oluyor.
Uzmanlara göre kadınların aklına takılan bu sorunun cevabı çok basit: Bitki çayları. Yeşil çay, biberiye, kekik, mate ve funda yaprağı karışımıyla ayda ortalama beş kilo verebilirsiniz.
Baharın ilk günlerindeyiz. Yaza daha üç ay var. Bir başka deyişle kışın aldığınız kilolardan kurtulmanız için üç ay süreniz var. Bu süre yaza sağlıklı ve ‘fit’ girmek için yeter de artar bile. Peki ama nasıl yapmalı, hangi diyetisyene gitmeli, hangi diyetleri günü gününe takip etmeliyiz? Telaşlanmayın! Size bir diyet programı önerecek değiliz. Hemen her aktarda bulabileceğinizbeşi bir yerde formülü ile üç ayda 20 kilo vermeniz mümkün! Nasıl mı? Şöyle: Mate yaprağı, kekik, funda yaprağı, biberiye ve yeşil çaydan oluşan karışımı, günde üç fincan içmeniz yeterli. Biz söylemiyoruz, uzmanlar öyle diyor!Sağlıklı beslenme ve yaşam uzmanı Dr. Ender Saraç, doğal yollardan kilo vermenin insan sağlığı için büyük önem taşıdığını söylüyor. ‘Bitki yaprakları, dengeli bir şekilde kullanıldığında vücuttaki yağları yakmaya ve kolesterolü dengelemeye yardımcı oluyor’ diyen Saraç, bitki çayı diyetiyle ayda beş kilo vermenin mümkün olduğunu vurguluyor. Sağlıklı yaşam uzmanı, bitki karışımlarından elde edilen zayıflama çayının günlük iki veya üç bardaktan fazla içilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Saraç, “Diyet çayları hazırlanırken bitkiler kaynatılıyor. Bu yanlış bir uygulama. Doğru ve etkili bir bitki çayı hazırlamak isteyenler, suyu kaynattıktan sonra yaprakların demlenmesini beklesin.” şeklinde konuşuyor.
Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Taylan Kümeli ise yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte sağlıklı bir bedene sahip olmak isteyenlerin bitki çaylarına yöneldiğini belirtiyor. Toksinlerin doğal yöntemler sayesinde kolayca atılabileceğine dikkat çeken Kümeli, bitki çaylarının içerisine tatlanması için şeker karıştırılmasının yanlışlığına dikkat çekiyor. Bu karışımların bazı hastalarda alerjiye yol açabileceğini hatırlatan Kümeli, ‘Çabuk zayıflamak için aşırıya kaçmayın.’ uyarısını yapıyor.
Mısır Çarşısı’nda şifalı bitkiler satan Sait Develi, yağ sökücü, tok tutucu ve sindirimi kolaylaştırıcı bitki yapraklarından hazırlanan ‘beşi bir yerde’ karışımının son derece etkili olduğu, müşterilerden olumlu tepkiler aldıkları bilgisini veriyor. Mate, yeşil çay, funda, biberiye ve kekik yapraklarının sıcak suda demlenmesiyle oluşan karışım, vüvutta biriken toksin ve ödemi atarak ayda yaklaşık beş kilo vermenizi sağlıyor.
Her şifalı ot zayıflatır mı?
Ünlülerin diyetisyeni Selahattin Dönmez: 2006 yılı American Journal of Clinical Nutrition dergisi mart sayısında yayınlanan bir makalede bitki çaylarının zayıflama üzerindeki olumlu sonuçlarına yer verilmişti. Ben, bir diyetisyen olarak kilo problemi yaşayan hastalara bitki çaylarını öneriyorum. Peki, nedir bu bitki çayları? Her şifalı ot, zayıflamaya yardımcı olur mu? Tabii ki bu mümkün değil. Doğal ortamda yetişen kekik, yeşil çay, biberiye, mate ve funda yaprağının ortak bir özelliği var. O da şu: Bu bitki yaprakları kış aylarında insan vücudunda biriken toksinlerin atılmasına yardımcı oluyor. Ama bu diyetin yanında gün içerisinde alınan besinlere çok dikkat etmek gerekir. Eğer sıkı bir gıda diyetinin yanında günlük iki ya da üç bardak taze demlenmiş bitki çayları da kullanılırsa kilo vermeye yardımcı olur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise bu bitkilerin bir uzman kontrolünde alınmasıdır.
