İştahı kesen yiyecekler
Diyet yapmanın en zor yanı, sevdiğiniz pek çok yiyecekten vazgeçmek zorunda kalıp, üstüne bir de iştahınızla baş etmek zorunda kalmanız. Özellikle iştah kapatıcı etkisi olduğu kanıtlanan özel besinleri rejim yapmadan zayıflamak için denemenizi öneriyoruz. Bu besinlerin vücut üzerindeki etkileri, içeriklerindeki bazı maddeler ve görevleri şöyle sıralanıyor:
Karbonhidratlar: Kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Özellikle kompleks karbonhidratlar insanı tok tutar.
Triptofan: Vücutta serotonin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin de iştah hissini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur.
Krom: Vücuttaki insülin dengesini korur. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler, brokoli ve tahıl ürünleri yiyebilirsiniz.
Albümin: Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapatır. Bu protein, triptofan oluşturarak beyne taşır ve serotonin üretimini artırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.
Fruktoz: Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez. Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal, fruktozun ana kaynağıdır.
İyot: Tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunun gelişmesini engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğan, iyot açısından oldukça zengindir.
Tok tutan öneriler
- Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan, sizi uzun süre tok tutar.
- Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Kalorisi yok denilecek kadar az olan bu sebze oldukça tok tutucudur.
- 250 gr mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve fruktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.
- 200 gr ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gr kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur.
- Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Bir kuru erikte 8 kalori var.
- Bir demet maydanozu blendırdan geçirip sebze suyuyla karıştırın. Bir iki damla acı biber sosu ekleyin ve için. Bu içecek yağ yakımını kolaylaştırır.
- Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışım hem doyurucudur hem de bağırsakları çalıştırır.
- Kahvaltıda armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma biraz da yoğurt ekleyin. Armudun içeriğindeki fruktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.
- Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayıp içine kuru meyveler katın. Bu, karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır.
- Portakal ve 50 gr ıspanak yaprağından oluşan bir salata hazırlayın. Salatayı 50 gr yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberden oluşan bir sosla tatlandırın.Ananas
Ananasta, bromelain adlı protein sindirici bir enzim bulunur. Bromelain sindirimi kolaylaştırır, vücudun su tutmasını azaltır, iltihapları giderir, Aşırı trombosit yapışkanlığını önlediği için doğal bir kan incelticidir. Ancak bromelainin kan inceltici ilaçlarla beraber kullanılması tavsiye edilmez. Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlar oluşturabilir veya kalp hızını yükseltebilir.
İştah Kesen 9 Bitki
Sağlıklı kilo vermek isteyenler, iştah azaltan ve yağ yakımını hızlandıran bu bitkileri tercih ediyor. Siz de beslenme programınıza bu bitkileri ekleyerek, sağlıklı zayıflama yolunda adım atabilirsiniz. Bunlar maydanoz, adaçayı, fesleğen, kekik gibi kolay bulabileceğiniz bitkiler.
Maydanoz: Metabolizmayı hızlandırarak, bağ dokuları güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem olarak biliniyor.
Adaçayı: Zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.
Fesleğen: Vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.
Kekik: Sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikâyet edenlere zindelik veriyor.
Biberiye: Sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.
Tere: Yağ yakımını hızlandırır. İnce yaprakları pişince acılaştığı için, çiğ yemek gerekir. Ayrıca, içinde birçok vitamin barındırır.
Sinameki: Kalın bağırsakta suyun emilmesini önleyerek, müshil görevi yapar. Uzun süreli kullanımlarda, bağırsaklarda yan etkilere yol açacağından, idrar söktürücü özelliği bulunan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenmesi gerekiyor.
Balık otu: Bünyenin kimyasını hızlandırarak, zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.
Civanperçemi: Tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.
İŞTAH AZALTAN YİYECEKLER
İŞTAHIN ÖNÜNE GEÇECEK BESİNLER
Bazı besin maddeleri iştahınızı kapatarak acıkmayı geciktiriyor. Özellikle iştah kapatıcı etkisi olduğu kanıtlanan 40 özel besini rejim yapmadan zayıflamak için denemenizi öneriyoruz. Bu besinlerin vücut üzerindeki etkileri, içeriklerindeki bazı maddeler ve görevleri şöyle sıralanıyor…
Karbonhidratlar
Karbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca karbonhidratlar insanı tok tutarak açlık hissini engeller.
Triptofan
Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah hissini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur.
Krom
Bu oligoelement, vücutta insülin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesi veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yiyebiliriz.
Albümin
Bir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapatır. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini artırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.
Früktoz
Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Früktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal früktozun ana kaynağıdır.
İyot Tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunun gelişmesini engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur.
İştahınızı Kesecek Öneriler
1. Karnıbaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.
2. Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.
3. Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.
4. Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz da tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.
5. 200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. içine 100 gr. kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da engeller.
6. Kendinize yeşil salata, uskumru balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğinde ki iyot, tiroit bezinin işlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir.
7. Öğünler arası acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.
8. Hafta da iki yumurta yiyin. Çünkü yumurta da bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.
9. Enerjisiz kalmamanız için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyuyla karıştırın. İçine bir iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.
10. Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.
11. Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine bir yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.
12. Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın içinde biraz pişirip çıkarın.
13. Bol bol böğürtlen yiyin. Böğürtlen sizi hem neşelendirir hem de tok tutar. Kan şekerinizin yükseleceğinden korkmayın. Çünkü böğürtlenin içeriğindeki doğal şekerler kan şekerini hiçbir şekilde etkilemez.
14. Kahvaltıda armut yiyin. Armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma birazda yoğurt ekleyin. Armudun içeriğindeki früktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.
15. Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayıp içine kuru meyveler katın. Bu, karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır.
16. Kendinize kırmızı portakal ve 50 gr. ıspanak yaprağından oluşan bir salata hazırlayın. Salatayı 50 gr. yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberden oluşan bir sosla tatlandırın. Hem enfeksiyonlara karşı korunun hem de midenizi doyurun.
17. Günde üç kez meyve suyu için. Meyve suyunun içine koyacağınız soda, magnezyum ihtiyacınızı karşılayacak ve açlığınızı giderecektir.
18. Bezelyenin içeriğinde bulunan albümin, iştahınızı kapatmak için iyi bir besindir.bu nedenle sık sık bezelye çorbası için.
19. Pirinç sindirimi ağır olan ve bol su içeren bir besin maddesidir. Pirinci istediğiniz sıklıkta yiyebilirsiniz. Ancak pilav yaparken fazla yağ kullanmamaya özen gösterin.
