Anasayfa » ağrı » Türk Haritacılık Tarihi ve Ünlü Türk Haritacılar Hakkında Bilgi

Türk Haritacılık Tarihi ve Ünlü Türk Haritacılar Hakkında Bilgi

Türk Haritacılık Tarihi ve Ünlü Türk Haritacılar Hakkında Bilgi

ESKİ TÜRKLERDE VE OSMANLILARDA HARİTACILIK

1076 yılında KAŞGARLI MAHMUD (El Kaşgarî) “Divanü-Lügat-it-Türk” (Türkçe Sözlük) isimli bir yapıtında bir dünya haritası çizmiştir. Bu harita Orta Asya’nın büyük bir kısmını in ve Kuzey Afrika’yı içermektedir. Batıda ise Volga nehrini fazla geçmemektedir. Dünyanın tepsi gibi düz ve yuvarlak olduğu kabul edilen bu dünya haritası, çeşitli ülkelerin birbirlerine göre konumu belirtilmiş bir kroki görünümündedir. O zamanki başkent Balasagun ise haritanın merkezindedir. Haritanın yazılara göre üst tarafı güneşin doğduğu yön olan doğu seçilmişti.
Karadeniz ve Marmara’nın 1400 yıllarında bile Venedikliler ve Cenevizliler tarafından elle yapılmış haritaları vardır. 1416 ‘da İbrahim KATİBİ bir harita çizmiştir.
1456 ‘da Trablusgarplı İBRAHİM MÜRSEL (Mürsiyeli İbrahim) bir Türk denizcisi olarak Akdeniz haritası çizdi. 1460 yılında ise Güney Avrupa haritası yapmıştır.
EL İSTAHRİ (Ebu İshak İbrahim bin Muhammed el Farisi el İstahri) (15. yüzyıl), “Kitab al Masalik val Mamalik” (Masallar ve Ülkeler) isimli yapıtında dünyanın çeşitli yerlerine ait 20 harita vardır. Bu kitap yaklaşık 1460 yıllarında Karakoyunlu Türkmen İmparatorluğu Şehzadesi Pir Budak zamanında yazılmıştır.
Türk Amirali PİRİ REİS (1470-1554) Osmanlı Donanmasının hakim olduğu denizlere ait “Kitab-ı Bahriye” adında yazdığı kitapta çeşitli liman, koy, körfez, kıyı, kale vb. yerlere ait haritalarla bu denizlerdeki gemiciliğe ait akıntılar, sığ yerler, tehlikeli kayalık yerlere ait bilgileri de vermiştir.
1513 yılında Piri Reis Gelibolu’da ceylan derisi üzerine bir dünya haritası çizmiştir. 24 parçadan meydana gelen bu haritanın 65 x 90 cm.lik bir paftası Topkapı müzesindedir. Colombus’un 1489 tarihli bir haritasından da yararlandığını söyleyen Piri Reis’in bu tarihte Amerika’nın içerlerini ve güney kutbundaki dağları da gösteren bu haritayı nasıl yaptığı bilim adamlarınca merak konusu olmuştur. Bu haritayı 1517 yılında Mısır’da Yavuz Sultan Selim’e takdim etmiştir. Bu harita 1929 yılında Topkapı Müzesinin, Eski Eserler Müzesi haline getirildiği sırada Milli Müzeler Müdürü Halil ELDEM tarafından bulunmuş ve Alman Doğu bilimleri uzmanı KAHLE ile birlikte incelenmiştir. Ayrıca “Hadikat’ül Bahriye”, “Netayic’ül Efkar fi Cezayir’ül Bihar”, “Bilad’ül Aminat” ve harita yapımıyla ilgili “Eşkalname” (o zamanlar haritaya eşkal deniliyordu) adında bir bilim kitabı ile 1528 tarihini taşıyan “Hind Denizi Haritası” gibi yapıtları Deniz Müzesi’ndedir. Hürmüz kalesinin kuşatılmasında uğradığı iftira yüzünden katledildi.
MATRAKÇI NASUH (Ölümü 1533) haritacı anlayışı minyatüre uygulayan ilk ressamdır. Sopa veya demirci çekici ile yapılan ve bir çeşit harp oyunu olan matrak (Mitrak) oyunu mucididir. Menazil (Hedefler) isimli yapıtında 16. yüzyılda yapılmış Anadolu atlası vardır. “Umdet’ül – Hisap” (Hesabın İlkeleri) isminde bir yapıtı (1517) ve “Beyan-Menazil-i Sefer-i Irakeyn” ismindeki kitabında Kanunî’nin 1534’de Irak seferine katılarak İstanbul – Tebriz – Bağdat – Tebriz – Diyarbakır – Halep – İstanbul geçkisi üzerinde fethedilen yerleri, kaleleri isim ve güzel haritalarla anlatır.

 

Piri Reis’in Amerika Haritası (1513)


Kanuni Sultan Süleyman saltanatı sıralarında devlet hizmetine giren Sinoplu bir aileye mensup, sonradan Amiral olan SEYDİ ALİ REİS (? – 1563) deniz astronomisini ve deniz coğrafyasını çok iyi bilen bir bilgindi. Piri Reis’in donanmasını Basra’dan Süveyş’e getirme görevi verildi. Ancak bazı nedenlerden dolayı dört yıllık (1553-1557) uzun ve maceralı bir yolculuktan sonra Edirne’ye dönebilmiştir. Bu seyahati Bursa – Konya – Kayseri – Halep – Urfa – Musul – Bağdat – Basra – Hürmüz Boğazı – Ahmadabad – Delhi – Lahor – Kabil – Semerkand – Buhara – Farab – Merv – Tus – Nişabür – Bağdat – Musul – Mardin – Diyarbakır- Sivas – Ankara – İstanbul – Edirne geçkisini izleyerek Arapça ve Farsça’dan yaptığı derlemelerle “Mirat-ül Memalik” (Ülkelerin Aynası) adlı yapıtı yazmıştır. Bu kitap 1815’de Almanca’ya, 1826’da Fransızca’ya, 1899’da İngilizce’ye, 1963’de Rusça’ya çevrilmiştir. 1554’de Amhedabad’ta yazdığı “Mohit” (Okyanus) çeşitli batı dillerine çevrilmiştir. 10 bölümlük bu kitapta yön bulma, azimut ve yıldızların yüksekliklerinin hesabı, zaman hesabı, takvim, Güneş ve Ay’a bağlı tanımlanan yıllar, denizcilikte önemli bazı yıldızların doğmaları, batmaları ve adları, ünlü limanlarla adaların enlemleri, astronomiye ait bilgiler ve bazı limanların arasındaki uzaklıklar, Hind Okyanusundaki adalar, kıyılar, rüzgarlar, ünlü limanlar ve topografik coğrafya konularını içermektedir. Bir başka yapıtı “Mirat-ül Kainat (Kainatın aynası) kitabı da Farsça ve Arapça bir çok kitaplardan derlenmiş olup bir çok astronomi aletinin tanımı ve kullanılışı, güneşin yüksekliği, yıldızların konumu, kıble, öğle zamanı saptanması, nehir genişliği saptanması, rubu tahtası ve usturlab’ın yapım ve kullanılışı konularını içermektedir.

1549’da Halep’te Ali Kuşçu’nun astronomi ile ilgili Fethiye yapıtının Türkçe’sine bazı ilaveler koyarak “Hülaset’el Haya” ismini vermiştir. Seydi Ali Reis yerin yuvarlak olduğunu, dağların yüksekliğinin yerin yuvarlaklığını bozmayacağını söylemiş ve yer yarıçapının 1545 fersah olduğunu yazmış, ağır cisimlerin yerin merkezine doğru düştüklerini eklemiştir. Ancak yerin günlük hareketini kabul etmediğini göstermek için de o zamana kadar ileri sürülen kanıtları açıklamıştır.
Osmanlı korsan reislerinden olan ve daha sonra Osmanlı Donanması Hassa Reisleri arasına katılan ALİ MACAR REİS tarafından 1567’de dokuz ceylan derisi üzerine çizilen 31 x 43 cm. boyutlu yedi haritadan oluşan ve Topkapı Müzesi’nde bulunan bir atlasta bulunan haritalar sıra ile:

  • Azak denizi, Karadeniz ve Marmara sahil kent ve limanlar,
  • Akdeniz, Ege denizi, Mora yarım adası, Adriyatik sahilleri, Anadolu’nun bazı sahil kentleri,
  • Akdeniz, İtalya, Adriyatik sahilleri, Kuzey Afrika,
  • Batı Akdeniz, İberik yarımadası, Gaskonya körfezi, Kuzey Afrika,
  • İngiltere, İskoçya, Almanya sahilleri,
  • İstanbul Boğazı, Girit adası bir kısmı, Ege denizi, Adriyatik sahilleri,
  • Dünya haritası (Avustralya yok)