Diyetisyen Oya Yüksek: Bu bitkiler, insan metabolizmasını hızlandırarak vücutta oluşan ödemi atmaya yardımcı oluyor. Özellikle yeşil çay, bunlar arasında en etkili olanı. Bitki yapraklarından oluşan bu karışımın doğal olması ve kimyasal madde içermemesi sebebiyle pek çok kişi tarafından kullanılıyor. Burada önemli olan ise ‘doğal’ diyerek aşırıya kaçmamaktır.
Beşi bir yerde nasıl hazırlanıyor?
Bir litre kaynamış suya birer çay kaşığı mate, yeşil çay, funda, biberiye ve kekik yaprağı atılır. On dakika demlenmesi bekelenir ve süzülerek içilir.
ENDER SARAÇ: Doğal yollardan kilo vermek, insan sağlığı için büyük önem taşıyor. Bitki çayı diyetiyle ayda beş kilo vermek mümkün. Ancak günde iki ya da üç bardaktan fazla içilmemeli.
TAYLAN KÜMELİ: Son zamanlarda zayıflamak isteyenler bitki çaylarına baş vuruyor. Kış aylarında vücutta biriken toksinler kolayca atılabiliyor. Ancak bu karışımları içerken dikkat edilmeli, aşırıya kaçmamak lazım.
SELAHATTİN DÖNMEZ: Her şifalı ot, zayıflamaya yardımcı olur mu? Sıkı bir gıda diyetinin yanında günlük iki ya da üç bardak taze demlenmeş bitki çayları da kullanılırsa kilo vermeye yardımcı olur.
Hangi bitki, ne işe yarıyor?
Mate yaprağı: Tüm dünyada obezite tedavisinde kullanılan mate çayı, yağ emilimini engelleyerek vücuttan su atımını kolaylaştırıyor. Her yaşta insanın rahatça kullanabileceği bitki, iştahı kapatarak zayıflamaya yardımcı oluyor.
Yeşil çay: Son yıllarda kullanımı bir hayli artan yeşil çay, vücutta biriken toksinleri atarak sindirimi kolaylaştırıyor.
Funda yaprağı: İyi bir böbrek çalıştırıcı ve idrar sökücü olan yaprak, bu özelliğiyle zayıflamaya yardımcı oluyor.
Biberiye: Yağ eritici ve hazım kolaylaştırıcı bu bitki, vücutta biriken toksinleri atarak ideal bir kiloya kavuşmanızı sağlıyor.
Kekik: Halk arasında yaygın olarak kullanılan kekik, sindirimi kolaylaştırarak vücuttaki fazla suyu atarak kilo vermenizi sağlıyor.
İştah azaltan 10 bitki
Sağlıklı kilo vermek isteyenler, iştah azaltan ve yağ yakımını hızlandıran bu bitkileri tercih ediyorlar…
* At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki, yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.
* Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem.
* Adaçayı, zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.
* Fesleğen, vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.
* Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.
* Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.
* Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.
* Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.
* Sinameki, kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.
* Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.
Beşi bir yerde bitki çayı hakkında bir görüş (internetten alınmıştır)
BEN DE İÇİYORUM,Bir haftada 4 kilo verdim bile….Kaç kilosun demeyin sakın,kesinlikle söylemem.Kadınların yaşı ve kilosu sorulmaz çünkü!
Havaların yavaş yavaş ısınmaya başladığı şu günlerde özellikle bayanların aklına takılan en çetrefilli soru, ‘Acaba ne yapsam da zayıflasam?’ oluyor.