20. Ara sıra ceviz yiyin. Cevizin içeriğinde bolca triptofan var. Unutmayın, bu madde serotonin salgısını arttırıyor ve açlık hissetmenizi engelliyor. 100gr. cevizde 590 kalori var, bu yüzden 5 – 6 ceviz yemeniz yeterli.
21. Akşam yemeğinizde 100 gr. tavuk filetosunu ızgarada kızartıp limonla tatlandırın. Bu, yağ yakımını hızlandırır. Ayrıca içeriğindeki triptofan açlık hissini giderir.ve metabolizmayı hızlandırır.
22. Patatesleri haşlayın ve dilimleyin. Biraz zeytinyağı, rendelenmiş parmesan peyniri, dereotu ve karabiberle tatlandırın.. Patates B1, B2 vitaminleri ve protein açısından zengin bir besindir. Ayrıca içeriğinde doyurucu lifler de bulunur. Bu nedenle patatesleri kabuklarıyla birlikte haşlayın. Böylece içeriğinde ki maddeler zarar görmez.
23. Haftada iki kez morina balığı yiyin. Yanına da haşlanmış patates, havuç, bezelye ve brokoli gibi zengin sebzelerden oluşan bir garnitür hazırlayın.
24. 250 gr. yer almasını haşlayın ve püre haline getirin. 150 gr. sebze suyuyla karıştırın ve tekrar pişirin. Tuz ve karabiberle tatlandırın. Yer elmasında bulunan früktoz hem açlığınızı giderecek hem de kan şekerini dengeleyecektir.
25. Kendinize domates sosu hazırlayın. Domateslerin kabuklarını soymadan yıkayın ve bütün bütün haşlayın. İçine çeşitli baharatlar katın ve bu karışımı süzgeçten geçirin. domates kabuklarının sindirimi zordur ve içeriğinde değerli lifler bulunur.
26. Muzu, 100 ml. kefir ya da yağsız yoğurtla püre haline getirin. Früktoz içeren bu mükemmel içecek ara öğünler için idealdir.
27. Ara sıra kereviz yiyin. Bu bitki sade olduğu gibi yağsız yoğurt, 1 tutam köri, 2 yemek kaşığı kremadan oluşan bir karışımla da yenilebilir. Midenizi karbonhidratla dolduran kerevizi nasıl yiyeceğiniz tamamen sizin zevkinize kalmış!
28. İyot size canlılık verir ve iştahınızı kapatır. İyot içeren karidesleri şişte ızgara yapın ya biraz mısır yağıyla tavada kızartın. Yanına haşlanmış makarna hazırlayın. Taze fesleğen ve kişniş otuyla servis yapın.
29. Kahvaltıda çavdar ekmeği yiyin. Üzerine yağsız krem peynir sürebilir ve haşlanmış dil yiyebilirsiniz.
30. Fıstıklar eşsiz bir albümin madenidir. İştahı azaltır ve keyfinizi arttırır. Gündüzleri bir avuç dolusu tuzsuz fıstık yiyin. Size özellikle kabuklu fıstık tüketmenizi öneriyoruz. Kabuklarla uğraşmak sizi bir süre meşgul edecektir.
31. Yarım avokadoyu limon suyuyla ıslatın. 30 gr. somon balığını haşlayın ve dilimleyin. Üzerine dereotu serpiştirin. Kolayca hazmedilen yağ asitleri ve C vitamini size açlığınızı birkaç saat için unutturacaktır.
32. Bir kutu yağsız labne peynirini 50 gr. rendelenmiş turp ve bir demet maydanoz ile karıştırın. Acıkmaya başladığınızı hissettiğinizde 1 dilim kepek ekmeğine bu karşımdan sürün.
33. Üç yemek kaşığı ufalanmış cevizi yağsız yoğurtla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki aminoasitler, iştahı kapatan hormonların üretimini arttırın.
34. 450 gr. mantarı ve 3 adet taze soğanı dilimleyin. Bunları bir yemek kaşığı ayçiçek yağında 5 dakika hafifçe kızartın. Karabiberle iyice tatlandırın. İçeriğindeki krom size tokluk hissi verecektir.
35. Soğan bol miktarda iyot içeriri. Bu nedenle mutlaka her öğünde yer almalıdır. İyot, tiroit bezi yoluyla açlık hissini giderir.
36. 200 gr. yeşil fasulyeyi 250 gr. sebze suyuyla 20 dakika haşladıktan sonra çıkarın. Doğranmış soğan, maydanoz, 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve sirke ile hazırladığınız sosu yeşil fasulyenin üzerine dökün ve salata niyetine yiyin. Tritofan içeren bu yiyecek, beyindeki açlık hissini anında giderir.
37. Kendinize pırasa salatası hazırlayın. 2 sap pırasayı dilimleyin ve 5 dakika haşlayın. 40 gr. kaşarı ve bir armudu küp şeklinde doğrayın. 125 gr. yağsız yoğurt ve karabiberle karıştırın. Bu salatanın içeriğindeki lifler, kalsiyum ve bitkisel maddeler mideyi doldurur ve rahatlatır.
38. İstediğiniz kadar kuşkonmazı tuzlu suda haşlayın. Kuşkonmazı, incecik kıyılmış bir demet maydanoz, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, doğranmış soğanla karıştırın ve karabiberle tatlandırın. Kuşkonmazın içeriğindeki aminoasitler, beynin gönderdiği açlık sinyallerini azaltır ve iştahı kapatır.
39. Bir adet muz, 2 küçük elma ve ayçekirdeğinden oluşan bir meyve salatası hazırlayın. Muzu ve elmayı dilimleyin. İçine bir çay kaşığı bal ve ayçekirdeği katın. Salatayı limon suyuyla tatlandırın. Bu salata bağırsaklarınız güçlendirecektir.
40. Kuru kayısıları incecik doğrayın ve sıcak suda birkaç dakika bekletin. Bunları haşlanmış pirinçle karıştırın. İçine limon suyu ve nane ekleyin. Kayısının içindeki doğal şeker tatlı gereksiniminizi karşılamak için yeterlidir.
41. Yiyeceklerinizi küçük tabaklara hazırlayın ve yemeklerinizin altına salata yaprağı koyun. Böylece ufak porsiyonlar da iştahınızı doyurmanız için yeterli olacaktır. Gözler yoluyla beyinde “Tabakta yeterince yiyecek var” mesajını alacaktır.
42. Kendinizi pozitif duygulara adapte etmeniz için günde iki kez aynanın karşısına geçin ve “Ben kendimi şartsız seviyorum” deyin. Bunu 3 hafta süresince tekrarlayın.