Haritaları vardır. Ali Macar Reis’in yapıtları 1935’de cumhuriyetin kültür yayınlarından biri olarak basılmıştır.
Büyük Türk gezgincilerinden MEHMET AŞIK (1555 – ?) 21 yaşında geziye çıkarak 25 yıl içinde bir çok ülke gezmiş ve gezi notları 1595’de “Menazır-ül Avalim” (Dünyanın görünümü) adıyla basılmıştır. 1590’da Menemenli MEHMET REİS’in çizdiği bir Akdeniz haritası Venedik’te Correr Müzesi’ndedir. Benzer şekilde 16. yüzyılda Tunus’lu Hacı Ahmet’in Dünya haritası Venedik’te San Marco kütüphanesindedir.
Arapça ve Farsça’yı çok iyi bilen ve tarih, coğrafya, bibliyografya ve toplum bilimi alanlarında 27 yapıtı bulunan KATİP ÇELEBİ (1609-1657) Girit seferi dolayısı ile (1645-1646) haritaların nasıl yapıldığını öğrendi. En önemli yapıtı “Cihannüma” (Dünyayı gösteren) coğrafya alanında doğu görüşten batı görüşe geçişte bir dönüm noktasıdır. Beş haritalı, 75 sayfa olan ve 1648’de yazılmaya başlanan bu kitapta dünyanın yuvarlaklığı üstüne kanıtlar verildikten sonra Japonya’dan Erzurum ve Irak’a kadar ülkelerin coğrafyasını, kısa tarihini, bitki ve hayvanlar alemini anlatmaktadır. “Keşf-üz-Zunun” (Sanıların Keşfi) isimli kitabı da ünlüdür. 1727’de basımevinin icadından hemen sonra 1732’de basılan bu kitap çeşitli dillere çevrilmiştir. Katip Çelebi’nin bundan başka “Kozmoğrafya” adında bir kitabı daha vardır. İstanbul’da ilk defa pusula sapmasını belirlemiştir.
17. yüzyılda İstanbul’da 8 dükkanda 15 kişi haritacılık yapmaktaydı. Bunlar birkaç dili özellikle Latince’yi çok iyi bildikleri için yazarların kitaplarının okuyarak yeryüzü şekillerini çizmekteydiler. Ayrıca pusula yapılan 10 dükkanda da 45 kişi, kum saati yapılan 15 dükkanda 45 kişi çalışmaktaydı. 
17. yüzyılın en büyük gezgin ve yazarlarından biri olan EVLİYA ÇELEBİ (1611-1682) Osmanlı ülkesinin içinde ve dışında 50 yıl geziler yaparak ve 22 savaşa katılarak bunları 6000 sayfada 10 cilt halinde yazmıştır. 1. Cilt İstanbul’a ait olup diğer 9 Ciltte Anadolu, Trakya, Yunanistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya, Ege ve Akdeniz adalarından bir kısmı, Kırım, Bağdat, Musul, Suriye, Filistin, Mısır, Mekke, Medine, Kafkasya, Macaristan, Batı İran, Azerbaycan, Sudan, Habeşistan, Güney Rusya, Lehistan, Avusturya, Güney Almanya, Hollanda, Danimarka, İsveç ülkeleri yer almıştır. Bazı abartmaları, yapmış olduğunu iddia ettiği bazı gezilerine gölge düşürmüştür. 
1683’de Alain MALLET İstanbul planı yaptı.
Bilimsel kitapların yayılması ilk basımevinin 1727’de İBRAHİM MÜTEFERRİKA (1674-1745) tarafından kurulması ile başladı. İbrahim Müteferrika’nın ilk bastığı renkli haritalar izlemektedir. Abdurrahman Efendi, III. Selim zamanında Mühendishane-i Berri-i Hümayün’da (Devlet Kara Mühendislik Okulu) geometri öğretmenliği yapmıştır.
1807’de Napoleon’un göndermiş olduğu subaylar Toros ve Kızılırmak havalisinde yol boyu haritaları almak için çalışmışlardır. 1822’de LAPİE tarafından Rumeli ve Batı Anadolu haritası yayınlanmıştır. Bunu İngilizler takip etmişlerdir. 1836’da Güney Anadolu’daki Chesney heyeti, Batı ve Güney Anadolu’da Sprat heyetleri bu kapsamdadır.
İlk deniz haritası 1830 yılında Heybeliada Deniz Harp Okulunda basılan Karadeniz haritasıdır.
Karadeniz kıyılarımızın haritasını ilk defa MANGANARI adında bir Rus yüzbaşısı 1823-1836 yılları arasında yapmıştır. Bu haritalar 1835 tarihini taşımaktadır. Yine 1835 tarihini taşıyan Rus haritalarından çevrilerek basılmış İstanbul ve Boğaziçi haritaları vardır. Marmara denizi ise yine Manganari tarafından 1845-1848 arasında çalışarak ve İskandil ölçüleri ile yapılmış olup bu çalışmalarla amiral rütbesini kazanan Manganari, ayrıca bir Marmara kılavuzu yazmıştır. Rusların bu ölçülerine Osmanlılar “Gül Sefid” isminde bir kurvet ile katılmışlardır. Karadeniz’in 1265 H. De ikinci bir defa daha Ruslar tarafından ölçülmesinde de yine Osmanlıların “Ahter” ve “Neyyiri Zafer” isimli gemi ile ortaklaşa çalışmaları olmuştur. Deniz haritaları için ölçü gemisi olarak 1845-1914 arasında Gül Sefit, Ahter ve Neyyiri zafer kurvetleri, 1914-1932 arasında ise Beyrut yatı, Zuhaf kurveti, Galata yatı ve Aydın Reis gambotu kullanılmıştır. Bunlardan başka okul gemisi olup da ölçü işlerinde kullanılan Mehmet Selim fırkateyni, Heybet Nüma kurveti, Nüveydi Fütuf Briki de sayılabilir.
II. Mahmud zamanında, 1835-1939 yılları arasında Osmanlı ordusunda hocalık için getirilen ve Paşa ünvanı verilen Helmuth v. MOLTKE (1800-1891), 1836-1837 yıllarında İstanbul’un 1:25.000 ölçekli, 1837’de Çanakkale Boğazı’nın 1:20.000 ölçekli plançete ile haritasını yaptı. 1838’de Anadolu’da sekiz paftalık (Musul, Elazığ, Birecik, Samsun, Ankara, Urfa, Maraş) haritalarını yaptı. Bu çalışmalar sırasında Nemrut Dağı’nda Komonague tapınağını buldu. 1839’da İbrahim Paşanın idaresindeki Mısır ordusuna karşı Çerkez Hafız Mehmed Paşanın maiyetinde bulunmuş ancak anlaşamamışlardır. Berlin’e döndüğünde Türkiye alışmaları için nişan verildi.
1850’de Mühendishane öğrencileri İstanbul şehrinin planını yaptılar. 1853 yılında İstanbul Boğazından Varna limanına kadar olan kıyı bölgesi AHMET HOCA ve İngiliz WOODS tarafından ölçülmüştür.
19. yüzyılın ilk yarısında haritalarımız, ya istila ordularına ait subaylar ya da Osmanlı İmparatorluğu ordusunu düzenleme için çağrılmış yabancı askeri heyetlerin haritacıları tarafından yapılmıştır. 1857-1901 yılları arasında Anadolu, sayıları bir hayli fazla olan gezginler tarafından gezilmiş ve bu gezginlerin hazırladıkları haritalar kendi ülkelerinde bastırılmış ve bu haritaların bir kısmı açıklanmış bir kısmı da gizli tutulmuştur. Alman subayları, haritacılık sahasına bu tarihlerden sonra girmişlerdir. 1826-1833 arasına Avusturyalı PROKESCH von OSTEN, 1836’dan itibaren İngiliz HAMİLTON, 1838-1841 arasında İngiliz AINSWORTH, 1835-1838 arasında BRANT 1830’da Fransız arkeologu TEXIER, HAMMAIRE DE HELL, 1842’değ SCHÖNBORN, 1843’de KOCH, Rus doğa bilimcisi TCHİHATCEFF’in 1847-1863 yılları arasındaki çalışmalardan 1853’de Küçük Asya isimli yapıtı, 1837’de Trakya’da Fransız jeologu AMI BONE ve 10 yıl sonra aynı alanda VİQUESNEL, 1869’da E. v. HOCHSTETTER çalışmalar yapmışlardır.
Alman harita uzmanı Heinrich HIEPERT (1818-1899), 1841-1888 arasında Türkiye’ye gelerek önceleri Anadolu’nun kuzey batısında altı paftalık 1:400.000 ölçekli haritasını yapmıştır. 1854 yılında tekrar bu bölgede çalışmalar yapılarak bu haritalar basılmış ve diğer ölçekte haritalar üretilmiştir. Daha sonra oğlu Richard KIEPERT babasının yaptığı işlere devam ederek batıdan Orta Anadolu’ya kadar olan bölgenin 1902-1906 arası 24 paftalık 1:400.000 ölçekli haritasını yaptı. 
H. Kiepert’in 1884 yılında yaptığı harita karayolları ve demiryolları revizyonlu olarak işlenip 1889’da tekrar basıldı. Kiepert’in yaptığı haritalar:
1884 → 1:1.000.000 ölçekli Anadolu.
1844 → 1:1.000.000 ölçekli ve 1:2.500.000 ölçekli Osmanlı
İmparatorluğu.
1853 → 1:3.600.000 ölçekli Anadolu, Kafkasya, Batı İran.
1854 → 1:500.000 ölçekli Anadolu haritası.
1868 → 1:250.000 ölçekli Batı Anadolu haritası.
1884 → 1:1.500.000 ölçekli Anadolu haritası.
1897 → 1:4.000.000 ölçekli Asya Türkiyesi haritasıdır.
Bütün bu çalışmaların sonucu olarak Anadolu topografyasının ana hatları ortaya çıkmış ve bu haritalardan 1:200.000 ölçekli haritalarımız çıkıncaya kadar yararlanılmıştır.
1863-1880 yılları arasında C. STOLPE İstanbul’un 1:15.000 ölçekli haritasını çizdi.
VINCKE, FICHER ve MÜLBACH gibi Alman haritacılarının gelmeleri de bu zamana rastlamaktadır. Şubat 1839’da Osmanlı hizmetinde olan Prusya subayı Binbaşı P. v. VINCHE Ankara’nın planını yaptı. 1:6.250 ölçekli bu harita 1854’de Berlin’de basılarak Ankara Vilayeti Valisi Müşir (Mareşal) İzzet Paşaya takdim edildi. Asker haritacıların yanı sıra 19. yüzyılın ilk yarısında ülkemizde arkeolog, jeolog gibi gezgincilerin gelmeleri ile de değişik amaçlarla yapılmış mevzii haritalar ortaya çıkmıştır.
1864 yılında Türk Hükümeti tarafından Filistin’de (Hicaz hattı) demiryolu görevi verilen Alman İnşaat Mühendisi Carl MUMANN (1839-1896), daha sonraları İstanbul-İzmir arasındaki karayolu etüdünü yaparken Bergama’daki harabeleri keşfederek Türk Hükümetinin izni ve Prusya devletinin önerisi üzerine Bergama tapınağını ortaya çıkardı(1886). Çeşitli ölçekte Bergama haritası yaptı. 
Bu konu ile ilgili olarak 1870’de Alman arkeologu Heinrich SCHLİEMANN (1822-1890), Homeros’un şiirlerinden Truva’yı bulmak için Truva’nın yeri olduğu sanılan hisarlıkta kazılara başladı. 1884’de Bergama’da ve 1891-1894 arasında da Manisa’da arkeolojik kazılar yaparak bu kazılar sonucunda ortaya çıkan tapınağı Berlin’e götürdü. Buradan da İkinci Dünya Savaşı sonunda Moskova’ya taşındı.
1868 yılında Paris’te öğrenimde bulunan Üsteğmen Hafız ALİ (ŞEREF) (Ölümü: 1907), bir “Yeni Atlas” hazırlamıştır. 23 x 23 cm. boyutlu bu atlas 22 adet haritayı içermektedir. Daha sonra 1896’da Genelkurmayda çalışırken Kiepert’in Anadolu haritasını Türkçe’ye çevirmiştir. Ayrıca 73 paftadan ibaret Rumeli haritasını çizmiş, okullar için büyük bir duvar haritası hazırlamıştır. 
1877 Osmanlı_Rus savaşında Ruslar, Erzurum’a kadar olan sahanın ve Trakya mıntıkasının 1:210.000 ölçeğinde haritalarını yaptılar.
1895’de Süleyman ASAF İstanbul Boğazı haritası yaptı.

