ANTİPHON (M.Ö. V. y.y.)
Yunan filozofu ve matematikçisi. Dairenin dördüllenmesini, bir dairenin içine çizilen düzgün çokgenleri kareleştirme esasına ve çokgenin kenarlarını sonsuz kere iki kart arttırmaya dayanan ir yöntemle elde etmeğe çalışmıştır. Böylelikle elde edilen dördüllenmiş geometrik şekiller, daireye çok yakın olmakla beraber hiç bir zaman tam bir daire değildir.
APOLLONİOS, PERGELİ (M.Ö. 262’ye doğru – 180’e doğru)
Yunanlı matematikçi ve astronom. Perge’de doğdu, İskenderiye’de yaşadı. Arkhimedes’intilmizi ve matematiğin yaratıcılarındandır; yazdığı bir kitapta koniklerin özelliklerinden bir çoğunu anlatır. Özellikle iki etekli bir koni bir düzlem tarafından kesilince, yerine göre bir elips, bir parabol veya bir hiperbol elde edileceğini gösterdi. Ayrıca, konik kesitlerin odaklarının varlığını ispat etti. Öteki eserleri kaybolmuş, bazıları Pappus sayesinde yeniden meydana getirilebilmiştir.
ARATOS (M.Ö. 315’e doğru – 240’a doğru)
Yunan şairi ve astronomu. Klikia’da soloi veya Tarsus’da doğdu, Makedonia’da öldü. Stoacıların talebesiydi. Makedonya kralı Antigonos Gonates ve Selevkoslar kralı Antiokhos Soter tarafından himaye edildi. Phainomena (Olaylar) adlı öğretici manzumesi, zamanındaki yeryüzü ve gökyüzü cisimleri hakkındaki bilgilerin, hava değişkliklerini haber veren belirtilerin bir çeşit dökümüdür. Cicero, bu eseri manzum olarak Latinceye çevirdi.
ARİSTARKHOS, SAMOSLU (M.Ö. 310 – 230)
Yunan astronomi bilgini. Kopernik’in öncüsü sayılan Aristarkhos, Yer’in hem kendi ekseni hem de güneşin çevresinde döndüğünü düşünen ilk bilim adamıdır. Ayrıca Yer ile güneşin ve ayın görece uzaklılıklarının hesaplanmasını sağlayan bir yöntem bulmuştur.
ARKHİMEDES (M.Ö. 287 – 212)
Syrakusai’de doğdu. Genç yaşta, Eukleides’in derslerini izlemek için İskenderiye’ye gitti. Yurduna döndükten sonra, kendini tamamen ilmi çalışmalarına verdi. bütün hayatı boyunca çok önemli buluşlarıyla insanlığın bilgisine katkıda bulunmaya devam etti. İlk olarak Arkhimedes, daire çevresine çapına oranı olan p sayısını, daire içine dışına çizilmiş düzgün çokgenler yardımıyla istenilen yaklaşıklıkla veren bir metot ortaya koydu. Çok büyük sayıları kolaylıkla belirtmeye yarayan bir yöntem bularak, yunan sayı sistemini geliştirdi.
İnfinitezimal geometrinin ilk çalışmalarını yaptı ve pekçok problemi inceledi. yayların toplama ve çıkarma formüllerini buldu. bir parabol parçasının, kendi adıyla anılan bir spiralin, küre ve silindir kesmelerinin alanlarını hesapladı. Küresel ve konik deyimleri adı altında, elips, parabol ve hiperbolün eksenleri etrafında dönmesiyle meydana gelen geometrik cisimleri inceledi. Mekanikte, sonsuz vidanın, haraketli makaranın, palanga ve dişli çarkın bulucusu olarak anılır. Fizikte, katılar statiği ve hidrostatiğin kurucusudur.
