Kaza, dün gece Beykoz-İstanbul yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 34 ET 126 plakalı cip, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak takla attı. Kazada araçta bulunan Ş.Y., O.N., A.B. ve K.D., kendi imkanlarıyla araçtan çıkmayı başardı. Kazayı burunları kanamadan atlatan yolcular, çevredeki vatandaşların yardımıyla güvenli bölgeye alındı. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri kazazedeleri ayakta muayene ederken, hurdaya dönen araç çekici yardımıyla otoparka götürüldü.Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
güncel
Kredi kartı orta pahalılığı sebebiyle son dönemlerde gündelik ihtiyaçları karşılamak amacıyla daha sık kullanılıyor. Kredi kartı kullanımının sağladığı bazı avantajlar kampanyalar ve taksitli ödeme yöntemleri vatandaşların kredi kartı kullanımına yönelmesinde etken oluyor.
Değişen ekonomik dengeler sebebiyle son yıllarda vatandaşların kredi kartı borclari da artmış durumda ancak uzmanlara göre bilinçli bir şekilde yapılan harcamalarla kredi kartınız doğru kullanarak birikim yapma imkanı da mümkün.
Kredi kartını borç yükü konumundan çıkararak birikim aracına dönüştürmenin ise birkaç püf noktası bulunuyor.
Taksit ve kampanyaları doğru şekilde değerlendirmek özellikle market akaryakıt veya fatura ödemelerinde sunulan taksit ve indirim fırsatlarını doğru kullanmak aylık bütçede önemli oranda rahatlamamanızı sağlıyor.
Puan ve mil programları da kredi kartı kullanımınızı doğru yönetmeniz için bir diğer etken olarak önem taşıyor. Bazı kartlarla yapılan alışverişler puan ve mil olarak müşteriye geri dönüyor bu puan puanlar alışverişte kullanıldığı zaman gelirden tasarruf ediliyor.
Bunun yanı sıra kredi kartınızı düzenli ödemenizde kritik önem taşıyor kredi kartının askeri değil borcun tamamını ödeyebilmek faiz yükünden kurtulmak ve kredi kartınızın avantajlarından yararlanabilmek için önem taşıyor.
Öte yandan ekstrelerlerinizi düzenli olarak kontrol etmek gereksiz masrafların da önünü kesmenize yardımcı olabilir.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in gündeme bomba gibi düşmesi beklenen açıklamaları, esas olarak, kamuoyunda beklenen yankıyı bulmadı. Oysa iddialar, sadece bireyleri değil, doğrudan devletin iç işleyişini, güvenlik bürokrasisini ve hukukun tarafsızlığını sorgulatacak nitelikteydi.
Ancak yer yerinden oynamadı. Ne siyasi düzlemde ne de toplumsal alanda güçlü bir dalgalanma oldu.
Çünkü artık ses ne kadar yükselirse yükselsin, karşısında her şeyi soğuran kalın bir duvar var: Kanıksama.
Kanıksama
Toplum, bir felaketin ardından hızla başka bir gündeme geçmeye alıştı. Depremlerde yıkılan şehirler, otel yangınında ölen çocuklar, kadın cinayetleri, sahte diplomalar, yenidoğan çetesi… Hiçbiri bir haftadan uzun konuşulmuyor. Çünkü istikrarlı olan tek şey, unutuşun hızı.
Siyaset bilimci Ivan Krastev’in dediği gibi: “İnsanlar artık yolsuzluklara değil, yolsuzlukların hiçbir sonuç doğurmamasına öfkeleniyor.”
Modern devletin meşruiyeti; hesap verebilirlik, şeffaflık ve hukukun üstünlüğü ile sağlanır. Ama bizde bu temellerin her biri teker teker oyuluyor. Sonuç: Sessiz bir çöküş.
Francis Fukuyama “Siyasi Düzenin Kökenleri” adlı eserinde kurumsal yozlaşmayı devletin meşru gücünün halk nezdinde çözüldüğü bir durum olarak tanımlar. Bugün Türkiye’de yaşanan tam olarak budur. Ne açıklamalar ne belgeler ne de skandallar kamuoyunda uzun süreli bir sarsıntı yaratabiliyor. Çünkü çürüme artık sistemin bir parçası hâline geldi.
Medya, yargı, bürokrasi gibi alanlardaki çürümeler toplumsal dokuyu da zehirliyor. Kamusal bilgi akışı tıkanıyor, doğrularla yalanlar eşit ağırlıkta sunuluyor. Hannah Arendt’in “Hakikatin politikada bir karşılığı kalmadığında, her şey propaganda hâline gelir” uyarısı bugün her zamankinden daha gerçek.
Çürümenin Sessizliği
Özgür Özel’in iddiaları yankı bulmadıysa, sorun sadece duyulmamasında değil; duymamaya alışılmış olmasında. Bu alışkanlık ise her yeni rezaletle daha da pekişiyor. Artık yolsuzluklar ifşa edilmiyor, kabul ediliyor; felaketler engellenmiyor, meşrulaştırılıyor.
Toplumsal hafıza köreliyor, kurumlar çürüyor, birey yalnızlaşıyor.
Meşruiyetini yitirmiş bir yönetim yapısı, halkla arasındaki bağı sadece korkuyla ve kayıtsızlıkla koruyabiliyor.
Ancak asıl tehlike, sessizliktir. Çürümenin en son evresi ise, sarsılmamak.
Ve biz, o evreye -ne yazık ki- çoktan ulaştık.
18 Ağustos 2025 / 22:58
Düzenleme: 18 Ağustos 2025 / 23:00
Kaynak: İHA
UEFA Şampiyonlar Ligi Play-Off Turu ilk maçında Fenerbahçe’ye konuk olacak Benfica, tesislerindeki son antrenmanını gerçekleştirdi.
Portekiz ekibi Benfica, UEFA Şampiyonlar Ligi Play-Off Turu ilk maçında 20 Ağustos Çarşamba günü Fenerbahçe ile karşılaşacak. Kırmızı-beyazlılar, İstanbul yolculuğu öncesi hazırlıklarını Teknik Direktör Bruno Lage yönetiminde yaptı.
Milli futbolcu Kerem Aktürkoğlu’nun da formasını giydiği Benfica, yarın İstanbul’a gelecek ve son antrenmanı saat 19.00’da mücadelenin oynanacağı Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde gerçekleştirecek.