Ünlü Türk Haritacılar

Ünlü Türk Haritacılar

KAŞGARLI MAHMUD
“Divanü-Lügat-it-Türk” (Türkçe sözlük) isimli bir yapıtında bir dünya haritası çizmiştir.
—-1416 da İbrahim KATİBİ bir harita çizmiştir.
——1456 da Trablusgarplı İBRAHİM MÜRSEL (Mürsiyeli İbrahim) bir Türk denizcisi olarak Akdeniz haritası çizdi. 1460 yılında ise Güney Avrupa haritası yapmıştır.

—–EL İSTAHRİ (Ebu İshak İbrahim bin Muhammed el Farisi el İstahri) (15. yüzyıl), “Kitab al masalik val mamalik” (Masallar ve Ülkeler) isimli yapıtında dünyanın çeşitli yerlerine ait 20 harita vardır.
Türk Amiralı PİRİ REİS (1470-1554)
Kitabı Bahriye,Hadikat’ül Bahriye, Netayic’ül-Efkar fi Cezayir’ül Bihar, Bilad’ül- Aminat ve harita yapımıyla ilgili”Eşkalname”(o zamanlar haritaya eşkal deniliyordu) adında bir bilim kitabı ile 1528 tarihini taşıyan “Hind Denizi Haritası” gibi yapıtları yazmıştır.

MATRAKÇI NASUH (?-1533)
Haritacı anlayışı minyatüre uygulayan ilk ressamdır.
Menazil (Hedefler) isimli yapıtında 16. yüzyılda yapılmış Anadolu atlası vardır.
“Umdet’ül-Hisab” (Hesabın ilkeleri),”Beyan-menazil-i sefer-i Irakeyn”
Amiral SEYDİ ALİ REİS, (? -1563)
“Miratül Memalik” (Ülkelerin aynası) adlı yapıtı yazmıştır. (Bu kitap 1815 de Almancaya, 1826 da Fransızcaya, 1899 da İngilizceye, 1963 de Rusçaya çevrilmiştir.)
“Mohit” (Okyanus) Bu eseride bir çok batı diline çevrilmiştir. Coğrafi Ögelerin yanında denizcilere yardımı dokunacak çok önemli Astronomik bilgilerde içeriyor.
Mirat-ül Kainat (Kainatın aynası) Bu eser de de coğrafya ve astronominin içiçedir.

“Seydi Ali Reis”
Yeryüzünün yuvarlak oldugunu ve dağların bu yuvarlaklığa engel teşkil etmediği bir kaç saptamda bulunmustur.

ALİ MACAR REİS
16.yüzyıl osmanlı deniz haritacılığının doruk noktalarından olan ali macar reis atlası yedi haritadan oluşmaktadır.
Atlasta Yer Alan Yedi Harita :
•Karadeniz haritası
•Doğu akdeniz ve ege haritası
•İtalya haritası
•Batı akdeniz ve iber yarım adası haritası
•İngiliz adaları ve atlantik kıyıları haritası
•Ege denizi-batı anadolu ve yunanistan haritası
•Dünya haritasıdır.
18 sayfadan oluşan atlasta haritalar yedi çift sayfa üzerinde 31×43 cmlik alanı kapsar. deri parşömen üzerine çizilmiştir.

MEHMET AŞIK (1555-?)
“Menazır-ül Avalim” (Dünyanın görünümü)
Tunus’lu Hacı Ahmed (?-?)
Bir Dünya haritası çizmiştir.

KATİP ÇELEBİ (1609-1657)
“Cihannüma” (Dünyayı gösteren), “Keşf-üz-Zunun” (sanıların keşfi), “Kozmoğrafya”
Eserleri bir kaç dile çevrilmiştir.

EVLİYA ÇELEBİ (1611-1682)
Bir çok ülke, bir çok şehir gezmiştir. 50 ye yakın savaşa katılığın bilinir. Fakat eserlerinde abartı uzlubuna yerli yersiz baş vurması sebebiyle eserlerine ve kendisine gölge düşmesine sebep olmuştur.