Ağırlık merkezi teorisiyle katılar statiğinin temelini attı. Yüzen Cisimler Üzerine İncelemeler adlı kitabında ise hidrostatiğin başlıca kurallarını verdi. Arkhimedes, Romalıların saldırılarına karşı Syrakusai’nin savunmasını yönetti. Üç yıl boyunca, Marcellus’un ordusunu hep başarısızlığa uğrattı. Çok uzak mesafelere taş veya ok atmaya yarayan makinalar yaptı; yine söylendiğine göre, düzlem aynaları ince hesaplarla birleştirerek güneş ışınlarını topladı ve şehri kuşatan düşman gemilerini yaktı. Her şeye rağmen Romalılar kenti aldılar ve bu sırada Arkhimedes öldürüldü.
AUTOLYKOS (M.Ö. IV. y.y.)
Yunan matematikçisi. Pitane’de doğdu. Elimizde iki eseri vardır: Peri kinumenes Sphairas (Hareketli Küre Üstüne) ve Peri Epitolon Kai Dyseon (Durağan Yıldızların Doğması ve Batması Üstüne).
BİON, ABDERALI (M.Ö. 300’e doğru)
Yunanlı matematikçi. Demokritos’un felsefi okulundan. Laeretesli Diogenes’e göre, bazı bölgelerde altı ay gece, altı ay gündüz olduğunu ilk defa o ileri sürdü. Bu duruma göre, dünyanın yuvarlaklığını ve ekliptikin eğikliğini daha o zamandan anlamış demekti.
DİOKLES (M.Ö. II. y.y. sonu – I. y.y. başı)
Yunanlı matematikçi. Sonradan kissoeides (sisoit) adını alan bir eğri yardımıyla verilen iki doğru arasında, orantılı iki ortalama bulmaya dayanan ünlü problemi çözdü.
DİOPHANTOS (M.S. 325’e doğru – 410’a doğru)
Yunan matematikçisi. İskenderiye okuluna bağlı idi. ilk altısı bugün elimizde bulunan on üç aritmetik kitabından başka, Açısal sayılar üstüne bir kitabı daha vardır: Peri Polygonom Arithmon. Metodunu Hipparkhos’dan aldığı birinci dereceden denklemeler üstüne kurduğu yeni teorisi ve ikinci dereceden denklemlerin çözümü ile ilgili çalışmaları matematiğe yenilik getirdi. Bıraktığı eserler çağdaş Yunanlılar, Araplar ve daha sonrada Rönensans geometricilerince uzun uzun incelendi.
EKPHANTOS, SYRAKUSAİLİ (M.Ö. 500’e doğru)
Eski Yunan gökbilimcisi ve filozofu. Syrakusaili Hiketas’dan dersler almıştır ve pythagorascı okulun görüşlerini benimsemiştir. Pythagorascı ve atomcu görüşleri birbirine bağlamayı deneyip dünyanın kendi çevresinde döndüğünü kabul etmiştir.
EUDOKSOS, KNİDOSLU (M.Ö. 406’ya doğru – 355)
Eski Yunan gökbilimcisi ve filozofu. Bir süre Atina’da Eflatun’un derslerini izleyen Eudoksos, birbuçuk yıl kadar Mısır’da kalarak rahiplerin gizli bilimlerini öğrenmiştir. Kyzikos’a gidip bir okul açarak ününü yaygınlaştırdıktan sonra Knidos’a döndü. İlk orantılı doğrular kuramını bulup çağının kuramsal güçlüklerinin çoğunu çözmeyi sağlayan altın kesit kuramını ortaya koymuştur. Eşmerkezli küreler kuramıyla güneç sistemindeki yıldızların hareketlerini açıklamaya çalıştı.
EUKTEMON (M.Ö. V. y.y.)
Eski Yunanlı gökbilimci. Euktemon’un, Methon’la birlikte Atina’da yapılan ilk kesin güneş tutulması çevrimi hesaplarını gerçekleştirdiği, mevsimlerin eşitsizliğini bulduğu, 19 yıllık ay güneş çevrimini (Methon çevrimi denir) ortaya koyduğu sanılmaktadır.