43. Öğünlerden önce bir bardak limonlu soda için. Bu, midenizi şişirir ve vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar.
44. Açlık hissettiğinizde hemen bir işle meşgul olun. Böylece aklınız aç olduğunuz fikrinden uzaklaşacaktır. Yaptığınız işten keyif almaya bakın. Canınız pasta ya da çikolata çektiğinde 20 dakika bekleyin. Bu süre içinde mutlaka aklınız başka düşüncelere yönelecektir.
İştah azaltan 10 bitki
Sağlıklı kilo vermek isteyenler, iştah azaltan ve yağ yakımını hızlandıran bu bitkileri tercih ediyorlar…
* At kuyruğu bitkisi idrar sökücü özelliğiyle biliniyor. Yağ dokularını eritmeye yardım eden bitki, yaraların iyileşmesine de yardımcı oluyor. Fakat tüm idrar söktürücü bitkilerde olduğu gibi fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir.
* Maydanoz, metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok etkili bir yöntem.
* Adaçayı, zayıflamak isteyenler tarafından iştah kesici olarak kullanılıyor. Çay ve yemeklerde baharat olarak da kullanılabiliyor.
* Fesleğen, vücutta biriken fazla suyu atmaya yardımcı oluyor. Üstelik, içindeki eter yağların moral yükseltici etkisi bulunuyor.
* Kekik, sindirim sorunlarını tedavi edici etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikayet edenlere zindelik veriyor.
* Civanperçemi, tatlıya karşı iştahı keser, tokluk hissi verir. Tazelik veren lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir.
* Biberiye, sindirimi düzenler. İyi bir canlandırıcıdır, kan dolaşımını hızlandırır, cildi sıkılaştırır. Et yemeklerinde kullanılabilir.
* Tere, vücuttaki yağ yakımını hızlandırıyor. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemek gerekir. Ayrıca içinde birçok vitamin barındırır.
* Balık otu, bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olur. İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık verir. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanılabilir.
İştah Kesen Yiyecekler Tok tutan yiyecekler
Diyet yapan insanların en büyük dertlerinden biri de iştahları yüzünden sürekli yemek yemelerine engel olamamaktır. Ya çok sık yemek yerler ya da bir oturuşta çokça yerler. Bazı yiyecekler ve bitkiler ise iştahı keserek yemek yemeye olan ilgiyi azaltır. İnsanın tok tutarak daha az de daha seyrek yemesini sağlar. Yumurta, yeşilçay, badem, sirke, salata, peynir, tarçın gibi bazı gıdalar sizi tok tutar veya iştahızın azalmasına yardımcı olur.
Bilimsel araştırmalar sonucunda elde edilen bulgulara dayanarak bazı besinlerin nasıl iştah azaltıp, tok tuttuğunu görelim;
Yumurta: Yumurta iyi bir protein kaynağıdır. Bilimsel araştırmalar yumurtanın tokluk süresini uzattığını göstermektedir. Bu nedenle sabahları haşlanmış yumurta yemek tokluk süresinin uzatılması açısından faydalı olacaktır.
Yeşilçay: Kuvvetli antioksidan özellik gösteren yeşilçay, metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlar. Günlük 1-2 fincan yeşil çay içerek metabolizmanın daha enerjik olması sağlanabilir.
Kırmızı biber: İçerdiği “kapsaisin” adlı madde sayesinde metabolizmanın hızını arttırıyor. Metabolizma hızını arttırmasının yanı sıra, iştah azaltıcı etkisinin olduğu da belirlenmiştir.
Badem: Vitamin, mineral ve posa içeriğinin yanı sıra omega-3 yağ asitlerini de içerir. Araştırmalar, yeterli miktarda(fazla değil) badem yiyen bayanların, yemeyenlere göre daha kolay kilo verdiğini göstermiştir.
Sirke: İçerisinde asetik asit içerek sirke, bu sayede sindirme hızını yavaşlatarak, yokluk süresini uzatır.
Tarçın: Araştırmalar, tarçın kan şekeri üzerinde dengeleyici rol oynadığını göstermiştir. Şeker hastası kişiler, diyet yapan kişiler, kan şekerini dengelemek isteyenler, tok kalmak isteyen kişiler için uygun olan tarçından günde yaklaşık çeyrek ile yarım çay kaşığı arası tarçın tüketilebilir.
Zeytinyağı: Kilo vermeyi kolaylaştırdığı araştırmalar sonucunda görülmüştür.
Salata: Öğünlerde yapılacak salata tüketimleri alınan kaloriyi azaltır. Ayrıca posa miktarı bol olan sebzeler sayesinde mide daha çabuk dolar ve kolay doyulmasını sağlar.
Peynir: İçerdiği protein sayesinde iştah azalmasına yardım eder. Yoğun miktarda kalsiyum da içerek peynir, zayıflama konusunda yardımcıdır.
Rejim yapmadan zayıflamak için bu yiyecekleri denemenizi öneriyoruz.

Zayıflamak için binbir yol mu deniyorsunuz?…
Yaz ayına girdiğimiz bu günlerde bir çok insanın en büyük derdi fazla kilolar…
Özellikle iştah kapatıcı etkisi olduğu bilimsel açıdan da kanıtlanan bazı besinleri rejim yapmadan zayıflamak için denemenizi öneriyoruz…
İşte iştah kesen yiyecekler:
Özellikle iştah kapatıcı etkisi olduğu kanıtlanan özel besinleri rejim yapmadan zayıflamak için denemenizi öneriyoruz.
|
| Karbonhidratlar: Kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur, içeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Özellikle kompleks karbonhidratlar insanı tok tutar.
|
İştah Kesen Yiyecekler
Zayıflamak istiyor, ancak iştahınıza engel olamıyorsanız sizin için eşsiz bir liste. İşte iştah kesen yiyeceklerin listesi:
Karnabaharı ve Brokoli: Hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.
Salatalık: İyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.
Mor Erik: Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.
Yeşil Fasülye: Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.
Ananas: 200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gr. kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da engeller.
Yeşil Salata ve Balık: Kendinize yeşil salata, uskumru veya ton balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğindeki İyot, tiroit bezinin İşlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir.
Kuru Erik: Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.
Yumurta: Haftada iki yumurta yiyin. Çünkü yumurtada bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.
Maydanoz: Enerjisiz kalmak için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyla karıştırın. Bir-iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.
Elma: Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.
Kaşar ve Zeytin: Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine 1 yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.
Enginar Kökü: Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın İçinde biraz pişirip çıkarın.