Türk Haritacılık Tarihi hakkında ansiklopedik bilgi

1076 yılında KAŞGARLI MAHMUD (El Kaşgari) “Divanü-Lügat-it-Türk” (Türkçe sözlük) isimli bir yapıtında bir dünya haritası çizmiştir. Bu harita Orta Asyanın büyük bir kısmını Çin ve Kuzey Afrikayı içermektedir. Batıda ise Volga nehrini fazla geçmemektedir. Dünya’nın tepsi gibi düz ve yuvarlak olduğu kabul edilen bu dünya haritası, çeşitli ülkelerin birbirlerine göre konumu belirtilmiş bir kroki görünümündedir. O zamanki başkent Balasagun ise haritanın merkezindedir. Haritanın yazılara göre üst tarafı Güneşin doğduğu yön olan doğu seçilmişti.

15. ve 16. Yüzyıl

Karadeniz ve Marmaranın 1400 yıllarında bile Venedikliler ve Cenevizliler tarafından elle yapılmış haritaları vardır. 1416 da İbrahim KATİBİ bir harita çizmiştir.

1456 da Trablusgarplı İBRAHİM MÜRSEL (Mürsiyeli İbrahim) bir Türk denizcisi olarak Akdeniz haritası çizdi. 1460 yılında ise Güney Avrupa haritası yapmıştır.

EL İSTAHRİ (Ebu İshak İbrahim bin Muhammed el Farisi el İstahri) (15. yüzyıl), “Kitab al masalik val mamalik” (Masallar ve Ülkeler) isimli yapıtında dünyanın çeşitli yerlerine ait 20 harita vardır. Bu kitap yaklaşık 1460 yıllarında Karakoyunlu Türkmen imparatorluğu Şehzadesi Pir Budak zamanında yazılmıştır.

Türk Amiralı PİRİ REİS (1470-1554) Osmanlı donanmasının hakim olduğu denizlere ait “Kitabı Bahriye” adında 1483 de yazdığı kitapta çeşitli liman, koy, körfez, kıyı, kale vb yerlere ait haritalarla budenizlerdeki gemiciliğe ait akıntılar, sığyerler, tehlikeli kayalık yerlere ait bilgileri de vermiştir. 1513 yılında Piri Reis Gelibolu’da ceylan derisi üzerine bir dünya haritası çizmiştir. 21 parçadan meydana gelen bu haritanın 65 x 90 cm lik bir paftası Topkapı müzesindedir. Colombusun 1489 tarihli bir haritasından da yararlandığını söyleyen Piri Reis’in bu tarihte Amerika’nın içerlerini ve güney kutbundaki dağları da gösteren bu haritayı nasıl yaptığı bilim adamlarınca merak konusu olmuştur. Bu haritayı 1517 yılında Mısır’da Yavuz Sultan Selim’e takdim etmiştir. Bu harita 1929 yılında Topkapı müzesinin eski eserler müzesi haline getirildiği sırada Milli müzeler müdürü Halil ELDEM tarafından bulunmuş ve Alman doğu bilimleri uzmanı KAHLE ile birlikte incelenmiştir. Ayrıca “Hadikat’ül Bahriye”, “Netayic’ül-Efkar fi Cezayir’ül Bihar”, Bilad’ül- Aminat ve harita yapımıyla ilgili”Eşkalname”(o zamanlar haritaya eşkal deniliyordu) adında bir bilim kitabı ile 1528 tarihini taşıyan “Hind Denizi Haritası” gibi yapıtları Deniz Müzesindedir. Piri Reis Hürmüz kalesinin kuşatılmasında uğradığı iftira yüzünden 1554 de katledildi.

MATRAKÇI NASUH (Ölümü 1533) haritacı anlayışı minyatüre uygulayan ilk ressamdır. Sopa veya demirci çekici ile yapılan ve bir çeşit harp oyunu olan matrak (Mitrak) oyunu mucididir. Menazil (Hedefler) isimli yapıtında 16. yüzyılda yapılmış Anadolu atlası vardır.”Umdet’ül-Hisab” (Hesabın ilkeleri) isminde bir yapıtı (1517) ve “Beyan-menazil-i sefer-i Irakeyn” ismindeki kitabında Kanuni’nin 1534 de Irak seferine katılarak İstanbul-Tebriz-Bağdat-Tebriz-Diyarbakır-Halep-İstanbul geçkisi üzerinde fethedilen yerleri, kaleleri isim ve güzel haritalarla anlatır.

Kanuni Sultan Süleyman saltanatı sıralarında devlet hizmetine giren Sinop’lu bir aileye mensup sonradan Amiral olan SEYDİ ALİ REİS, (? -1563) deniz astronomisini ve deniz coğrafyasını çok iyi bilen bir bilgindi. Piri Reis’in donanmasını Basra’dan Süveyş’e getirme görevi verildi. Ancak bazı nedenlerden dolayı dört yıllık (1553-57) uzun vemaceralı bir yolculuktan sonra Edirne’ye dönebilmiştir. Bu seyahatı Bursa-Konya-Kayseri-Halep-Urfa-Musul-Bağdat-Basra-Hürmüz Boğazı -Ahmadabad-Delhi -Lahor-Kabil-Semerkand- Buhara- Farab -Merv- Tus -Nişabür -Bağdat- Musul- Mardin- Diyarbakır- Sıvas-Ankara-İstanbul-Edirne geçkisini izleyerek Arapça ve Farsçadan yaptığı derlemelerle “Miratül Memalik” (Ülkelerin aynası) adlı yapıtı yazmıştır. Bu kitap 1815 de Almancaya, 1826 da Fransızcaya, 1899 da İngilizceye, 1963 de Rusçaya çevrilmiştir. 1554 de Ahmedabad’ta yazdığı “Mohit” (Okyanus) çeşitli batı dillerine çevrilmiştir. 10 bölümlük bu kitapta yön bulma, azimut ve yıldızların yüksekliklerinin hesabı, zaman hesabı, takvim, güneş ve Ay’a bağlı tanımlanan yıllar, denizcilikte önemli bazı yıldızların doğmaları, batmaları ve adları, ünlü limanlarla adaların enlemleri, astronomiye ait bilgiler ve bazı limanların arasındakiuzaklıklar, Hind Okyanusundaki adalar, kıyılar, rüzgarlar, ünlü limanlar ve topografik coğrafya konularını içermektedir. Bir başka yapıtı “Mirat-ül Kainat (Kainatın aynası) kitabı da Farsça ve Arapça bir çok kitaplardan derlenmiş olup bir çok astronomi aletinin tanımı ve kullanılışı, güneşin yüksekliği, yıldızların konumu, kıble, öğle zamanı saptanması, nehir genişliği saptanması, rubu tahtası ve usturlab’ın yapım ve kullanılışı konularını içermektedir.

1549 da Halep’te Ali Kuşçu’nun astronomi ile ilgili Fethiye yapıtının Türkçesine bazı ilaveler koyarak “Hülaset’el-Haya” ismini vermiştir 68). Seydi Ali Reis yerin yuvarlak olduğunu, dağların yüksekliğinin yerin yuvarlaklığını bozmayacağını söylemiş ve yer yarıçapının 1545 fersah olduğunu yazmış, ağır cisimlerin yerin merkezine doğru düştüklerini eklemiştir. Ancak yerin günlük hareketini kabul etmediğini göstermek için de o zamana kadar ileri sürülen kanıtları açıklamıştır 68a)

Osmanlı korsan reislerinden olan ve daha sonra Osmanlı donanması hassa reisleri arasına katılan ALİ MACAR REİS tarafından 1567 de dokuz ceylan derisi üzerine çizilen 31 x 43 cm boyutlu yedi haritadan oluşan ve Topkapı müzesinde bulunan bir atlasta bulunan haritalar sıra ile:

  • 1. Azak denizi, Karadeniz ve Marmara sahil kent ve limanlar
  • 2. Akdeniz, Eğe denizi, Mora yarım adası, Adriyatik sahilleri, Anadolu’nun bazı sahil kentleri
  • 3. Akdeniz, İtalya, Adriyatik sahilleri, Kuzey Afrika
  • 4. Batı Akdeniz, İberik yarımadası, Gaskonya körfezi, Kuzey Afrika
  • 5. İngiltere, İskoçya, Almanya sahilleri
  • 6. İstanbul Boğazı, Girit adası bir kısmı, Ege denizi, Adriyatik sahilleri
  • 7. Dünya haritası (Avusturalya yok)haritaları vardır. Ali Macar Reis’in yapıtları 1935 de cumhuriyetin kültür yayınlarından biri olarak basılmıştır.Büyük Türk gezgincilerinden MEHMET AŞIK (1555-?) 21 yaşında geziye çıkarak 25 yıl içinde bir çok ülke gezmiş ve gezi notları 1595 de “Menazır-ül Avalim” (Dünyanın görünümü) adıyla basılmıştır. 1590 da Menemenli MEHMET REİS’in çizdiği bir Akdeniz haritası Venedik’te Correr müzesindedir. Benzer şekilde 16. yüzyılda Tunus’lu Hacı Ahmed’in Dünya haritası Venedik’te San Marco kütüphanesindedir.