Arkadaşlar,ben 1 haftadır bu çayı içiyorum.Yemeklerden yarımsaat önce bir su bardağı içilecek.Bir günde 4 bardaktan fazla içilmemesi diye uyarıda bulunuyor uzmanlar.Çünkü,biliyorsunuz herşeyin bir karar noktası var,fazlası zarar.Sıkı bir diyet yapmadan,aç kalmadan zayıflama,çok güzel valla.Hiçbir yan etkisini görmedim.Yalnız şunu şöylemem lazım,bol sıvı alın(bu çayı içerken lavaboyu sıkça ziyaret edeceksiniz),hafif bir diyet yapın(ekmeği azaltın,tatlıdan az yiyin gibi.)Hareket şart.Düzgün bir fizik ve sağlıklı bir yaşam istiyorsanız,haydi bitki çayına!
Uzmanlara göre kadınların aklına takılan bu sorunun cevabı çok basit: Bitki çayları. Yeşil çay, biberiye, kekik, mate ve funda yaprağı karışımıyla ayda ortalama beş kilo verebilirsiniz.
Beşi bir yerde nasıl hazırlanıyor?
Bir litre kaynamış suya birer çay kaşığı mate, yeşil çay, funda, biberiye ve kekik yaprağı atılır. On dakika demlenmesi beklenir ve süzülerek içilir.
Yağ Yakımını Hızlandıran Çaylar
Vücutta yağ yakımı metabolizma hızının rutininden çıkmasından 13 dakika sonra başlar. Gün içinde kaslarınızı zorlamadan yaptığınız aktiviteler sırasında vücudunuzun çalışma hızına rutin metabolizma adı verilir. Egzersizlere başlamadan önce kondisyon yani tempolu yürüyüş ya da steper cihazı ile ön hazırlık yapmakta ki amaç vücudu rutin metabolizmadan çıkarıp ağırlık çalışmalarında yalnızca yağ yakımını sağlamaktır. Peki yağ yakımının daha verimli olabilmesi için besinlerle metabolizmamızı hızlandırmamız mümkün mü? Elbette mümkün. Yediğimiz yiyecekler ve tükettiğimiz sıvılar içinde vücut metabolizmasına çeşitli etkiler yapan içerikler vardır. Örneğin kahve içinde ki kafein vücut metabolizmasını arttırırken adaçayı ve melisa gibi bitkiler vücut metabolizmasını yavaşlatır. Sadece yiyeceklerde dışarıdan gelen etkiler bile metabolizmanızı etkiler. Örneğin soğuk havalarda vücut metabolizması daha hızlı çalışır çünkü vücut kendi ısısını korumaya çalışır bunu yaparkende metabolizma hızını arttırır. Aynı şekilde soğuk su ile duş almakta metabolizma hızını arttırır. Metabolizma hızının artması yağ yakımını doğrudan etkiler. Sürekli yediği halde zayıf kalan insanların metabolizmaları çok hızlı olduğu için yediklerini depo etmeyip sürekli harcarlar. Sizde eğer fazla kilolarınızdan kurtulmak için yağlarınızı etkili bir biçimde yakmak istiyorsanız bitki çaylarından yararlanabilirsiniz.
Yağ yakımını hızlandıran en etkili bitki çayı kuşkusuz yeşil çaydır. Yeşil çay içinde ki ketaşin yapısı sayesinde yağın vücutta depolanmasını engellerken aynı zamanda metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımına yardımcı olur. Tabi zayıflamak için yeşil çay içip beklemek size istediğinizi vermez. Yeşil çay yalnızca yağ yakımının egzersizler içinde daha erken olmasını sağlar. Yeşil çay olmadan kondisyon hareketleri ile 20 dakika sonunda vücudunuzda yağ yakımı başlarken yeşil çay içimi ile bu süre 12 dakikaya kadar düşmekte. Yani kondisyona başladıktan 12 dakika sonra vücudunuz artık enerji ihtiyacı için yağ yakmaya başlamış olacaktır. Ardından yapacağınız ağırlık çalışmaları ile de daha hızlı kaslarınızı şekillendirip istediğiniz fiziğe sahip olabileceksiniz.
Yağ Yakımını Hızlandıran Yiyecekler?

Bazı yiyecekler metabolizmayı hızlandırırken yağ yakımını da tetiklemektedir. Kilo vermek bazı kişiler için gerçekten zor olabilmekte bu nedenle diyetlerine uygun miktarlarda belirli yiyecekleri ekleyerek bunu hızlandırmak mümkün.