Böğürtlen: Bol bol böğürtlen yiyin. Böğürtlen sizi hem neşelendirir, hem de tok tutar. Kan şekerinizin yükseleceğinden korkmayın. Çünkü böğürtlenin içeriğindeki doğal şekerler kan şekerini hiçbir şekilde etkilemez.
Kahvaltıda Armut: Kahvaltıda armut yiyin. Armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma biraz da yoğurt ekleyin. Armudun içeriğindeki früktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.
Yulaf Ezmesi: Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayıp içine kuru meyveler katın. Bu, karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır.
Portakal ve Ispanak Yaprağı: Kendinize portakal ve 50 gr. ıspanak yaprağından oluşan bir salata hazırlayın. Salatayı 50 gr. yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberden oluşan bir sosla tatlandırın. Hem enfeksiyonlara karşı korunun hem de midenizi doyurun.
Soda: Meyve suyunun içine katacağınız soda, magnezyum ihtiyacınızı karşılayacak ve açlığınızı giderecektir.
Bezelye: Bezelyenin içeriğinde de bulunan albümin, iştahınızı kapatmak için iyi bir besindir. Bu nedenle sık sık bezelye çorbası için.
iştah kapatan iştahı kesici doğal bitkiler ve iştah kesen bitkisel çaylar yiyecekler gıdalar besinler
iştah kesen bitkilerİştah kesici veya diğer adıyla iştah kapatan bitkiler, mide ve bağırsaklarda hazım süresi uzun sürdüğünden dolayı uzun süreli bir tokluk hissine neden olan ve bu nedenle yeme güdüsünü azaltarak iştah kesen bir özellik arz eden yiyecekler ve besinler ve gıdalardır. İştah kesici bitkiler için sizlere küçük bir araştırma yaptık. Aşağıda listesini verdiğimiz iştah kesen gıdalar, yiyecek ve içecek olarak kullanılmaktadır. Ürünlerin kapsül formları da mevcuttur. Dileyenler bu bitkileri bitkisel diyet kapsülü biçiminde, dileyenler ise doğal haliyle tüketebilirler.
Elma Sirkesi ile zayıflama : Elma sirkesi hem yağ yakıcı hem de iştah kesici faydaları ile zayıflamak isteyenlerin sıklıkla başvurduğu bir zayıflatan bitkisel çözümdür. Elma sirkesi hakkında daha fazla bilgi edinmek için linke gidiniz: Elma sirkesi ile zayıflama
Hoodia gordonii : Kuzey afrika sahra bölgesi ve asya da yetişen kaktüs benzeri bu bitki de iştah kesen özellikleri nedeniyle son zamanlarda zayıflama sektöründe gerek ilaç yapımı gerekse zayıflama şurubu preparatları ile gündemde olan bir bitkidir. hoodia gordonii yorumları ürünün çok hızlı bir kilo kaybına neden olduğu biçimindedir.
Gamboge meyvesi : Turunçgillerden bir bitkidir. Hindistan ve Çin de yetişmektedir. 1 adet tüketilse bile çok şiddetli bir iştah kesici mekanizma oluşturur. Bolca içerdiği vitaminler ve antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir.
At kuyruğu : Daha çok vücuttan su atılmasına ve idrar sökücü özelliği ile bilinir. Aşırı miktarda kullanılmamalıdır. Metabolizmayı hızlandıran ve iştah kesen bir bitkidir.
Maydanoz : Yağ yakımı için birebirdir. İştahı keser ve vücuttan ödem atar. Maydonoz çayı biçiminde tüketilmesi tavsiye edilir. İyi bir zayıflama çayıdır. Bitkisel diyet için de detoks amacıyla kullanılır.
Adaçayı : İştah kesen diğer bir bitkisel çay daha karşımızda. Ayrıca bazen yemeklerde de baharat olarak deneyebilirsiniz.
Fesleğen : Ödem atıcı ve iştah kesici bir gıda olarak bilinir. yağ yakıcıdır. .
Yeşil elma : İçerisinde bolca bulundurduğu diyet lifleri ve posa ile tokluk hissi oluşturur ve iştah kapatan meyveler arasındadır.
Kekik İçerdiği bitkisel esansiyel yağlar iştahı keser ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Yorgunluğa bitkisel çözüm arıyorsanız kekik denemelisiniz.
Civanperçemi : Özellikle tatlı krizi çeken ve duygusal yeme sorunu ile karşı karşıya olanlar için tavsiye edilir. Civanperçemi yemeklerin ağırlığını da hafifletir ve tokluk hissi oluşturur.
Ananas : Lifli bir yapıya sahip olan bu tropikal meyve, hem düşük kalorili hem de bol lifli yapıdadır. yenildiğinde uzun esen yiyecekler,
iştah kesici, iştah kesici bitkiler, iştah kesici yiyecekler, iştah kesiciler,
Zayıflamak isteyenlere eşsiz bir liste. İşte iştah kesen yiyecekler… iştah kesen yiyecekler nelerdir. Yemek yemek istemiyorum Zayıflamak isteyenlere eşsiz bir liste. İşte iştah kesen yiyecekler… iştah kesen yiyecekler nelerdir. Yemek yemek istemiyorum Karnabaharı ve Brokoli: Hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar. Salatalık: İyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur. Mor Erik: Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır. Yeşil Fasülye: Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz. Ananas: 200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gr. kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da engeller. Yeşil Salata ve Balık: Kendinize yeşil salata, uskumru veya ton balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğindeki İyot, tiroit bezinin İşlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir. Kuru Erik: Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var. Yumurta: Haftada iki yumurta yiyin. Çünkü yumurtada bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar. Maydanoz: Enerjisiz kalmak için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyla karıştırın. Bir-iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır. Elma: Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir. Kaşar ve Zeytin: Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine 1 yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir. Enginar Kökü: Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın İçinde biraz pişirip çıkarın. Böğürtlen: Bol bol böğürtlen yiyin. Böğürtlen sizi hem neşelendirir, hem de tok tutar. Kan şekerinizin yükseleceğinden korkmayın. Çünkü böğürtlenin içeriğindeki doğal şekerler kan şekerini hiçbir şekilde etkilemez. Kahvaltıda Armut: Kahvaltıda armut yiyin. Armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma biraz da yoğurt ekleyin. Armudun içeriğindeki früktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar. Yulaf Ezmesi: Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayıp içine kuru meyveler katın. Bu, karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır. Portakal ve Ispanak Yaprağı: Kendinize portakal ve 50 gr. ıspanak yaprağından oluşan bir salata hazırlayın. Salatayı 50 gr. yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberden oluşan bir sosla tatlandırın. Hem enfeksiyonlara karşı korunun hem de midenizi doyurun. Soda: Meyve suyunun içine katacağınız soda, magnezyum ihtiyacınızı karşılayacak ve açlığınızı giderecektir. Bezelye: Bezelyenin içeriğinde de bulunan albümin, iştahınızı kapatmak için iyi bir besindir. Bu nedenle sık sık bezelye çorbası için.