    17. Yüzyıl

    Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen ve tarih, coğrafya, bibliyografya ve toplum bilimi alanlarında 27 yapıtı bulunan KATİP ÇELEBİ (1609-1657) Girit seferi dolayısı ile (1645-46) haritaların nasıl yapıldığını öğrendi. En önemli yapıtı “Cihannüma” (Dünyayı gösteren) coğrafya alanında doğu görüşten batı görüşe geçişte bir dönüm noktasıdır. Beş haritalı, 75 sayfa olan ve 1648 de yazılmağa başlanan bu kitapta Dünyanın yuvarlaklığı üstüne kanıtlar verildikten sonra Japonya’dan Erzurum ve Irak’a kadar ülkelerin coğrafyasını, kısa tarihini, bitki ve hayvanlar alemini anlatmaktadır. “Keşf-üz-Zunun” (sanıların keşfi) isimli kitabı da ünlüdür. 1727 de basımevinin icadından hemen sonra 1732 de basılan bu kitap çeşitli dillere çevrilmiştir. Katip Çelebinin bundan başka “Kozmoğrafya” adında bir kitabı daha vardır. İstanbul’da ilk defa pusula sapmasını belirlemiştir.

    17. yüzyılda İstanbul’da 8 dükkanda 15 kişi haritacılık yapmaktaydı. Bunlar birkaç dili özellikle Latinceyi çok iyi bildikleri için yazarların kitaplarını okuyarak yeryüzü şekillerini çizmekteydiler. Ayrıca pusula yapılan 10 dükkanda da 45 kişi, kum saati yapılan 15 dükkanda 45 kişi çalışmaktaydı.

    17. Yüzyılın en büyük gezgin ve yazarlarından biri olan EVLİYA ÇELEBİ (1611-1682) Osmanlı ülkesinin içinde ve dışında 50 yıl geziler yaparak ve 22 savaşa katılarak bunları 6000 sayfada 10 cilt halinde yazmıştır. 1.Cilt İstanbul’a ait olup diğer 9 ciltte Anadolu, Trakya, Yunanistan, Arnavutluk, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya, Ege ve Akdeniz adalarından bir kısmı, Kırım, Bağdat, Musul, Suriye, Filistin, Mısır, Mekke, Medine, Kafkasya, Macaristan, Batı İran, Azerbaycan, Sudan, Habeşistan, Güney Rusya, Lehistan, Avusturya, Güney Almanya, Hollanda, Danimarka, İsveç ülkeleri yer almıştır. Bazı abartmaları, yapmış olduğunu iddia ettiği bazı gezilerine gölge düşürmüştür.

    1683 de Alain MALLET İstanbul planı yaptı.

    18. Yüzyıl

    Bilimsel kitapların yayılması ilk basımevinin 1727 de İBRAHİM MÜTEFERRİKA (1674-1745) tarafından kurulması ile başladı. İbrahim Müteferrika’nın ilk bastığı kitap 1729 da Sahhahi Cevheri’nin çevirisi olan “Vankolu sözlüğü”dür. Tanzimatın ilanından önce (1839) basılı kitaplar daha çok askeri konular iken bu tarihten sonraki sivil ve sosyal amaçlı olup tıp ve matematik kitapları artmış, coğrafya, astronomi ve askerlik sanatı konusundaki kitaplar azalmıştır 72). Burada İslam dini ile ilgili eserlerin Kur’an. hadis, fıkıh, tefsir, kelam konularını kapsayan kitapların basılması yasaklandı. 18. yüzyılın başında Şeyhülislam İshakzade Esat efendi verdiği fetva ile; kitapların yasaklanmasını amaçlayan geniş bir direnişe geçildi. Aşırı şeriatçı şeyhülislamlar yalnız deney bilimlerine değil, tasavvuf ve felsefeye de karşı çıktılar. 1727 de basımevinin kurulmasından sonra kaleme alındığı bilinen ilk Türkçe fen yayını mühendishane hocalarından İshak ef. nin 4 ciltlik yapıtı “Mecmua-ı ulum-i riyazieye” (1831-34) dür. Bu yapıtın 2. baskısı 1841-45 de Kahire’de yapılmıştır.

    1730 da Johann Babtist HOMANN (1664-1724), İstanbul Boğazının yanlış çizilmiş haritasını yaptı.

    Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük bir alana yayılması, Avrupa ile doğrudan coğrafi ilişki, Osmanlıların Avrupa’daki gelişmeleri izlemesine olanak sağlıyordu. Diğer taraftan diplomatlar, seyyahlar, tüccarlar, denizciler, göçmenler, Avrupa’daki dini baskıdan kaçan Musevi ve Hiristiyanlar ile de bu ilişki sağlanıyordu.

    1760 yılında Fransız haritacılarından D’ANVİLLE, Anadolu’nun ilk ciddi harita çalışmasını yapmıştır.

    Alman gezgini Carsten NİEBUHR’un Anadolu seyahatları (1766-67) sonunda elde ettiği bilgileri içeren Anadolu haritaları ancak 1837 de 1:775 000 ve 1:1 150 000 ölçeklerinde basılmıştır.

    1770 de Fransız ve 1812 de İngiliz subayları tarafından batı ve güney sahillerimizin ilk denizcilik haritaları alınmıştır.

    1776 da F.R. KAUFFER, İstanbul kenti planı yaptı.

    İngilizler tarafından 1784-88 yılları arasında Amiral TEÜGE, 1820 yılında Albay COTYE ve 1830-32 arasında Albay LAYONS ve GREY tarafından denizlerimizde hidrografik ölçmeler ve haritalar yapılmıştır. Daha sonra 1833 den itibaren İngiliz hidrograflarından WORTON başta olmak üzere PHILIP, SPRAT, WOODS ve MANSEL bu ölçülere devam etmişlerdir.

    1785 de MUSTAFA RESMİ ipekli kumaş üzerine renkli yapılmış 70 x 120 cm boyutlu Karadeniz ve Akdeniz haritasını çizdi (haritalarını, Mustafa: Amel-ressam hıfzı Enderun Hazret-i Sadrı Ali olarak imzalamıştır).

    18. yüzyılın sonunda J.RENNEL bir Batı Asya haritası hazırlamış ve 1832 de yayınlanmıştır.

    19. Yüzyıl.

    1803 de mükemmel ilk Türkçe atlas, Darüt-tabaati’l-Amire adını taşıyan basımevi müdürü Müderris ABDURRAHMAN efendi tarafından İstanbul’da basıldı. Bu atlas birçok kaynaklardan ve Avrupa’da yapılan atlaslardan yararlanılarak yapılmıştır. Atlasın başında 79 sayfalık astronomi ve coğrafya bilgilerini içeren bir bölüm bulunmakta, bunu renkli haritalar izlemektedir. Abdurrahman efendi. III. Selim zamanında Mühendishane-i Berri-i Hümayün’da (Devlet Kara mühendislik Okulu) geometri öğretmenliği yapmıştır

    1807 de Napoleon’un göndermiş olduğu subaylar Toros ve Kızılırmak havalisinde yol boyu haritaları almak için çalışmışlardır. 1822 de LAPİE tarafından Rumeli ve Batı Anadolu haritası yayınlanmıştır. Bunu İngilizler takip etmişlerdir. 1836 da Güney Anadolu’daki Chesney heyeti, Batı ve Güney Anadolu’da Sprat heyetleri bu kapsamdadır.

    İlk Deniz haritası 1830 yılında Heybeliada Deniz Harp Okulunda basılan Karadeniz haritasıdır.