Yağsız et Protein sindirimi daha geç tamamlandığından zayıflama diyetlerinde yağsız et tüketimi kalori yakımını %5 daha fazla artıracaktır. Ayrıca proteinler yağ ve karbonhidratlara göre daha fazla tokluk hissini artırmakta. Derisi alınmış tavuk, hindi, balık, dana eti kızartılmadan haşlama veya ızgara tercih edilebilir.
Light süt ve süt ürünleri
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki günde 1000-1300mg kalsiyum tüketimi kilo kaybını 2 kat daha fazla artırmaktadır. Kalsiyumun yağ hücrelerini hacmen azaltıcı etkisi olduğu araştırmalarca desteklenmektedir. Light yoğurt, süt ve peynirleri tercih edin.
Tam buğday unu ve yulaf
Yüksek oranda lif içermesi ve düşük glisemik indekse sahip olması nedeniyle beyaz unlu mamuller yerine tam buğday unuyla yapılmış ürünleri tüketmek sizi daha fazla tok hissettirecektir. Böylelikle kan şekerinizi daha regüle olacak ve kendinizi daha tok hissedeceksiniz
Narenciye ve ahududu, böğürtlen
Bu meyveler özellikle C vitamininden ve flavonlardan zengindirler. Flavonlar ise metabolizmayı ve yağ yakımını hızlandırmaktadır. Özellikle spor öncesi tüketilen C vitamininden zengin meyveler yağ yakımını %30 artırmaktadır.
Yeşil çay
En fazla yeşil çayda bulunan kateşin adlı antioksidan maddenin kilo kaybını hızlandırdığı ve özellikle karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, metabolizmayı hızlandırdığı araştırmalarca desteklenmekte. Günde 2-3 fincan yeşil çayı mümkünse limonlu içmeye çalışın.
Kurubaklagiller
Kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, soya fasulyesi, bakla, barbunya bitkisel protein içeren ve demirden zengin besinlerdir. Protein olarak etle kıyaslandığında yağ miktarı daha az ve kan şekerini yükseltme etkisi daha düşüktür. Soya ayrıca kolin denilen bir enzimden de zengindir, kolin karaciğerden yağ atımını hızlandırmaktadır.
Yağlı balıklar, fındık, badem, keten tohumu
Yağlı balıklar ve yağlı tohumlar yağ yakımını hızlandıran esansiyel yağ asitlerinden zengindir. Her gün tüketilen 10-15 adet fındık, badem, ceviz, 1 yemek kaşığı kadar salata, çorba, yemek veya yoğurdunuza katabileceğiniz keten tohumu ve haftada en az 2 kez tüketilen balık sağlıklı bir zayıflama programı ile beraber kilo kaybını hızlandırmaktadır. Balığın özellikle kadınlarda leptin seviyesini dengelediği de bilinmektedir. Leptin, iştahı baskılayan, insulin salınımını etkileyen bir hormondur.
Tarçın
Günde tüketilen yarım çay kaşığı kadar tarçının en başta şekeri dengelediği artık bilinmekte, bunun yanı sıra tarçın tükettiğiniz yiyeceklerin yağa dönüşümünü de azaltmaktadır. Tarçını tek başına tüketmek biraz zor olabilir, günlük tüketmeniz gereken süt veya yoğurt içerisine katarak daha rahat tüketebilirsiniz.
Acı biber
Acı biber içerisinde bulunan kapsaisin adlı madde metabolizmayı %23 hızlandırmaktadır. Günlük aynı kaloriyi alıp ama yemeklerine acı biber ilave edenlerin etmeyenlere göre daha hızlı kilo verdiği yapılan araştırmalarca da desteklenmekte.
Köri ve hardal
Hardal ve köri yağın depolanmasını azaltıp, kan şekerini dengelemektedir. Salata veya sandviçlerinize yağ yerine ilave edebilirsiniz.
Zencefil ve sarımsak
Zencefil ve sarımsak vücutta vazodilatör olarak etki gösterir yani damarları genişletip vücut ısısını artırmaktadır. Böylelikle metabolizmayı da %20 civarında hızlandırabilmektedir.