Şehriyeli Pirinç Pilavı
2 Kişilik
Malzemeler:
1 su bardağı baldo pirinç
1/2 çay bardağı tel şehriye
2 su bardağı su
Sıvıyağ
Tuz
Hazırlanışı
Bir tencereye çoz az yağ konur ve şehriyeler ilave edilip pembeleşinceye kadar kavrulur. Yıkanmış pirinş ilave edilip kavurmaya devam edilir. Biraz kavurduktan sonra tuz ilave edilir üzerine 2 su bardağı sıcak su konur,
kaynamaya başlayınca ocak çok hafife alınır ağzı açılmadan hiç su kalmayana kadar pişirilir. Piştikten sonra dinlendirilip servis yapılır
Not: üzerine karabiberle servis yapılabilir
6-7-8-9 aylık bebek neler yer, ek besin olarak hangi yiyecekler verilir
6-9 ay arasında, anne sütü bebeğin temel besin kaynağı olmaya devam etmektedir.
Anne sütü ile beslenen bebeklere 6. ayda ek besinler başlanır.
Ek besinler çocuğun ısırma, çiğneme becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Çiğneme, ağız ve dil hareketlerinde koordinasyon gerektiren bir süreçtir.
Ek besinlere geçişte, özellikle katı besinlerin verilmeye başlandığı dönemde bebekler dilleri ile besinleri itebilir. Bebeklerin refleks olarak yaptıkları bu hareket genellikle 4.-7. ayda düzelir.
Bebeklerin emmeden, ağızlarını kapalı tutarak, çiğneme ve yutmadan oluşan yemek yeme davranışını öğrenmeleri zaman alır. Bu aşamada dil oluk görevini bırakarak öne ve yana döndürme gibi karmaşık hareketleri yapmasını öğrenir. Bebeklerin 6-7. aylar arasında katı besinlerle tanıştırılmaları bu davranışın kazanılması açısından önemlidir.
Bu dönemde yemek ve içmek faaliyeti etrafı çok kirleten bir eylemdir. Birçok bebek yiyecekleri kendi elleri ile dokunmak ve ağızlarına sokup, çıkarmak isterler. Çocuk gelişiminin normal bir parçası olan bu hareketlere izin verilmesi bebeklerin el ve ağız hareketlerinin olgunlaşmasına yardım eder.
Ek besinler verilirken önce püre kıvamında verilirken daha sonra ezilmiş, ardından ufak parçalara bölünmüş biçimde verilerek bebeğin farklı yapıdaki besinleri alması sağlanmalıdır. Uzun süre püre kıvamında besinler alan bebeklerde, katı besinlere geçişte zorluklar yaşanır.
Bu aylarda meyve püresi, sebze çorbası veya sebze püresi, muhallebi, yoğurt, peynir, pekmez ,bebe bisküvisi , yumurta bebek beslenmesinde önde gelen ek besinlerdir.
Eğer 6. aya kadar sadece anne sütü verdiyseniz ek besinlere başlarken sırasıyla yoğurt,meyve püresi, sebze püresinden başlayınız ve azar azar vererek artırınız.
Nasıl vermelisiniz
Yoğurt: Tatlı yoğurt olmalıdır. Günlük taze yoğurt veriniz. Bir tatlı kaşığından başlayınız. 7-10 gün sürede bir su bardağına kadar çıkınız. Böylece öğünün birini yoğurt öğünü yapmış olursunuz.
Meyve püresi: Öncelikle elma, muz ve şeftali başlanır. Başlangıçta bir tatlı kaşığı meyve püresi olarak verin. Mikser yerine cam rende kullanınız. Böylece vitaminleri kaybolmaz. Portakal,mandalina, limon gibi meyveler çocuklarda başlangıçta karın ağrısı yapabilir. Bunun için diğer meyveleri altı aydan sonra vermek daha uygun olur.
Meyvelerin Hazırlanması:
Elma: Elma yıkanır, soyulur, cam rendede ve ya makinede püre haline getirilir. Çift kat tülbentten geçirilir. Su veya püre olarak bebeğe verilir.
Şeftali: Yıkanır, kabuğu soyulur, çatalla püre haline getirilir. Tülbentle suyu sıkılır. Su veya püre olarak verilir.
Portakal: Yıkanır, soyulur, sıkılarak suyu verilir.
Muz: Çatalla püre haline getirilir. Elma suyu ile biraz sulandırılabilir.
Sebze püresi hazırlanması:
Sebzeler taze ve olgun olmalı. Sırası ile patates, havuç ve pirinç ile başlanılabilir.
Birinci gün; patates püresi ile başlamak pratiktir. Orta boy bir patates iyice yıkanır. Kabuğu soyulur. Az miktarda(iki fincan)su ile haşlanır. Suyu süzülür. Bu suya bir çay kaşığı irmik ilave edilerek irmikler pişene kadar kaynatılır.Bebeğe 1 tatlı kaşığı verilir.
İkinci gün; patates ile birlikte havuç da kaynatılır. Suyu süzülür. Bu suyun içine iki çay kaşığı irmik ilave edilir . İrmikler pişene kadar kaynatılır. Bebeğe verilir( Bir çorba kaşığı kadar ).
Üçüncü gün; kabak, bezelye eklenir. Suyu süzülür. İki çay kaşığı irmik ilave edilir. İrmikler pişene kadar kaynatılır. Bir çorba kaşığı kadar verilir.
Dördüncü gün; irmiğe pirinç veya şehriye eklenir. Bu şekilde bebeğe yedirilir.
Üç hafta sonra şu şekilde hazırlayabilirsiniz;
Patates yarım küçük
Havuç yarım küçük
Pirinç silme bir tatlı kaşığı
Yağ silme bir tatlı kaşığı
Su 2 su bardağı
Hazırlanışı:
Sebzeler ve pirinç iyice yıkanır.
Sebzelerin kabukları soyulur, küçük parçalar halinde (küp şeklinde) doğranır. Küçük bir tencere (tercihen çelik) içine su konur. Diğer tüm malzemeler ilave edilir.Tencerenin ağzı iyice kapatılır. Sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirilir.