    Karadeniz kıyılarımız haritasını ilk defa MANGANARI adında bir Rus yüzbaşısı 1823-1836 yılları arasında yapmıştır. Bu haritalar 1835 tarihini taşımaktadır. Yine 1835 tarihini taşıyan Rus haritalarından çevrilerek basılmış İstanbul ve Boğaziçi haritaları vardır. Marmara Denizi ise yine Manganari tarafından 1845-1848 arasında çalışarak ve iskandil ölçüleri ile yapılmış olup bu çalışmalarla amiral rütbesini kazanan Manganari, ayrıca bir Marmara kılavuzu yazmıştır. Rusların bu ölçülerine Osmanlılar “Gül sefid” isminde bir kurvet ile katılmışlardır. Karadeniz’in 1265 H. de ikinci bir defa daha Ruslar tarafından ölçülmesinde de yine Osmanlıların “Ahter” ve Neyyiri Zafer” isimli gemi ile ortaklaşa çalışmaları olmuştur. Deniz haritaları için ölçü gemisi olarak 1845-1914 arasında Gül sefit, Ahter ve Neyyiri zafer kurvetleri, 1914-1932 arasında ise Beyrut yatı, Zuhaf kurveti, Galata yatı ve Aydın Reis gambotu kullanılmıştır. Bunlardan başka okul gemisi olup da ölçü işlerinde kullanılan Mehmet Selim fırkateyni, Heybet nüma kurveti, Nüveydi fütuh Briki de sayılabilir.

    II. Mahmud zamanında, 1835-39 yılları arasında Osmanlı ordusunda hocalık için getirilen ve paşa ünvanı verilen Helmuth v. MOLTKE (1800-1891), 1836-37 yıllarında İstanbul’un 1:25 000 ölçekli, 1837 de Çanakkale Boğazı’nın 1:20 000 ölçekli plançete ile haritasını yaptı. 1838 de Anadolu’da sekiz paftalık (Musul, Elazığ, Birecik, Samsun, Ankara, Urfa, Maraş) haritalarını yaptı. Bu çalışmalar sırasında Nemrut Dağı’nda Komonague tapınağını buldu. 1839 da İbrahim Paşa’nın idaresindeki Mısır ordusuna karşı Çerkez Hafız Mehmed Paşa’nın maiyetinde bulunmuş ancak anlaşamamışlardır. Berlin’e döndüğünde Türkiye çalışmaları için nişan verildi.

    1850 de Mühendishane öğrencileri İstanbul şehrinin planını yaptılar.

    1853 yılında İstanbul Boğazından Varna limanına kadar olan kıyı bölgesi AHMET HOCA ve İngiliz WOODS tarafından ölçülmüştür.

    19. Yüzyılın ilk yarısında haritalarımız, ya istila ordularına ait subaylar ya da Osmanlı İmparatorluğu ordusunu düzenleme için çağrılmış yabancı askeri heyetlerin haritacıları tarafından yapılmıştır. 1857-1901 yılları arasında Anadolu, sayıları bir hayli fazla olan gezginler tarafından gezilmiş ve bu gezginlerin hazırladıkları haritalar kendi ülkelerinde bastırılmış ve bu haritaların bir kısmı açıklanmış bir kısmı da gizli tutulmuştur. Alman subayları, haritacılık sahasına bu tarihlerden sonra girmişlerdir. 1826-33 arasında Avusturyalı PROKESCH von OSTEN, 1836 dan itibaren İngiliz HAMİLTON, 1838-41 arasında İngiliz AINSWORTH, 1835-38 arasında BRANT 1830 da Fransız arkeologu TEXIER, HAMMAIRE DE HELL, 1842 de SCHÖNBORN, 1843 de KOCH, Rus doğa bilimcisi TCHİHATCEFF’in 1847-63 yılları arasındaki çalışmalardan 1853 de Küçük Asya isimli yapıtı, 1837 de Trakya’da Fransız jeologu AMİ BONE ve 10 yıl sonra aynı alanda VİQUESNEL, 1869 da F.v.HOCHSTETTER çalışmalar yapmışlardır.

    Alman harita uzmanı Heinrich KIEPERT (1818-1899), 1841-88 arasında Türkiye’ye gelerek önceleri Anadolu’nun kuzey batısında altı paftalık 1:400 000 ölçekli haritasını yapmıştır. 1854 yılında tekrar bu bölgede çalışmalar yapılarak bu haritalar basılmış ve diğer ölçekte haritalar üretilmiştir. Daha sonra oğlu Richard KIEPERT babasının yaptığı işlere devam ederek batıdan orta Anadolu’ya kadar olan bölgenin 1902-06 arası 24 paftalık 1:400 000 ölçekli haritasını yaptı. H.Kiepert’in 1884 yılında yaptığı harita karayolları ve demiryolları revizyonlu olarak işlenip 1889 da tekrar basıldı. Kiepert’in yaptığı haritalar:

  • 1844 : 1:1 000 000 ölçekli Anadolu,
  • 1844 : 1:1 000 000 ve 1:2500000 ölçekli Osmanlı İmparatorluğu,
  • 1853 : 1: 3 600 000 ölçekli Anadolu, Kafkasya, Batı İran,
  • 1854 : 1: 500 000 ölçekli Anadolu haritası,
  • 1868 : 1: 250 000 ölçekli Batı Anadolu haritası,
  • 1884 : 1: 1 500 000 ölçekli Anadolu haritası,
  • 1897 : 1: 4 000 000 ölçekli Asya Türkiyesi haritasıdır.Bütün bu çalışmaların sonucu olarak Anadolu topografyasının ana hatları ortaya çıkmış ve bu haritalardan 1:200 000 ölçekli haritalarımız çıkıncaya kadar yararlanılmıştır1863-1880 yılları arasında C.STOLPE İstanbulun 1:15 000 ölçekli haritasını çizdi.

    VINCKE, FISCHER, ve MÜLBACH gibi Alman haritacılarının gelmeleri de bu zamana rastlamaktadır. Şubat 1839 da Osmanlı hizmetinde olan Prusya subayı Binbaşı F. v. VINCKE Ankara’nın planını yaptı. 1:6250 ölçekli bu harita 1854 de Berlin’de basılarak Ankara vilayeti valisi Müşir (mareşal) İzzet Paşa’ya takdim edildi. Asker haritacıların yanısıra 19. yüzyılın ilk yarısında ülkemizde arkeolog, jeolog gibi gezgincilerin gelmeleri ile de değişik amaçlarla yapılmış mevzii haritalar ortaya çıkmıştır.

    1864 yılında Türk hükümeti tarafından Filistin’de (Hicaz hattı) demiryolu görevi verilen Alman inşaat mühendisi Carl HUMANN (1839-1896), daha sonraları İstanbul-İzmir arasındaki karayolu etüdünü yaparken Bergama’daki harabeleri keşfederek Türk hükümetinin izni ve Prusya devletinin önerisi üzerine Bergama tapınağını ortaya çıkardı (1886). Çeşitli ölçekte Bergama haritası yaptı. Bu konu ile ilgili olarak 1870 de Alman arkeologu Heinrich SCHLİEMANN (1822-1890), Homeros’un şiirlerinden Truva’yı bulmak için Truva’nın yeri olduğu sanılan hisarlıkta kazılara başladı. 1884 de Bergama’da ve 1891-94 arasında da Manisa’da arkeolojik kazılar yaparak bu kazılar sonucunda ortaya çıkan tapınağı Berlin’e götürdü. Buradan da İkinci Dünya Savaşı sonunda Moskova’ya taşındı.

    1868 yılında Paris’te öğrenimde bulunan Üstğ. Hafız ALİ (ŞEREF) (Ölümü 1907) bir “Yeni Atlas” hazırlamıştır. 23 x 33 cm boyutlu bu atlas 22 adet haritayı içermektedir. Daha sonra 1896 da genelkurmayda çalışırken Kiepert’in Anadolu haritasını Türkçeye çevirmiştir. Ayrıca 73 paftadan ibaret Rumeli haritasını çizmiş, okullar için büyük bir duvar haritası hazırlamıştır.

    1877 Osmanlı-Rus savaşında Ruslar, Erzurum’a kadar olan sahanın ve Trakya mıntıkasının 1:210 000 ölçeğinde haritalarını yaptılar.

    1895 de Süleyman ASAF İstanbul Boğazı haritası yaptı.