Sağlıklı Beslenin, Sağlıklı Yaşayın..
Dyt.Özlem Sert Aydın
Vucudunuzu doğal yolla 3 günde yağlardan arındırma
Bazı besinlerin yağ yakımı ve toksin atılımı sağlayarak zayıflamanıza yardımcı olduğunu biliyor muydunuz?
Bu program sayesinde 3 günde kendinizi yenilenmiş ve tazelenmiş hissedeceksiniz.
Uzun zamandır uğraşıyor fakat kilo veremiyorsunuz… Bunun altında yatan neden doğru besinleri seçememeniz olabilir.
Aşağıdaki listede yer alan besinler vücuda faydalı vitamin ve mineraller içermelerinin yanı sıra yağ yakımını hızlandırma özellikleriyle de biliniyorlar. Detoks programına geçmeden önce bu besinlerin hangileri olduğuna bir göz atın ve sadece program sırasında değil program sonrasında da bunları sofranızdan eksik etmeyin.
Yağ yakma uzmanları
Suyosunu: Düşük kalorili suyosunu için adeta ilaç tanımlamasını yapmak kesinlikle yanlış değil: içindeki vitamin ve minerallerle tiroid bezlerinin çalışmasını düzene sokuyor, metabolizmayı hızlandırıyor ve tüketilen besinler kolay yakılmasına yardımcı oluyor.
Ananas: Ananastaki bazı enzimler, balık ve kırmızı etteki proteinin daha kolay parçalanmasına yardımcı oluyor. Böylece protein, hücreler içinde daha kolay emilebiliyor, vücut bu proteinlerden daha fazla yarar sağlıyor. Ananas aynı zamanda vücudun enerjisini artırarak daha fazla yağ yakılmasını da sağlıyor.
Elma: Elmanın sağlımıza pek çok faydası olduğunu artık herkes biliyor. Bu faydaların arasında özellikle bir tanesi kilo vermenize yardımcı olabilir. Hangisi mi? Tabii ki iştah kapatması. Elmadaki pektin sizi uzun süre tok tutar ve gereksiz atıştırmaları önler. Üstelik bir tanesi ile doymazsanız bir ikincisini yemekte hiç sakınca yok!
Enginar: Enginarda bulunan “cynarin” isimli madde vücuttaki toksinlerin atımını kolaylaştırıyor. Karaciğerin dostu olarak bilinen bu sebze bol magnezyum içeriyor ve yağ yakımını hızlandırıyor. Ayrıca bağırsakların çalışmasını da düzene sokuyor.
Fasulye: Yağ oranı düşük ve protein açısından zengin fasulyenin her türü, zayıflamak isteyenlerin listesinde mutlaka bulunmalı. Tok tuttuğu için atıştırmayı da önleyen fasulye, Kolesterolü düzenliyor, metabolizmayı hızlandırıyor, yağ yakımın kolaylaştırıyor. Tüm bu özelliklerin, nohut ve mercimekte de bulunduğunu hatırlatalım…
Kırmızı acı biber: Bibere acı tadın veren “capsaicin” maddesi metabolizmayı hızlandırıyor, vücut ısısını artırıyor. Vücut yükselen ısıyı düşürmek için ekstra enerjiye ihtiyaç duyuyor ve böylece yağ yakımı kolaylaşıyor. Zerdeçal da, vücutta kırmızıbibere benzer etkiye sahip.
Yabanmersini: C vitamini bombası yabanmersini aynı zamanda çok güçlü bir antioksidan. Ona koyu rengini veren madde serbest radikalleri yok ederek, toksinlerin dışarıya atılmasını kolaylaştırıyor. Yabanmersini yağ hücrelerinin çözülmesine de yardımcı oluyor.
Rezene: Çok güçlü bir aromaya sahip bu bitkinin içindeki uçucu yağlar metabolizmayı hızlandırıyor, enzim oluşumunu artırıyor ve bu enzimler yağların vücutta depolanmasını önlüyor.
Tavuk eti: Derisinden ayrılan beyaz tavuk eti protein açısından zengin, yağ açısından ise son derece fakirdir. Tavuğun yanı sıra piliç, deve kuşu ve hindi eti de aynı özelliğe sahip. Ayrıca bu gıdalar zengin birer protein kaynağı olarak cildin yağ dokusunu güçlendirirler.