Sebzelerin hem irmikle pişirdiğiniz suyunu hem de pişirdiğiniz sebzeleri süzgeçten geçirerek püre halinde verebilirsiniz.
1-2 hafta sonra püreye 1 köfte kadar dana kıyma, mevsimlik sebzeler, daha sonra bulgur, mercimek eklenir. Et köfte şeklinde ayrı da verilebilir.
Yoğurt, meyve püresi ve sebze çorbası verildikten sonra kahvaltıya başlanabilir.
Yumurta : 6. ayda kahvaltıda başlanır.Önce sarısından nohut kadar başlanılır. 15 gün içinde bir yumurta sarısına ulaşılır. Yumurta, içerdiği yüksek kolesterolden dolayı haftada dört adetten fazla verilmemelidir.
Kahvaltı: 150 ml süt içinde başlangıçta 1 çay kaşığı beyaz peynir,1 çay kaşığı pekmez,3-4 bebe bisküvisi,nohut kadar yumurta sarısı,1 çay kaşığı tereyağı karıştırılır. Bebeğe kaşıkla yedirilir.
6-9 aylık bebeklerde öğünün biri: içine iki bebek bisküvisi eklenmiş meyve püresi olarak ayarlanılır.
Diğer bir öğün sebze çorbası veya sebze püresi olarak verilir. Sebze püresinin içine bir çorba kaşığı kadar bir kaç kez çekilmiş kıyma koyabilirsiniz. Kıymaya alternatif olarak sebze pürelerinin içine baharatsız ızgara köfte veya iyice tiftiklenmiş tavuk eti koyabilirsiniz.
- aydan sonra sebze çorbalarına kuru fasulye, nohut, mercimek koyabilirsiniz. Kuru fasulye, nohut ve mercimek önce iyice pişirilir. Gaz yapmaması için kabukları ayıklanır ve sebze çorbasına ilave edilir.
- aydan itibaren sebze çorbasının içine evde pişirilmiş olan dolmanın içi, ezilmiş makarna ve pilav konulabilir.
Tahıl çorbaları; Acısız tarhana çorbası, mercimek çorbası, 7. aydan sonra verilebilir.
-
- aylarda balık, tavuk eti, kırmızı et verilir. Bu aylarda öğünün biri yoğurt olarak verilebilir.
Yatarken bir öğün muhallebi verilebilir.
Muhallebinin hazırlanışı: Bir çorba kaşığı kadar pirinç ununa bir su bardağı sütün yarısı eklenir iyice ezilir, sonra kalan yarım bardak süt eklenir, karıştırılır. Kısık ateşte pişirilir. Kaynama noktasına gelince 5 dk. daha kısık ateşte pişirilir. Bir tatlı kaşığı şeker konularak karıştırılır. Başlangıçta az kıvamlı hazırlanan muhallebi pirinç unu artırılarak 20. günde kaşıkla yenilenebilecek kıvama getirilir.
Karaciğer Püresinin Hazırlanışı: Dana veya kuzu karaciğeri güzelce yıkanır. Üzerindeki zar çıkarılır. Haşlanır, rendelenir veya makinede püre haline getirilir. Bu şekilde sebze püresine karıştırılır.
Köfte hazırlanışı: Yağsız dana kıymasına çok az ekmek ufağı katılarak hazırlanır. Yağsız tavada veya ızgarada pişirilir. Sebze püresine konulur.
Balık veya Tavuk Hazırlanışı: Tavuk eti makineden geçirilerek hazırlanır. Kılçıklı balıkların iyi ayıklanması gereklidir.
İlk iki yılda anne sütü kesilmemelidir. Mümkün olduğunca verilmelidir.
http://www.bebekdoktoru.org
Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdiği yemekler ve sofra hali
Mustafa Kemal Atatürk, kardeşi Makbule Atadan’ında aralarında bulunduğu ziyaretçiler ile beraber sofrada.
Sevdiği Yemekler ve Yemek Programı
Atatürk, boğazına düşkün, çok yiyen bir insan değildi. Kendisi bir konuşmasında ziyafetlerde çok yemek yenmesini tasarrufa aykırı bulduğunu ve sağlığa zararlı olduğunu söylemiştir.
Sabah kahvaltısı : çay, kahve içiyor, fazla bir şey yemiyordu. Soğuk ayranla, bir dilim ekmek yerdi. Bazen bir kase yoğurt yer, sonra sütlü kahve içerdi.
Öğle yemeği : Bir iki dilim ekmek yerdi. Etsiz kuru fasulye, pilav çok sevdiği yemekti. Kuru fasulyeye, “yağlı fasulye” derdi. Ayran ve limonata içiyordu. İki dilim ekmeği ayrana batırarak yiyordu. Yoğurt da ayrıca yiyordu. “Kuru fasulyeye okulda alıştım” demiştir. Kışla yemeği, askerî yemek sayılmıştır kuru fasulye. İkindi üzeri ekmeksiz bir bardak ayran içerdi.
Sofradan genellikle doymuş olarak değil, aç kalkarmış.
Akşam yemeği : Akşam yemeğinin ayrı bir önemi vardı. Devletin yönetim kademesinde yer alan kişileri genellikle akşam yemeğinin konukları olurlar ve sofrada sohbetlerin konusu ülke ve ülke meseleleri oluyordu.
Omlet seviyormuş, özellikle gece geç saatlerde acıkınca peynirli omlet yermiş. Sahanda yumurta da severmiş. Etli taze bamya de sevdiği yemeklerden. Karnıyarık da severmiş. Onu pilav karıştırarak yermiş.
Haşlanmış kuşkonmaz da sevdiği bir yemek. Enginarı hiç yememiş. İstediği halde hiç yiyememiş. Hastayken enginar yemek istemiş. Hatay’dan ısmarlamışlar. Fakat kendisi komaya girmiş ve yiyememiş. Arasıra fava denilen zeytinyağlı, limonlu bakla ezmesinden istediği olurdu. Tatlılarla arası pek iyi değilmiş. Ama gül reçeli severmiş. Kahveyi orta şekerli içermiş. 10-15 fincan içermiş. Hergün 40-50 sigara içermiş. Meyvalardan kavun seviyormuş. Kavrulmuş, tuzlu leblebi, fıstık da sevdiği yiyeceklerden. Soğan, sarımsak, pastırma gibi kokulu yiyecekleri sevmiyormuş. İçkilerden rakı ve bira içiyordu. Sofrasında çeşit bol değilmiş. Köşkte hazırlanan yemekleri yiyordu.