    Türk Haritacılık Tarihi’nin Kronolojik Özeti

     

  • 1076 Kaşgarlı Mahmud Dünya Haritası.
  • 1513 İbrahim Kâtibi Akdeniz Havzası Haritası.
  • 1513 Piri Reis Dünya Haritası.
  • 1528 Piri Reis Kuzey Atlantik Haritası.
  • 1567 Ali Macar Reis Atlası.
  • 1570 Atlas-ı Humayun.
  • 1647 Katip Çelebi’nin “Cihannüma” adlı eseri.
  • 1650 Katip Çelebi’nin “Kozmoğrafya” adlı eseri.
  • 1640-1684 Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si
  • 1719 İlk baskı harita Marmara Haritası İbrahim Mütefferika tarafından basıldı.
  • 1803 İlk atlas Müderris Abdurrahman Efendi tarafından hazırlandı.
  • 1818 İlk Harita Okulu açıldı.
  • 1830 İlk deniz haritası Karadeniz Haritası Deniz Harp Okulunda basıldı.
  • 1847 İlk Tapu Teşkilatı Defterhane-i Amire Kalemi kuruldu.
  • 1853 İlk harita subayları Harp Okulundan mezun oldu.
  • 1860 İlk defa Yurt dışına (Fransa) haritacılık öğrenimi için subaylar gönderildi.
  • 1880 Genelkurmay 5. Şubesi (Harita ve Fen İşleri Şubesi) kuruldu.
  • 1895 Taksim-i Arazi isimli Jeodezi Komisyonu kuruldu. (Türk haritacılığınınbaşlangıcı kabul edilir.) 
  • 1896 Basılı ilk düzenli harita olan 1/ 10 000 ölçekli Eskişehir Planı üretildi.
  • 1909 Harita Komisyonu oluşturuldu ve ülke çapında harita üretimine başlandı.
  • 1910 İlk birinci derece nirengi ağı çalışmaları Bakırköy-Adapazarı arasında başladı
  • 1916 Harita Alım ve Çizim Okulu açıldı
  • 1918 Milli Savunma Bakanlığına bağlı Harita Dairesi kuruldu
  • 1924 Tapu Umum Müdürlüğü kuruldu ve cumhuriyetten sonraki ilk kadastroçalışmaları 474 sayılı Yasa ile başladı. 
  • 1925 Harita Genel Müdürlüğü Kanunu kabul edildi.
  • 1926 İlk fotogrametrik çalışmalara başlandı.
  • 1929 İlk yersel fotogrametri kıymetlendirmesi yapıldı.
  • 1930 Yapımına 1911 yılında başlanan Türkiye’nin 1/ 200 000 ölçekli istikşafharitaları tamamlandı. 
  • 1932 İlk hava fotoğraf alımları yapıldı.
  • 1940 Harita yapımında tamamen havai fotogrametri yöntemine geçildi.
  • 1945 1/ 5 000 ölçekli haritaların yapımına başlandı.
  • 1949 İlk olarak Yıldız Teknik Okulunda (YTÜ) Harita ve Kadastro Mühendisliğibölümü açılarak haritacılık öğrenimine başlandı. 
  • 1953 Birinci derece nirengi ağı çalışmaları tamamlandı.
  • 1954 Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Kuruldu
  • 1955 Kadastro ölçmelerinde fotogrametrik yöntem uygulanmaya başlandı.
  • 1956 Kartografyada kuşe tersim yöntemi yerini mylar kazıma yöntemine bıraktı.
  • 1960 Türkiye Temel Gravite Ağı (TTGA) oluşturuldu.
  • 1963 Fotogrametride havai nirengi uygulaması başladı.
  • 1969 Kabartma Harita Şubesi kuruldu.
  • 1970 Türkiye Düşey Kontrol Ağı (TUDKA)’nın 1936 yılında başlatılan ilk fazölçüleri tamamlandı. 
  • 1972 Yapımına 1909 yılında Bakırköy paftası ile başlanan tüm ülkenin 5547 adet1/ 25 000 ölçekli paftaları tamamlandı. 
  • 1983 İlk ortofoto harita üretimi gerçekleştirildi.
  • 1989 Uydu görüntüsünden yararla ilk harita üretildi.
  • 1994 Kinematik GPS uygulamalarına başlandı
  • 1995 Sayısal fotogrametri uygulamalarına başlandı.
  • 1995 Türkiye’de coğrafi bilgi sistemi uygulamasına ilk örnek İTÜ-AyazağaYerleşkesi Bilgi Sistemi üretildi. 
  • 1999 İlk 1/ 25 000 ölçekli kartografik vektör harita (İZMİR L18-a3) üretimi sayısalolarak gerçekleştirildi. 
  • 1999 Türkiye Temel GPS Ağı -1999 (TTGA-99) kuruldu.
  • 2000 Kabartma harita kalıpları bilgisayar destekli olarak üretilmeye başlandı.
  • 2000 Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce TAKBİS projesi hayata geçirildi.
  • 2003 Haritalarda kullanılan Avrupa Datumu 1950 (ED-50) jeodezik sistemi terkedilerek, Dünya Jeodezik Sistemi-1984 (WGS-84)’in uygulanmasınabaşlandı.

     

  • 2005 Bilgisayar destekli genelleştirme yöntemi ile ilk 1/ 100 000 ölçekliBalıkesir İ19 paftası üretildi. 
  • 2005 Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi oluşturma çalışmaları kapsamındaEYLEM-47 projesi tamamlandı. 

2006 Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi oluşturma çalışmaları kapsamında

 

EYLEM-36 projesi tamamlandı.

Türkiye’nin AB’ye girmeye hazırlandığı bu yüzyılda kendisini AB

normlarına yükseltmek isteyen tüm kamu kurum ve kuruluşları gibi Türk

haritacılığının ilgili kuruluşları da en kısa sürede bu normlara ulaşma gayreti içersindedir. Haritacılık tarihi sayfalarında kendine iyi bir yer edinen Türk haritacılığı, bugün dünyada gelişmiş ülkelerin sahip olduğu seviyeye yakın bir konumda varlığını devam ettirmektedir.

Ünlü türk haritacılar

Ali Macar Reis

Ali Macar Reis bilindiği kadarıyla ilk Türk Atlasını yapan kişidir. Bu nedenle yapılan atlas çalışması ona ithaf edilmiştir. 7 haritadan oluşan Ali Macar Reis Atlası bugün Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir.osmanlı denız harıtacısı olarakta bılınır.. atlasta yer alan yedi harita :

  1. Azak denizi, Karadeniz ve Marmara sahil kent ve limanlar
  2. Akdeniz, Eğe denizi, Mora yarım adası, Adriyatik sahilleri, Anadolu’nun bazı sahil kentleri
  3. Akdeniz, İtalya, Adriyatik sahilleri, Kuzey Afrika
  4. Batı Akdeniz, İberik yarımadası, Gaskonya körfezi, Kuzey Afrika
  5. İngiltere, İskoçya, Almanya sahilleri
  6. İstanbul Boğazı, Girit adası bir kısmı, Ege denizi, Adriyatik sahilleri
  7. Dünya haritası (Avusturalya yok)

Kaşgarlı Mahmut

Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eserinin tam adı: Kitabu Dîvânü Lûgati’t-Türk’tür. Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmıştır.Dîvânü Lugati’t-Türk; bir sözlük olmakla birlikte, Türk milletinin yüceliğini de anlatan bir âbide eserdir. Sekiz bölümden oluşur. Bölümler ve sıralamalar Arap alfabesindeki harflere göredir. Kitapta yaklaşık 8.000 kelime vardır. Kelimelerin anlamlarının iyi anlaşılması için deyimlerden, atasözlerinden ve şiirlerden, hattâ bâzı Âyet ve Hadis-i Şerif’lerden örnekler verilmiştir. Bu yönüyle eser, bir kültür hâzinesi değerine kavuşturulmuştur. Eserde yer alan harita ise, Türk Dünyası ile ilgili olarak yayınlanan ilk haritadır. Haritada; dağlar kırmızı, denizler yeşil, ırmaklar mâvi, kumluk alanlar sarı renkle gösterilmiştir. Türkler’in oturdukları bölgeler ve komşularının isimleri özenle belirtilmiştir. Eser, güneşle birlikte, kültürün de doğudan dünyayı sardığının önemli bir göstergesidir. Dîvânü Lugati’t-Türk, Türk milletinin yalnız savaş meydanlarında değil, kültürel alanlarda da önder, öncü ve örnek olduğunu gösteren bir âbidedir.