Salatalık: Hemen hemen hiç kalori içermeyen salatalık, potasyum, kalsiyum ve demir açısından çok zengin. Selülitlere karşı kullanabileceğiniz bu gizli silah, vücudun su ihtiyacını karşılamaya da yardımcı.
Zencefil: Zencefil de, içerdiği yağlarla, tıpkı kırmızı acı biber gibi kalori yakımını hızlandırır. Aynı zamanda midenin yeterli derecede enzim salgılamasına yardım ederek sindirimi kolaylaştırır.
Kahve: Yapılan tüm araştırmalar kahvede bulunan maddelerin yağ yakımını hızlandırdığı yönünde. Bunun yanı sıra vücudun ısısını yükselterek kan basıncını da yükseltiyor. Böylece kan dolaşımı hızlanıyor ve zararlı maddeler dışarıya daha kolay atılıyor.
Kivi: Yüksek miktarda C vitamini içeren kivi – bir tanesi günlük ihtiyacı karşılıyor- vücutta depolanan yağların yakılmasına büyük ölçüde yardımcı oluyor.
Kıvırcık salata: Ülkemizde sofraların vazgeçilmez besinlerinden birisi olan kıvırcık salata, kas yapımına yardımcı olan potasyum açısından çok zengin. Vücudun kaslı olması ise hızlı bir metabolizmayla aynı anlama geliyor. Kıvırcık salatanın bol miktarda C vitamini içerdiğini, bunun dış yapraklarda daha fazla miktardayken iç kısımda kalan yapraklarda oldukça azaldığını da belirtelim.
Karides: Düşük miktarda yağ ve kalori içermesine rağmen yüksek miktarda protein ve aminoasit barındırıyor. Ayrıca içindeki glikonlar, bağ dokularını güçlendirme özelliğine sahip ve selülite karşı da tek kelimeyle birebir.
Kuzu eti: Kuzu etinde kalori yakma özelliği bulunan ‘karnitin’ maddesi bolca bulunuyor. Bu madde özellikle karaciğerin çalışması ve temizlenmesine yardım ediyor.
Balık ve deniz mahsulleri: Balık ve deniz mahsulleri sağlıklı bir vücut için en önemli gıdaların başında geliyor Çünkü bunlar kalp ve damarlar için son derece faydalı olan omega-3 gibi doymuş yağ asitleri açısından çok zengin.
Süt ve süt ürünleri: Süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyum, sindirimi kolaylaştıran enzimleri harekete geçiriyor. Yine bu besinlerde bulunan B2 vitamini, vücudun enerji ihtiyacını artırırken karnitin, yağın depolarından alınıp kas dokularına taşınmasını ve orada enerjiye dönüşmesini sağlıyor. Soya sütü ise bu özelliklerin yanı sıra düşük kolesterol içermesiyle de tercih ediliyor.
Papaya: İçerdiği protein ve yağ yakımını hızlandıran enzimler sayesinde sindirimi de kolaylaştırıyor. Yağ, protein ve karbonhidratı birbirinden ayırarak bunların vücut için en iyi şekilde kullanılmasına yardımcı oluyor. Metabolizmayı harekete geçirdiği için vücuttaki yağ oranının azalmasını hızlandırıyor.
Kırmızı dolmalık biber: Gerçek bir C vitamini deposu olan kırmızı dolmalık biber, yağ yakımını kolaylaştırıyor, mide asitlerininin dengeliyor ve sindirimi düzenliyor. Tüm bunlar vücudun zararlı maddelerden daha kolay bir şekilde arınmasını sağlıyor.
Kereviz: Sindirimi kolaylaştıran kereviz, bu özelliğiyle, formunu korumak isteyenler mutlaka bol miktarda tüketmesi gereken besinlerin arasında yer alıyor.
Kuşkonmaz: Bu lezzetli sebzenin 100 gramında sadece 18 kalori bulunuyor. İçerdiği zengin mineraller vücutta drenaj etkisi yaparak kanı temizliyor.