Sarhoşluktan hiç hoşlanmadığı söylenmektedir.
Çocukluğunda annesinin yaptığı Selanik’in ıspanaklı böreğini çok severmiş.
Seyahatlerinde gittiği yerlerde kendisine ikram edilen yörenin yemeklerini zevkle yermiş. Ama bunlar O’nun sürekli yediği yiyecekler değildi.
Kırşehir’de çorba, hindili pirinç pilavı, su böreği, karışık turşu ve meyva ikramları ile karşılaşmıştır. Kırşehir’in su böreğini çok beğenmiş.
Kaman’da sahanda yumurta, yoğurt, balbaşı, pekmez ve meyva yemiş. Kızarmış tavuk, bulgur pilavı da orada ikram edilen yemekler arasındadır. Kaman’da ikram edilen yoğurt ve pekmez karışımı bir tatlı olan balbaşı pekmez dürüm ya da sokum biçiminde yufka ekmekle yenir ki Atatürk bu yiyeceği de sevmiş.
Adana’da severek yediği yemekler şunlardı: Bamya dolması, patlıcan hünkar beğendi, güveç, sini köftesi, domatesli pirinç pilavı, hanım göbeği tatlısı. Tarsus’ta baklava yemiş ve ayran içmiş. Ayrıca çok miktarda marul yemiş.
Siroza yakalanıp halsiz düştüğü günlerde tatlı yemesi gerektiğinde Yanya tatlısı ve irmik helvası çok hoşuna gitmişti.
Konya’da kendisine sedirler saç böreği ve Höşmerim denen kaymaklı tatlı ikram edilmiş ve Atatürk bu özel yiyeceklerden memnun kalmıştı. Özellikle belediye başkanının evinde hanımı bu yemekleri O’na ikram etmiştir.
Atatürk’ün Sofrası

Mustafa Kemal Atatürk, kardeşi Makbule Atadan’ında aralarında bulunduğu ziyaretçiler ile beraber sofrada.
Tarihin ilk çağlarından bu yana devlet başkanlarının çeşitli mesleklerden kişilerle sofrada oturup tartışma geleneği yarattığını biliriz. Eski Yunan’da ünlü filozof Eflatun, öğrencileriyle tarihe “Diyaloglar” diye geçen tartışmalarını “Akademia”da yapardı. Burası, Atina’da bir felsefe okulu durumuna getirdiği evinin bahçesi idi. Eflatun’da tıpkı hocası Sokrates gibi burada öğrencileriyle günün sorunlarını aklın ve bilimin ışığında tartışırdı. Böylece gerçeklere, iyiye, güzele, doğruya varmanın yolları aranırdı.
İşte Atatürk’ün sofrası da bu nitelikte bir sofra idi.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu bir yazısında şöyle der : “Atatürk’ün sofrasından hepimizin ruhunda ve dimağında nice derin, tatlı ve ibret verici anılar, yaşama ve insanlığa dair, nice değerli dersler kalmıştır.”
Atatürk’ün sofradaki sözleri, felsefesi, yol göstericiliği, fıkraları, vecizeleri gerçekten bir hazine idi. Bu sofrada esen hava sevgi, vefa ve arkadaşlıktı. Burada ilim, sanat, kültür, nesnel görüşler, gerçeklikler, idealler yer alırdı. Ülke sorunları, geleceği, çözüm biçimleri aranırdı. Gönül sohbet ister, kahve bahane şiirinde olduğu gibi, M.Kemal için de amaç, tartışmalardı, iyiyi doğruyu bulmaktı. Akıla yol açmaktı. Sofra ve içki ise bir araçtı. Gece yemekleri bazen müzikli oluyor, çeşitli sanatçılar konser veriyordu.
Mustafa Kemal Atatürk normal hayattaki hoşgörüsünü ve saygısını sofrada ikende göstermekten çekinmezdi. İçkili sofralarda eğer içmeyen bir kimse sofraya iştirak ediyorsa içkileri kaldırtır ve yemeğe öyle devam ederdi. Keza mübarek günlerde aynı şekilde davranırdı.
Karatahta, tebeşir, silgi ve kütüphaneden gelen kitaplar, sofranın bir parçası idi.
ulu önderimiz ATATÜRK’ün sevdiği yemekler
Büyük devlet ve siyaset adamı, büyük kumandan ve büyük devrimci olarak kalıcı ve yaşayan bir deha olan Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün yaşamında ve anılarında büyük bir yer tutan sofraları; servis biçimleri, konukları ve fikir sohbetleriyle renklenen bir tür akademiydi.
Atatürk, yalnızlığını gidermek; dostları ile sık sık bir arada olacağı ortamı yaratmak; eğlenme, dinlenme ihtiyacını gidermek (çoğunlukla ciddi konular ve ilmi tartışmalarla geçen geceler olduğu gibi bazı gecelerde de alaturka saz getirilerek eğlenilirdi; Atatürk sevdiği şarkıları söyledikçe neşelenir ve misafirlerine dönerek sık sık kadeh kaldırırdı) görev vereceği kişileri türlü yönlerden yoklamak; gerekli durumlarda da kamuoyu oluşturmak; dostlarıyla (ve bazen düşmanlarıyla da) iç politika, dış politika, iktisadi politika, dil, coğrafya vb. birçok ilmi konular, günün önemli sorunları, devrim hareketleri, her çeşit milli sorunları tartışmak için (sofranın dağılması görüşülen konunun önemine göre olup, çoğu zaman sabahlandığı gibi erken saatlerde dağıldığı da olurdu ve ayrıca Atatürk, fikir ve kanaatlerin serbestçe açıklanması için müsamahakar kalırdı, ama, dedikodu konularına hiç müsaade etmezdi), çalışma ve uyku dışındaki zamanının çoğunu akşam sofralarında geçirmeyi bir yaşam tarzı olarak benimsemişti.
ÜÇ TÜR KONUĞU VARDI
Atatürk’ün sofralarının, çok eskiden beri ilişkisinin olduğu yakın dostları (Selanikli, uzaktan yakın akrabası da olan yaveri Salih Bozok; Selanik’ten arkadaşı olan ve Mustafa Kemal’e Kemal diye hitap edebilen iki kişiden biri olan Kurmay Albay Nuri Conker; Latife Hanım; kendisine uzun süre yaverlik yapan Cevat Abbas; koruması Kılıç Ali); günaşırı ya da hafta aşırı konukları olan düşün adamları ve gazeteciler (sofraya eşleriyle katılarak Atatürk’ün yalnızlığını gideren Falih Rıfkı Atay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ruşen Eşref Ünaydın ve Nadir Nadi) ve düşünce alışverişinde bulunmak için özel olarak davet ettiği konuklar olmak üzere üç tür konuğu vardı. Sofranın sürekli konukları olan eski askerlerin hepsi de, sofrada bile çift tabanca ile oturarak ve konukların yoğun olduğu gecelerde az içki içip dikkatlice etrafı kollayarak Atatürk’ün yakın korumalığını yapan kişilerdi. Ayrıca, bu korumalar, yurt gezilerinde de Atatürk’ün çevresinde canlı kalkan oluştururlardı. Atatürk’ün sofrasına, çağrısız girebilen tek kişi İsmet Paşa idi.