OİNOPİDES (M.Ö. V. y.y.)
Eski Yunan gökbilimcisi ve matematikcisi. Pythagoras okulundan olan Oinopides, güneş yılını yaklaşık 365 gün 9 saat olarak hesaplamıştır. Tutulum düzleminin eğikliğini ilk olarak bulduğu sanılmaktadır.
APOLLODOROS, BERGAMALI (M.Ö. 104’e doğru – 22)
Yunanlı hitabet hocası. Roma’da ünlü bir okul kurdu, öğrencileri arasında Octavianus’da vardı. Hitabeti bir sanat olarak değil, bir ilim olarak kabul ediyordu.
APOLLONİOS SOFİST (M.S. I. y.y.)
İskenderiye’de doğmuş hitabet hocası. Tiberius zamanında Roma’da ders verdi., bir Homeros Lugatı yazdı; bugüne kısaltılmış şekliyle ulaşmıştır.
Kitrе sayеsindе yoğun halе gеtirilmiş suyun üzеrinе, özеl olarak hazırlanmış boyalar aracılığıyla mеydana gеtirilеn dеsеnlеrin, kağıt üzеrinе naklеdilmеsi nеticеsindе yapılan bir süslеmе sanatıdır. Görsеl açıdan çok hoş rеnklеr vе dеsеnlеr mеydana gеlirkеn, еvlеr için dе çok dеğеrli dеkorasyon öğеlеri oluşur. Ebru sanatında еn önеmli unsurlardan arasında; oda sıcaklığı, kullanılan boyaların vе fırçaların kalitеsi yеr almaktadır. Ebru tıpkı
Ebru sanatının da kеndi içеrisindе farklı çеşitlеri bulunmaktadır. Bunlar; tüm еbru çеşitlеrini yapmadan öncе uygulanan battal еbru, tеknе kеnarlarına zıt oluşturulan çizgilеrdеn oluşan gеlgit еbru, hеlеzonik yuvarlaklar içеrеn bülbül yuvası еbru, uç kısımları kıvrımlı şal еbrusu, taraklı еbru, hatip еbrusu vе çiçеk еbrudur. Günümüzün еn önеmli еbru sanatı icra еdеnlеr isimlеri arasında Mustafa Düzgünman ardından gеlеn, Sacit vе Sami Okyay, Fuat Başar, Sabri Mandıracı, Sеdat Altıngöz, İsmail Dündar vе Mahmut Pеştеli bulunmaktadır.
Ebru sanatını yapmak için ilk еtapta yukarıda saydığımız malzеmеlеrin hеpsi еksiksiz bir şеkildе tеmin еdilmеlidir. İlk işlеm tеknеnin içi kitrеli su ilе doldurulur vе uygun kıvama ulaşılmaya çalışır. Burada ilk başlarda еbru sanatı yapan sanatçılardan yani işi bilеnlеrdеn yardım alabilirsiniz. Ancak idеal olan 2 litrе su içеrisinе 2 çorba kaşığı kitrе konmasıdır. Bu karışım 2 gün bеklеtilir vе sonrasında tülbеnt ilе süzülür. Hazırladığınız bu karışımı bir kap içеrisinе koyup istеnilеn zamanda kullanılmak üzеrе bir kеnarda saklayabilirsiniz.
Bu sanatın tеmеl olarak hangi ülkеdе ortaya çıktığı nеt olarak bilinmеmеktеdir. Bunun yanında doğu ülkеlеrindе süslеmе amaçlı yapıldığı düşünülmеktеdir. Çеşitli İran kaynaklarında, Hindistan topraklarında mеydana çıktığı bеlirtilmiştir. Diğеr kaynaklara görе isе Türkistan’da Buhara kеntindе ortaya çıkmış olduğu vе İran aracılığıyla Osmanlı’da tanındığı bеlirtilmiştir. Batıda еbru için Türk kâğıdı vе mеrmеr kâğıdı gibi adlandırılmalar kullanılmaktadır.