Piri Reis

Türk Amirali Piri Reis (1470-1554), Osmanlı Donanması amirallerinden Kemal Reis’in kardeşinin oğludur. Piri, amcası ile birlikte bir dizi deniz savaşına katılmış, deniz navigasyonunun vazgeçilmez aracı olan haritalar ve haritacılık ile ilgilenmiştir. Piri Reis’in bugüne ulaşmış üç adet eseri bilinmektedir. 1923 yılından sonra başlayan yeniliklere paralel olarak müzecilik alanında da atılımlar başlamıştır. Topkapı Sarayı’nın düzenlenmesi sırasında Milli Müzeler Müdürü Halil Erdem’in bulduğu bir Atlantik Haritası Alman bilimci Paul Kahle tarafından incelenmiştir. Kahle tarafından yapılan araştırmalar ile harita bilim dünyasına tanıtılmış, bu çerçevede Türk tarihçileri Afet İnan ve İbrahim Hakkı Konyalı da özellikle haritanın nasıl üretildiği konusunda araştırmalar yapmışlardır. Daha sonraki yıllarda haritaya olan ilgi giderek artmış, yabancı bilim adamları harita ile ilgilenmiş, Piri Reis adına sempozyumlar düzenlenmiş, Erik Von Daniken’in “Tanrıların Arabaları” isimli kitabındaki iddialar ile harita tüm dünya kamuoyuna mal edilmiştir. Araştırmacılar 1513 tarihli Atlantik Haritası ve Kuzey Atlantik Haritasının Piri Reis’in çoğu parçaları kaybolan Dünya Haritasının birer parçası olduklarına inanmaktadırlar. İTÜ Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü Başkanı ve Kartografya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Doğan UÇAR’ın da yaptığı çalışmalar neticesindeki sonuçlar da bu doğrultudadır. 21 parçadan meydana gelen bu haritanın 65×90 cm’lik bir paftası Topkapı müzesindedir. Colombus’un 1489 tarihli bir haritasından da yararlandığını haritasının üzerine yazan Piri Reis’in bu tarihte Amerika içlerini ve güney kutbundaki dağları da gösteren bu haritayı nasıl yaptığı bilim adamlarınca merak konusu olmuştur. Ayrıca “Hadikat’ül Bahriye”, “Netayic’ül-Efkar fi Cezayir’ül Bihar”, “Bilad’ül- Aminat” ve harita yapımıyla ilgili “Eşkalname” (o zamanlar haritaya eşkal deniliyordu) adında bir bilim kitabı ile 1528 tarihini taşıyan “Hint Denizi Haritası” gibi yapıtları İstanbul Deniz Müzesindedir. Piri Reis Hürmüz kalesi kuşatmasında uğradığı bir iftira sebebi ile 1554 de idam edilmiştir.

Piri Reis’in harita çizme merakı artarak devam etmiş, Akdeniz ve Ege Denizi limanlarına ve adalarına ilişkin tuttuğu krokileri kullanarak Osmanlı donanmasının hakim olduğu denizlere ait “Kitabı Bahriye” isimli eserinde çeşitli liman, koy, körfez, kıyı, kale vb. yerlere ait haritalar ile bu denizlerdeki gemiciliğe ait akıntılar, sığ yerler, tehlikeli kayalık yerlere ait bilgileri de vermiştir

Matrakçı Nasuh

(Ölümü 1533) haritacı anlayışı minyatüre uygulayan ilk ressamdır. Sopa veya demirci çekici ile yapılan ve bir çeşit harp oyunu olan matrak (Mitrak) oyunu mucididir. Menazil (Hedefler) isimli yapıtında 16. yüzyılda yapılmış Anadolu atlası vardır.”Umdet’ül-Hisab” (Hesabın ilkeleri) isminde bir yapıtı (1517) ve “Beyan-menazil-i sefer-i Irakeyn” ismindeki kitabında Kanuni’nin 1534 de Irak seferine katılarak İstanbul-Tebriz-Bağdat-Tebriz-Diyarbakır-Halep-İstanbul geçkisi üzerinde fethedilen yerleri, kaleleri isim ve güzel haritalarla anlatır.

El İstahri (Ebu İshak İbrahim bin Muhammed el Farisi el İstahri)

(15. yüzyıl), “Kitab al masalik val mamalik” (Masallar ve Ülkeler) isimli yapıtında dünyanın çeşitli yerlerine ait 20 harita vardır. Bu kitap yaklaşık 1460 yıllarında Karakoyunlu Türkmen imparatorluğu Şehzadesi Pir Budak zamanında yazılmıştır.

Seydi Ali Reis

Kanuni Sultan Süleyman saltanatı sıralarında devlet hizmetine giren Sinop’lu bir aileye mensup sonradan Amiral olan SEYDİ ALİ REİS, (? -1563) deniz astronomisini ve deniz coğrafyasını çok iyi bilen bir bilgindi. Piri Reis’in donanmasını Basra’dan Süveyş’e getirme görevi verildi 64). Ancak bazı nedenlerden dolayı dört yıllık (1553-57) uzun ve maceralı bir yolculuktan sonra Edirne’ye dönebilmiştir. Bu seyahatı Bursa-Konya-Kayseri-Halep-Urfa-Musul-Bağdat-Basra-Hürmüz Boğazı -Ahmadabad-Delhi -Lahor-Kabil-Semerkand- Buhara- Farab -Merv- Tus -Nişabür -Bağdat- Musul- Mardin- Diyarbakır- Sıvas-Ankara-İstanbul-Edirne geçkisini izleyerek Arapça ve Farsçadan yaptığı derlemelerle “Miratül Memalik” (Ülkelerin aynası) adlı yapıtı yazmıştır. Bu kitap 1815 de Almancaya, 1826 da Fransızcaya, 1899 da İngilizceye, 1963 de Rusçaya çevrilmiştir. 1554 de Ahmedabad’ta yazdığı “Mohit” (Okyanus) çeşitli batı dillerine çevrilmiştir66). 10 bölümlük bu kitapta yön bulma, azimut ve yıldızların yüksekliklerinin hesabı, zaman hesabı, takvim, güneş ve Ay’a bağlı tanımlanan yıllar, denizcilikte önemli bazı yıldızların doğmaları, batmaları ve adları, ünlü limanlarla adaların enlemleri, astronomiye ait bilgiler ve bazı limanların arasındaki uzaklıklar, Hind Okyanusundaki adalar, kıyılar, rüzgarlar, ünlü limanlar ve topografik coğrafya konularını içermektedir. Bir başka yapıtı “Mirat-ül Kainat (Kainatın aynası)67) kitabı da Farsça ve Arapça bir çok kitaplardan derlenmiş olup bir çok astronomi aletinin tanımı ve kullanılışı, güneşin yüksekliği, yıldızların konumu, kıble, öğle zamanı saptanması, nehir genişliği saptanması, rubu tahtası ve usturlab’ın yapım ve kullanılışı konularını içermektedir.

1549 da Halep’te Ali Kuşçu’nun astronomi ile ilgili Fethiye yapıtının Türkçesine bazı ilaveler koyarak “Hülaset’el-Haya” ismini vermiştir 68). Seydi Ali Reis yerin yuvarlak olduğunu, dağların yüksekliğinin yerin yuvarlaklığını bozmayacağını söylemiş ve yer yarıçapının 1545 fersah olduğunu yazmış, ağır cisimlerin yerin merkezine doğru düştüklerini eklemiştir. Ancak yerin günlük hareketini kabul etmediğini göstermek için de o zamana kadar ileri sürülen kanıtları açıklamıştır.

Mehmet Aşık

Büyük Türk gezgincilerinden Mehmet Işık (1555-?) 21 yaşında geziye çıkarak 25 yıl içinde bir çok ülke gezmiş ve gezi notları 1595 de “Menazır-ül Avalim” (Dünyanın görünümü) adıyla basılmıştır.

Mehmet Reis

1590 da Menemenli Mehmet Reis’in çizdiği bir Akdeniz haritası Venedik’te Correr müzesindedir. Benzer şekilde 16. yüzyılda Tunus’lu Hacı Ahmed’in Dünya haritası Venedik’te San Marco kütüphanesindedir.

Katip Çelebi

Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen ve tarih, coğrafya, bibliyografya ve toplum bilimi alanlarında 27 yapıtı bulunan Katip Çelebi (1609-1657) Girit seferi dolayısı ile (1645-46) haritaların nasıl yapıldığını öğrendi. En önemli yapıtı “Cihannüma” (Dünyayı gösteren) coğrafya alanında doğu görüşten batı görüşe geçişte bir dönüm noktasıdır. Beş haritalı, 75 sayfa olan ve 1648 de yazılmağa başlanan bu kitapta Dünyanın yuvarlaklığı üstüne kanıtlar verildikten sonra Japonya’dan Erzurum ve Irak’a kadar ülkelerin coğrafyasını, kısa tarihini, bitki ve hayvanlar alemini anlatmaktadır. “Keşf-üz-Zunun” (sanıların keşfi) isimli kitabı da ünlüdür. 1727 de basımevinin icadından hemen sonra 1732 de basılan bu kitap çeşitli dillere çevrilmiştir. Katip Çelebinin bundan başka “Kozmoğrafya” adında bir kitabı daha vardır. İstanbul’da ilk defa pusula sapmasını belirlemiştir.

Yorum Yaz