Çay: Çayın hemen hmen tüm çeşitleri yağ yaktırıcı özelliğe sahip. Örneğin yeşil çay, içindeki bioflavonoidler yardımıyla metabolizmayı harekete geçiriyor ve düzenliyor. Mate çayı ve Çinli Pu-erh çayı da benzer özelliklere sahip.
Domates: Potasyum açısından zengin domates sindirimi de çok kolaylaştırıyor. İçindeki mineral ve vitaminler tüketeni tok ve zinde tutuyorr. İçindeki likopen ise çok etkili bir antioksidan ve hücreleri koruyor.
Limon, portakal, greyfurt: Gerçek birer C vitamini deposu olan bu meyveler içerdikleri flavonoidler sayesinde hem iyi birer yağ savaşçısı hem de bağ doksunu güçlendirdikleri için cildin dostu. Midesini düşünenler portakal yerine greyfurtu tercih edebilir…
İnsan vücudunun sağlıklı beslenmesi için ihtiyaç duyduğu ana besinlerden biri de kuşkusuz meyvelerdir. İçerdikleri vitamin ve mineraller bakımından her mevsim tüketilmesi gereken meyveler bulunduğu gibi, ihtiyaçtan fazlasıyla tüketilen ya da belirli rahatsızlıklara olumsuz etki yapan meyveleri bilinçsizce yemek hem sağlığımıza olumsuz etki yaratır hem de vücutta kilo alımına yol açar. Meyve kilo aldırır mı diye merak edip araştırdığımızda karşımıza belli başlı durumlar çıkmaktadır. İlk olarak, meyveler kalori bakımından bir çok hazır gıdadan daha az kaloriye sahip olabilirler ancak içerisindeki şeker miktarından dolayı tüketimine dikkat edilmediği noktada bireyin kilo almaya başlaması kaçınılmaz olacaktır. Meyvelerin genelinde früktoz adı verilen besin şekeri bulunur. Özellikle insülin direnci olanlar için bu dikkat edilmesi gereken bir enzim türüdür. Karpuz, muz, üzüm gibi meyveler aşırı tatlı meyveler olduklarından ve doğal olarak içerisinde yoğun früktoz bulunduğundan tüketiminde aşırıya kaçıldığı noktada hem kilo aldırıyor hem de vücuttaki ürik asit seviyelerini çok fazla yükseltiyor. Normal bir bireyin günde alması gereken früktoz miktarının 15-20 gram arası olması gerektiği düşünülürse, bu meyvelerden fazla tüketildiğinde günlük 30-40 grama varan değerler ortaya çıkıyor. Bu değerler vücutta kan şekeri dengesinin bozulmasına ve insülin direncinin hayli tetiklenmesine yol açıyor. Üstelik bu früktoz içeriği biraz da karbonhidrat içeren bir besin olarak sayılabileceği için kilo aldırması bakımından daha dikkatli tüketilmesi gerek.
Tüm bu anlatılanlardan yola çıkarak yapılması gerekenlerin en başında meyveleri tüketim zamanımıza ve miktarımıza dikkat etmek gelmektedir. Mevsiminin dışında tüketeceğimiz meyveler doğal olarak früktozunun yanında bir de hormonlu olacağı için size ekstradan kalori olarak geri dönecektir. Bunun dışında bir diğer önemli nokta da meyve tüketimi ne sıklıkla yaptığımızla ilgilidir. Meyveleri günde ara öğün olarak yesek de, normal yediğimiz yiyeceklerimizin yanında ek besin olarak da tüketsek de adetlerine ve içeriğine her daim dikkat etmemiz gerekmektedir. Örneğin; ara öğün olarak bir tabak dolu dolu meyve yemenin ya da ek öğün olarak 2 portakal 2 mandalina gibi meyve tüketiminde bulunursak bize yarardan çok kilo alımı zararı olarak geri dönecektir. Bu miktarı ancak ek öğünlerde birer küçük boyutta meyveyle ya da ara öğün olarak yiyeceksek aynı şekilde ara öğünlerin sayısını 3-4 civarında tutup az ve küçük