SOFRAYA ÖZEN GÖSTERİRDİ
Çok dikkatli bir insan olan Atatürk, sofraya otururken; sofra örtüsünden tabaklara, bardaklardan çatal bıçaklara varıncaya kadar her şeyin düzenli olarak yerli yerinde olmasına özen gösterirdi (sofraya oturmadan önce, çatal bıçaklarda bir düzensizlik görürse; bunu bizzat kendisi düzelterek sofraya otururdu). Sofranın karşısında, tebeşirleri ve silgisiyle birlikte bir büyük kara tahta bulunurdu. (Karşılıklı fikir ve bilgi alışverişinin yapıldığı sofradan birçok profesör, milletvekili ve bakan kara tahtaya kalkardı). Gelen davetliler köşkün bilardo salonunda toplanarak Atatürk’ü beklerlerdi. Davetlilerini bekletmemeye özen gösteren Atatürk, köşke geldiğinde davetlilere: “Hoş geldiniz” diyerek ellerini sıktıktan sonra: “Buyurun, sofraya oturalım” derdi ve sofraya oturulurdu. Eğer Atatürk, köşkün dışında bir gezintide değilse, bilardo salonuna inip bilardo oynayarak konuklarını beklerdi ve konukları gelince de bir yandan bilardo oynarken bir yandan da sohbet ederdi. Sofraya oturma zamanı geldiğinde de “Buyurun, sofrada devam ederiz” diyerek davetlilerle birlikte sofraya geçerdi.
YEMEK SEÇMEZDİ
Sofrada titizlik göstererek yemek seçmeyen Atatürk’ün, ısrarlı yemek isteği olmazdı ve çoğunlukla mönüde ne varsa onları yerdi. Yemek seçmemekle birlikte Atatürk’ün sevdiği başlıca yemekler, omlet, patlıcan, karnıyarık, yağlı fasulye diye adlandırdığı kuru fasulye idi. Patlıcan karnıyarık ile pilavı birbirine karıştırarak yemeyi çok severdi. Meyveyi olgun yerdi ama çürütmezdi.
SOFRASINDA KİMSEYİ İÇMEYE ZORLAMAZDI
İçki olarak rakıyı ve yanında da baş meze olarak leblebi, beyaz peynir ve kavunu tercih ederdi (bira, şarap, viski ve şampanyayı nadiren içerdi). Gündüzleri ve önemli konuların görüşüleceği sofralarda içki bulundurmayan ve kahve içen Atatürk, görev başında içki içilmesini de hoş görmezdi. “Sağlığın korunması için, özellikle dimağın canlılığı, zihnin açıklığı için alkol almamalı” diyen ve içmediği günlerde, hem uyumak hem de bağırsaklarını harekete geçirmek için devamlı olarak ilaç kullanmak zorunda kalan Atatürk, sağlığı için içmemesini isteyen genel sekreteri Hasan Rıza Soyak’a, “Haklısın bunları ben de bilmez değilim çocuk. Fakat ne yapayım ki içmeğe mecburum; kafam çok, ama beni rahatsız edecek kadar çok ve hızlı çalışıyor; vakit vakit onu uyuşturup biraz dinlenmek ihtiyacını duyuyorum… Zihnim bir meseleye takılıyor, onu düşüne düşüne kafam şişiyor, uykum kaçıyor… İçmediğim zamanlar uyuyamıyorum, ıstırap içinde bunalıyorum. Aynı zamanda içki bağırsaklarımı da düzenliyor…” demişti. (Atatürk Kurtuluş Savaşı sırasında ise hiç içki içmemişti). Sarhoşluktan hiç hoşlanmayan ve hayatında hiç sarhoş olmamış olan Atatürk sofrasında, alkolün tesiri altında kalanlara fazla rahatsız olmamaları için hemen izin verirdi. Az içki içen Atatürk, sofrasında kimseyi içkiye zorlamazdı.
GENELDE KENDİNİ YALNIZ HİSSEDERDİ
Akşamları sofrasında konukları eksik olmayan ve buna rağmen, kendini genelde yalnız hisseden Atatürk, 1936 sonlarında bir gün genel sekreteri Hasan Rıza Soyak’a şöyle içini döktü: “Bunalıyorum çocuk, bunalıyorum… Ben burada bir nevi mahpus hayatı yaşıyorum. Çünkü gündüzleri ekseriye yalnızım. Herkes işinde gücünde… Benim ise çoğu günler, bütün günümü değil, bir saatimi dahi dolduracak işim yok. Şu halde ya uyuyabilirsem uyuyacağım, yahut bir şeyler yazacağım. Arada biraz dinlenmek ve hava almak ihtiyacını duyarsam şehir içinde ve dışında ancak otomobiller ile gezinti yapacağım. Ya sonra? Sonra gene bu hapishaneye döneceğim. Ve kendi kendime bilardo oynayıp, sofra zamanını bekleyeceğim. Bari sofrada değişiklik olsa… Ne gezer… Bu sofra nerede kurulursa kurulsun karşımda aşağı yukarı hep aynı insanlar… aynı yüzler… Hasılı bıktım, usandım çocuk…”
SON İSTEĞİ ENGİNAR OLDU
1938 yılının Ekim ayında, Atatürk oldukça ağır hastaydı. 29 Ekim 1938’den 7 Kasım 1938’e kadarki 10 günü yarı uyur yarı uyanık bir halde geçirerek, genellikle kendinde olmayan Atatürk, hastalığının son aşamasındaydı ayıldıkça da yulaf unundan poriç, süt, pirinç suyu ve meyve sularından oluşan mönüsüyle karnını doyuruyordu. O günlerde Atatürk’ün canı enginar yemeği istedi. Ancak o zaman İstanbul’da bulunmadığı için Hatay’dan ısmarlanan enginarlar; ölüm döşeğinde derin bir uykuda olan Atatürk’e kısmet olmadı.