boyutlarda meyve tüketmek kilo alımı ve sağlığımıza faydası açısından daha makbul olacaktır. Meyve tüketiminde yaşın ve cinsiyetin de göz ardı edilemez bir önemi vardır. Genç bir insanın yediği, küçük bir çocuğun yediği ya da yaşlı bir insanın yediği meyvenin kendi bünyelerine sağlayacağı enerji ve sağlık açısından farklılıkları bulunmaktadır. Hareketsiz bir bireyin yediği meyve miktarıyla aldığı kalorinin, hareketli bir hayat tarzı süren kişinin aldığı kaloriyle karşılaştırılması mümkün değildir çünkü meyveyle alınan kalori hareketler sayesinde yakılır ve kilo alımı engellenebilir. Sürekli sabit bir alanda hareketsiz bir yaşam süren kişinin bu kalorileri harcaması olanaksızdır ve doğal olarak tükettiği meyvelerin kendisine kilo aldırmasına karşı koyamayacaktır. En son olarak dikkat edilmesi gereken nokta ise dışarıda hazır satılan meyve sularıdır. Bu meyve sularına ”früktoz bombaları” demek gayet mümkündür. Zaten içerisinde şeker bulunan meyvelerin bu şekilde şişelenip bir sürü işlemden geçmesi ve içerisine ekstradan şeker konulması onu asla sağlığımız için yararlı bir besin haline getirmez, aksine kilo alım sürecini gayet hızlandırmış olur.
Meyvelerin miktarlarına göre kalorileri nelerdir?
Kiraz : 100 gram kiraz 70 kaloridir.
Şeftali : 1 adet orta boyutlardaki şeftali 42 kaloridir.
İncir : 1 adet incir 37 kaloridir.
Üzüm : 100 gram üzüm 65 kaloridir.
Portakal : 1 adet portakal 60 kaloridir.
Kayısı : 1 adet küçük kayısı 15 kaloridir.
Elma : 1 adet orta boy elma 63 kaloridir.
Hemen hemen bütün doktorlar gece yatmadan önce yenilen yemeğin hem uykuya hem de metabolizmaya zarar verdiğini söylüyorlar. Gece yatmadan önce yenilen yemek mideye zarar vermektedir. Çünkü, mide sindirim işlemini bitirmiştir tekrar yemek yediğinizde sindirime devam eder. Böylece, mideniz zarar görebilir.

Gece yenmemesi gereken gıdalar ;
Kuruyemişler ;
Günde 1 avuç kuruyemiş yemek çok faydalıdır. Kuruyemişleri, gece yatmadan önce yemek ise zararlıdır. Çünkü, kuruyemişlerin içinde olan yağlar metabolizmanız tarafından gece yenilirse depolanır. Gündüz yediğinizde hareket halinde olduğunuzdan bu yağları vücudunuz enerji olarak kullanır. Kaju, ceviz ve yer fıstığı en fazla yağ içerenlerdir.
Peynir ;
Peynir içerdiği kalsiyum ve yağ asitleri ile sağlığımız için çok faydalıdır. Fakat, gece yatmadan önce yenilen peynir midenize zarar vermektedir. Mozeralla, beyaz peynir gibi peynirler mideye daha az zarar verirler.
Turunçgiller ve ekşi elma ;
Turunçgillerin hemen hemen hepsi yüksek asit içerirler. Portakal suları ve ekşi elmaların suyu midede asidi arttırırlar. Bu nedenle gece yatmadan önce ekşi elma ve turunçgiller yenilmemelidir.
Meşrubatlar ;
Meşrubatların çoğunluğu asitlidir. Asit, mide kapağına zarar vererek, kapağın gevşemesine neden olabilir. Bu olay, sizde reflü başlamasına neden olabilir. Bu nedenle yatmadan önce kesinlikle meşrubat tüketilmemelidir.
Kahve ve çikolata ;
Kahve içinde bol miktarda kafein bulundurur. Özellikle Türk kahvesi içinde kafein oranı en yüksek kahvedir. Kafein, mide asidini hızla yükseltir bu nedenle gece yatmadan önce içilmemelidir.Çikolata içinde, bulunan kafein ve kakao içinde ki bazı kimyasallar midede yanma hissi oluşturur.